13. Ceza Dairesi 2013/6812 E. , 2014/9685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 19.08.2010 tarihinde saat 03.00’te düzenlenen yakalama tutanağının içeriğine göre; gece saat 01.00’de haber merkezi tarafından müştekinin evinden hırsızlık yapan şahsın halen müştekinin evinin bitişiğindeki inşaatın ikinci katında bulunduğunun bildirilmes
**13. Ceza Dairesi 2013/6812 E. , 2014/9685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 19.08.2010 tarihinde saat 03.00’te düzenlenen yakalama tutanağının içeriğine göre; gece saat 01.00’de haber merkezi tarafından müştekinin evinden hırsızlık yapan şahsın halen müştekinin evinin bitişiğindeki inşaatın ikinci katında bulunduğunun bildirilmesi üzerine sanığın da olaydan hemen sonra aynı zaman dilimi içinde haber merkezinin anonsunda bildirdiği inşaatın ikinci katında yakalandığının; inşaatın ikinci katında sanığın yakalandığı odanın kapısı önünde müştekinin evinden çalınan bayan çantasının kolluk tarafından bulunduğunun; sanığın inşaatın ikinci katına tuvalet ihtiyacını gidermek için geldiğini söylemesine rağmen kolluk tarafından savunmayı doğrulayacak bulguya rastlanılmadığının; ertesi gün de aynı inşaatta müşteki tarafından olay sırasında çalınan gömleğinin bulunduğunun ve müştekinin evine girilen balkonda tespit edilen ayakkabı izinin, karakteristik özellikler itibariyle hemen olay yerinde yakalanan sanığın ayağından alınıp el konulan ayakkabısı ile benzerlik bulunduğunun İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 25.08.2010 tarihli raporunda belirtildiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlığın işlenmesinden hemen sonra gelişen süreç ve sanığın olaydan hemen sonra müştekinin evine bitişik inşaat halindeki binanın ikinci katında yakalanmış olması gözetildiğinde, karakteristik özellikler yönünden kati sonuç bildirilmemesinin ve çalınan 30 Türk Lirası ile cep telefonunun sanığın üst aramasında ele geçirilmesinin sonuca etkili olmadığından; sanığın yüklenen suçu işlediği sübuta ermiş olup, tebliğnamedeki sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’un temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 18.03.2014 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: KARŞI OY : Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık suçun sübutu noktasındadır. Sanık, yargılamanın bütün aşamalarında müştekinin evinin yanındaki inşaata tuvalet ihtiyacını gidermek için girdiğinde polisler tarafından yakalandığını belirterek suçlamayı kabul etmemiştir. 19.08.2010 günü saat 03.00’te düzenlenen yakalama tutanağı içeriğine göre; müştekinin evinin yanındaki inşaatta çalınan eşyalardan çanta da boş olarak bulunmuştur. Her ne kadar aynı tutanakta, inşaat alanında “...herhangi bir şahsın tuvaletini yaptığına dair iz ve emareye rastlanılma(mış)”dığı belirtilmiş ise de; müşteki 21.09.2010 günlü mahkeme beyanında; “...Olay gecesi eve hırsız girdiğini fark etmedim. Gece saat 01.00 civarında duyduğum sesler üzerine dışarı baktığımda polislerin elinde bir bayan çantası olduğunu bunun kime ait olduğunu çevreye sorduklarını gördüm. Eşimin çantasını tanıyınca bize ait olduğunu ilettik. Yaptığımız kontrolde eşimin çantası bir miktar para, cep telefonu ve askıda bulunan gömleğimin çalındığını tespit ettim. Daha sonra sanığın yakalandığı inşaatta gömleğimi buldum... ” demektedir. Bu durumda polisler eksik araştırma yapmış ta olabilirler. Sanığı hırsızlık suçunu işlerken gören yoktur. Suçun işlendiği evde sanığa ait parmak izi, DNA vs. elde edilmediği gibi, çalınan cep telefonu ve 30 lira para dahil hiçbir eşya sanığın üzerinde, evinde ya da işyerinde ele geçirilmiş değildir. Ekspertiz raporuna göre; müştekinin evinin balkonunda tespit edilen ayakkabı izinin, sanığa ait ayakkabı izi olduğuna dair kati bir sonuç beyanında bulunulamıyacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak; sanık aleyhine kuvvetli suç şüphesi olmakla birlikte, başka kişi ya da kişilerin sanıktan önce müştekinin evine girip, hırsızlık fiilini işledikten sonra yandaki inşaatta, içinden cep telefonu ve parayı alıp çantayı inşaata atması, aynı şekilde evden aldığı gömleği de şu veya bu nedenle örneğin kendisine küçük ya da büyük geldiği için atıp inşaatı terkettikten hemen sonra da sanığın ihtiyaç gidermek amacıyla inşaata girdiğinde kolluk tarafından yakalanması da mümkündür. Bu ihtimal yüzde bir dahi olsa, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilemez. Açıklanan nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.