İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı banka ile ... Tic. AŞ arasındaki kredi sözleşmesine kefil olduğunu, akdedilen sözleşme ile bir Edremit ve ...'de bulunan taşınmazlar üzerine davalı banka lehine 1. dereceden 1. sırada ipotek tesis edildiğini, müteselsil kefil sıfatındaki müve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/969 KARAR NO : 2026/590 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/01/2023 NUMARASI : 2021/728 Esas - 2023/55 Karar DAVA: İpoteği Devri DAVA TARİHİ: 16/11/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı banka ile ... Tic. AŞ arasındaki kredi sözleşmesine kefil olduğunu, akdedilen sözleşme ile bir Edremit ve ...'de bulunan taşınmazlar üzerine davalı banka lehine 1. dereceden 1. sırada ipotek tesis edildiğini, müteselsil kefil sıfatındaki müvekkilinin, Edremit/Balıkesir'deki gayrimenkul ve .../İstanbul'da yer alan 3 adet gayrimenkul üzerinde 2. dereceden ipotek alacaklısı olduğunu, yalnızca davaya konu, İstanbul İli, ... ilçesi, ... ada, 25 parselde yer alan B blok,,,, No'lu bağımsız bölüm üzerinde müvekkili lehine ipotek bulunmadığını, müvekkilinin ... ...AŞ adına müteselsil kefil sıfatıyla borcun büyük bir kısmını ödediğini, kalan kısmın ise müvekkilinin 2. derece ipotek alacaklısı olduğu Edremit'te yer alan taşınmazın İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında para çevrilerek ödendiğini, satış neticesinde sıra cetvelinde birinci sırada yer alan davalı bankanın, riskleri de dahil olmak üzere kredi borcunun tamamını tahsil ettiğini, kefil olarak davalıya ödeme yapan müvekkilinin davalı bankaya TBK'nın 592. ve 596. maddeleri uyarınca ... İlçesi, ... ada, 25 parselde B blok, 5. kat, 25 no'lu bağımsız bölüm üzerinde yer alan ipoteğin 07.07.2021 tarihinde kendi üzerinde devrini talep ettiğini, davalı bankaca bu başvurularına olumsuz cevap verildiğini, davalı bankanın TBK'nın 592. ve 596 hükümlerine aykırı hareket ettiğini belirterek ... ilçesi, ... ada, 25 parselde yer alan B blok, 25 No'lu bağımsız bölüm üzerindeki 1. derecedeki ipoteğin müvekkili lehine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; asıl borçlu ... ...AŞ'ye krediler kullandırıldığını, davacının sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığını, TBK'nın 596. maddesine göre, kefilin, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağını, bununla birlikte aksi kararlaştırılmamışsa rehin hakları ile ayni alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olacağının düzenlendiğini, aynı metinde alacaklıya kısmen ifada bulunan kefilin, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olacağını, alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkının kefilin rehin hakkından önce geleceğinin de ayrıca düzenlendiğini, davacının temlik talebi değerlendirilirken BK'nun 596. maddesinde yer alan diğer şartların varlığının da titizlikle incelendiğini, davacı tarafından temlik edilmesi istenilen ipoteğin kefalet anında mer'i olması şartının somut durumda mevcut olmadığını, bu nedenle dava dışı ... ... adına kullandırılan kredilerin teminatını teşkil eden söz konusu taşınmazın kaydında yer alan banka ipoteğinin, kefil sıfatıyla ödeme yaptığını beyan eden davacıya temlik edilmesinin mümkün olmadığını, banka kayıtları incelendiğinde kefalet tarihinin 18.04.2013, ipotek tesis tarihinin 03.08.2018 olduğunun tespit edildiğini ve ipotek tesis tarihinin kefalet tarihinden sonraki bir tarihte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında davacı tarafından, davalı bankaca dava dışı şirkete kullandırılan kredilere mahsuben, 1.134.899,66-TL ödemede bulunulduğu, bu nedenle davacı kefil tarafından davalı lehine olan ipeğin kendi adına yapılmasını talep ettiği, davalı bankaca davacının müteselsil kefil kapsamında dava dışı şirketin borcuna mahsuben yaptığı ödemelere ilişkin bir beyanda ya da itirazda bulunmadığı, fakat "Davacı tarafından temlik edilmesi istenilen ipoteğin kefalet anında mer'i olması şartının bulunmaması nedeniyle davacının ipoteğin devri talebinin geri çevrildiği, TBK'nın 596. maddesine göre, kefilin alacaklıya ifa yaptığı takdirde alacaklının haklarına halef olacağı, maddede aksi kararlaştırılmamışsa sadece kefalet anında var olan borçların ödenmesi halinde halefiyet kurallarının uygulanacağı belirtilmekte olup, kefalet veren davacı ve davalı arasındaki sözleşmede açıkça kefalet tarihinden sonra doğacak borçların da kefalet kapsamında olduğu kabul edildiğinden 596. maddedeki aksinin kararlaştırılabileceği ibaresinin bu durumda dikkate alınması gerektiği, davacının kefil olduğu 18.4.2013 tarihli kefalet beyanında davacının davadışı ... ... AŞ'nin doğmuş ve doğacak borçlarına 2.500.000-TL temel alınarak müteselsil kefil olduğu, bankacı bilirkişi tarafından yapılan incelemede davadışı esas borçlunun borcunun müteselsil kefil davacı tarafından ödendiğinin tespit edildiği, her ne kadar davalı, davacının kefalet tarihinin 2013 olduğunu, buna karşılık ipoteğin 2018 tarihli olduğunu ileri sürmekte ise de, kefalet belgesinin davadışı kişinin 2013'den sonra doğacak borçlarını da 2.500.000 TL'ye kadar kapsadığı ve davalının 2018'den sonra doğan borcu davacıdan ihtirazi kayıtsız tahsil ettiği dikkate alındığında anılan itirazın TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet ilkesine uygun olmadığı, TBK 592. maddesinde "alacaklı borcu ödeyen kefile, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorundadır.” hükmünün bulunduğu, sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı tarafça asıl borçlunun kredi sözleşmesinden kaynaklı borcunun kefil sıfatıyla ödediği ve TBK'nun 592. ve 596. maddeleri uyarınca davalı lehine olan ipoteğin kendi adına tesciline hak kazandığı ve bu nedenle davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı banka adına ... ilçesi, ... Ada, 25 Parsel'de yer alan B Blok, ... nolu bağımsız bölüm üzerindeki 1. derece ipoteğin terkinine ve ipoteğin davacı lehine tapuya tesciline karar verilmiştir. Mahkemece 23/03/2023 tarihli ek kararla; davacı vekilinin düzeltme talebi doğrultusunda hüküm; vekalet ücreti, harç ve yargı gideri yönünden tashih edilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bahsi geçen ipoteğin davacının kefil olduğu tarihte henüz tesis edilmediğini, dolayısıyla TBK'nın 596. maddesindeki şartın gerçekleşmediğini, kefaletin 18/04/2013 tarihli, ipoteğin ise 03/08/2018 tarihli olduğunu, TMK'da kefalet nedeniyle ipoteğin devri şeklinde bir uygulama bulunmadığını, kefilin ödeme yaptığı oranda alacaklının haklarına halef olacağını, bu nedenle tapuda herhangi bir devir işlemi yapılmasına gerek bulunmadığını, asıl borçlu tarafından genel olarak verilen ve kefil olunan alacağı da kapsayan rehinlerin de kefilin halefiyeti dışında kaldığını, kefalet sözleşmesinden sonra asıl borçlu hariç üçüncü kişiler tarafından verilen rehinler ile asıl borçlu tarafından verilmiş olsa bile başka bir borç için verilmiş bulunan rehinlerin halefiyet kapsamına girmediğini, dava konusu ipoteğin sadece davacının kefil olduğu kredi için değil doğmuş ve doğacak tüm kredilerin teminatını teşkil ettiğini, ayrıca müvekkiline yapılan ödeme ile müvekkilinin alacağını kalmadığından alacağın temlikinin de dayanaksız olacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, asıl borçlunun kredi borcunu ödeyen davacı kefilin davalı alacaklıdan ipoteğin devri istemine ilişkindir. TBK'nın 592/3 maddesi "Alacaklı, borcu ödeyen kefile haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorundadır. Alacaklının, diğer alacakları sebebiyle sahip olduğu rehin ve hapis hakları, kefilin haklarından sıraca önce geldikleri ölçüde saklıdır." ve TBK 592/4. maddesi "Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir." hükümlerini içermektedir. Kefilin rücu hakkının düzenlendiği TBK'nın 596. Maddesinin ilk iki fıkrasında "...Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir..." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davacı kefil, kredi borçlusunun borcunu ödemiş ve davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin kendi üzerine devrini talep etmiştir. Davalı Banka ile dava dışı borçlu ... ...AŞ arasında 18.04.2013 tarihinde 2.500.000-TL ve 13.09.2013 tarihinde 142.500-TL olmak üzere toplam 2.642.500-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacının sözleşmede 2.642.500-TL ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olarak yer aldığı incelenen kredi sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Dava dışı asıl borçlu şirkete ait ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, 25 parselde bulunan B Blok, ... nolu taşınmaz üzerinde ... Tapu Müdürlüğü'nün 03.08.2018 tarih ve ... yevmiye nolu işlem ile davalı banka lehine "...Davalı banka tarafından asıl borçluya açılmış veya açılacak olan her türlü krediden, bankaya teminata, iştiraya veya iskontoya herhangi bir kişi tarafından verilecek borçlusu veya cirantası olduğu senetlerden veyahut teminat cirosuyla verdiği senetlerden, bu sayılanlar dışında kalan her türlü sözleşmeden, kefaletinden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden, kanundan, Bankaya bu ipoteği vermeden önce veya sonra Bankanın herhangi bir şekilde iktisap etmiş olacağı özellikle borçlu bulunduğu meblağları alacak devri yoluyla devralmasından ve diğer her türlü nedenden Bankaya karşı doğmuş doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 1 . derece 850.000-TL'ye kadar olan ana para kısmı ile bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak doğacak akdi faizler, icra takip, yargılama giderleri ve temerrüt faizleri ve gider vergisini ve her türlü komisyon ve masrafları da kapsamak üzere..." ipotek tesis edilmiştir. TBK'nın 596/2. maddesi uyarınca, alacaklıya asıl borçlunun borcunu ödeyen kefilinin ipoteğe halef olabilmesi için ya ipoteğin kefalet sırasında mevcut olması ya da bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş olması gerekir. Somut olayda davacı tarafından kefaletin 18/04/2013 tarihinde verildiği, ipoteğin ise asıl borçlu tarafından 03/08/2018 tarihinde tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kefilin, asıl borçlu tarafından kefaletten sonra verilen ipoteğin devrini isteyebilmesi için ipoteğin aynı borç için verilmesi gerekir. Her ne kadar ipotek davalı bankanın asıl borçludan olan doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı için tesis edilmiş ise de davalı banka tarafından sunulan 29/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı tarafından yapılan ödemeler ile davalının dava dışı asıl borçludan alacağının kalmadığı beyan edilmiştir. Davalı bankanın dava dışı asıl borçludan davacı tarafından ödenen alacak dışında başka bir alacak bulunduğuna dair iddia ileri sürülmemiştir. Bu durumda TBK'nın 592/3 ve 596/2 maddesi uyarınca asıl borçlu tarafından davalı lehine tesis edilen ipoteğin, asıl borçlunun borcunu ödeyerek davalının haklarına halef olan davacı adına tescili koşulları oluştuğundan (Yargıtay 19 HD'nin 17/04/2018 tarihli 2016/16662 E. 2018/2142 K sayılı içtihadı) davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 58.063,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 14.515,87-TL harcın mahsubu ile kalan 43.547,63-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.01/04/2026