İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:01/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2025 tarih ve 2024/987 Esas 2025/1141 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen Ticari Kredi …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/489 KARAR NO: 2026/658 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2025 ESAS NO: 2024/987 KARAR NO: 2025/1141 DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:01/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2025 tarih ve 2024/987 Esas 2025/1141 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen Ticari Kredi Sözleşmesi'yle dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, davalıların ise söz konusu kredi sözleşmesini müteselsil kefilleri olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredilere ve verilen kredi kartına ilişkin borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek borçlu dava dışı şirkete ve davalının müteselsil kefillere noter kanalı ile kat ihtarnamesi gönderdiğini, ancak sözleşmede davalılarca bildirilen adreslere hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmesine rağmen davalılar tarafından müvekkili olan bankaya ödeme yapılmadığını, temerrüde düşülmesi üzerine dava dışı asıl borçlu aleyhine Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra dosyası ile; davalılar aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından borca ve borcun tüm ferilerine karşı yapılan itirazın sonucunda dava konusu icra takibi durdurulduğunu, akabinde müvekkili adına dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, akdedilen genel kredi sözleşmesinin "Kefalet " başlıklı 9. Maddesi "Bu sözleşmede imzası bulunan kefil/kefiller, Bankaya; Müşterinin bu kredi sözleşmesinden dolayı gerek yalnız olarak, gerekse diğer kefillerle birlikte borçlandığı/borçlanacağı tutarları aşağıda imza bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kefil/kefillerin sorumluluğu anapara ve süreye bağlı olmaksızın akdi faizler ile Türk Borçlar Kanunu'nun kefilin sorumluluğuna ilişkin hükmünde yer alan hususlara ilaveten bu sözleşmede esaslan belirtilen temerrüt ve gecikme faizi, komisyon, kur artışı, arbitraj masrafı, KKDF, BSMV gibi vergi, resim, harçlar ve diğer yasal yükümlülükler ile her türlü masraf ve yargılama giderleri ile ücretleri de kapsar." Şeklinde olduğunu, işbu maddeye göre davalıların icra takibine konu borç ve tüm ferilerinden sorumlu olduğu sabit olduğunu belirterek, davalıların Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILAR VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacı ve ... Ltd. Şti. arasında 17/11/2021 ve 12/12/2022 tarihli Ticari Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve kredi kullanıldığını, davalı müvekkiller ...Ltd. Şti., ... ve ... ise söz konusu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, 17/11/2021 ve 12/12/2022 tarihli Kredi sözleşmeleri ile müvekkil ... adına kayıtlı Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerine de banka lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu, davacı Banka tarafından Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip başlatıldığını, söz konusu satış dosyalarının derdest olduğunu, satış işlemleri devam etmekte olduğunu, öncelikle asıl borçluya ihtar çekilmesi ve ihtarın asıl borçluya usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekmekte olduğunu, ancak alacaklı tarafın doğrudan müvekkillere takıp başlatmış olduğunu, asıl borçluya ihtar usulüne uygun yapılmadığını, bu durumda müvekkiller aleyhine başlatılan takibin usulsüz olduğunu, TBK 590. maddesinde “Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç,daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz. Bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.” alacaklı tarafça asıl borçluya karşı herhangi bir takip yapılmaksızın ve ipotek çözülmeksizin müvekkilleri aleyhine takip yapıldığını, müvekkillerinin sorumlu olmadığı borç dolayısıyla başlatılan ilamsız takibe haklı olarak itiraz ettiklerini, yapılan takip ve takibe bağlı işbu dava da taraf teşkili sağlanmaksızın eksik ve hatalı takip yapıldığını, öncelikle işbu davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, dosyada kefil sıfatı olan müvekkiller ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında zorunlu dava ve takip arkadaşlığı bulunduğunu, müvekkillerinin davacı şirket ile yapılan kredi sözleşmesinde borca kefil olmakla birlikte kefaletine güvence olarak taşınmaz ipoteği tesis ettiğini, bu durumda müvekkil asıl borçlu konumuna geldiğini, bu nedenle öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin sonuçlanmasının gerektiğini, yapılan ilamsız takibin mükerrer olduğunu, bu yönüyle de itiraz ettiklerini, davacı tarafça başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip sonuçlanmadan ayrıca müvekkilleri aleyhine ilamsız icra takibi yapılmak suretiyle, ipotek bedeli ile karşılanabilen bir borcun cebri icra ile ödemeye zorlandıklarını, her ne kadar söz konusu takip taleplerinde "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresi eklenmişse de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip ile ilamsız icra yoluyla başlatılan takipte aynı borcun ödenmesinin talep edildiğini, yapılan mükerrer takibin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkillerin davacıya borcunun olmadığını, genel işlem koşulları hükümlerine göre düzenlenen sözleşme kapsamında talep edilen alacağa, kapital faizine, temerrüt faizine ve tüm fer'i alacakların hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu olup kabul etmediklerini, sözleşmede zayıf tarafın davalı müvekkilleri olduğunu irade beyanlarının aksine sözleşme de zorlayıcı ve dayatıcı hükümler içerdiğini, bu kapsamda müvekkillere karşı yapılan takip de hesaplanan faiz alacağına itiraz ettiklerini, Kapital Faiz ve Temerrüt Faiz tarihlerinin başlangıcının belirsiz olduğunu, fahiş olarak istenilen faiz alacağını kabul etmediklerini, belirterek, izah olunan nedenlerle açılan davanın reddi ile davacı aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Dava, Ticari Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ... Anonim Şirketi, borçluların ... Limited Şirketi, ..., ... olduğu, toplam 1.356.991,95 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 11/10/2024 tarihinde, borçlular ... Limited Şirketi ve ...'a 13/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların takibe itiraz ettikleri, itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu ve takibin Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı anlaşılmıştır. Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ... Anonim Şirketi, borçlunun ... Limited Şirketi olduğu, toplam 1.000.000,00 TL alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan takiplerde alacak hesabı yapılırken; Kredi sözleşmesindeki hüküm nedeniyle davacı bankanın kayıt ve belgelerinin esas alınması hesabın kat edildiği tarih itibariyle davacı banka alacağının belirlenmesi bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması, bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve BSMV işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler var ise bunların öncelikle masraf ve faizlere mahsubunun yapılması ve dava tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi gerekir. Bankacı bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan 22/09/2025 tarihli raporda; Davacı ...A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 12/12/2022 tarihinde 32 madde ve 47 sayfa ve oluşan, ... sözleşme nolu, 5.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalılar ..., ... ve ... Ltd. Şti.'nin 12/12/2022 tarihinde 5.000.000,00 TL'ye kadar müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerin, a-15/11/2023 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı, %59,00 yıllık akdi faiz oranı üzerinden ... nolu borçlu cari hesap (BCH) ticari kredi kullandırıldığı, 29/03/2024 tarihinden sonra krediye anapara ve faiz ödemesi yapılmadığı, 29/03/2024 tarihi itibariyle anapara tutarının 250.000.00 TL olduğu, b- ... nolu şirket kredi kartı kullandırıldığı, şirket kredi kartına 07/07/2024 tarihi itibariyle ödeme yapılmadığı, 07/07/2024 hesap kesim tarihi itibariyle şirket kredi kartı anapara tutarının 854.828,79 TL olduğu, c- 02.02.2023 tarihinde ...nolu ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığı, 11/06/2024 tarihinden sonra krediye anapara ve faiz ödemesi yapılmadığı, 11/06/2024 tarihi itibariyle anapara tutarının 4.654,28 TL olduğu, davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti.'ne 15/11/2023 tarihinde kullandırılan 250.000,00 TL tutarlı, ... nolu borçlu cari hesap (BCH) ticari kredisine 29/03/2024 tarihinden itibaren anapara ve faiz ödemesi yapılmadığı için 10/06/2019 tarihi itibariyle tüm kredi borçları kat dilerek borçların muaccel hale geldiği, dava dosyasında bulunan T.C. Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 08/10/2024 tarih ve ... Esas Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş. borçluların ..., ... ve ...Ltd.Şti.'nin olduğu, takibin 336,695,17 TL asıl alacak (Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan BCH), 10.820,57 TL asıl alacak (Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan KMH), 981.708,84 TL kredi kartından kaynaklanan asıl alacak, 9.838,33 TL ticari krediden kaynaklanan asıl alacağa işlemiş faiz, 228,61 TL BSMV, 16.378,17 TL işlemiş faiz, toplam 1.356.991,95 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, takibe davalı vekili tarafından 14/10/2024 tarihinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı Banka Genel Müdürlük birimince ilan edilen 22.03.2024 - 02.01.2025 tarih aralığında geçerli olan akdi cari faiz oranının %59,00 yıllık olduğu, bu durumda temerrüt faiz oranının %59x2-%118 olduğu, ancak davalı banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranın %88,50 olduğu, bankaca talep edilen %88,50 temerrüt faiz oranın sözleşme şartlarına göre uygun olduğu, şirket kredi kartı için bankaca talep edilen akdi faiz oranının aylık %4,25 ve yıllık %51,00 olduğu, temerrüt faiz oranının yıllık %54,60 olduğu, şirket kredi kartı bankaca talep edilen akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının TCMB tebliğine uygun olduğu, ticari kredili mevduat hesabı için bankaca talep edilen akdi faiz oranının aylık %5,00 ve yıllık 60,00 olduğu, temerrüt faiz oranının yıllık %63,60 olduğu, ticari kredili mevduat hesabı için bankaca talep edilen akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının TCMB tebliğine uygun olduğu, davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. ve davalılar müteselsil kefil ..., ... ve ...Ltd. Şti.'den, icra takip tarihi itibariyle dava dışı asıl borçlu firmanın davacı bankadan kullanmış olduğu BCH Kredisinden 318.320,04 asıl alacak, 28.171,32 İşlemiş faiz, şirket kredi kartından 927.307,59 TL asıl alacak, 46.673,65 TL İşlemiş faiz, ticari kredili mevduat hesabından 5.330,31 TL asıl alacak, 296,01 TL işlemiş faiz ve 3.757,05 TL toplam BSMV ile toplam da 1.329.855,98 TL alacağının hesaplandığı, taleple bağlılık kuralı gereği, davacı ... A.Ş.'nin, dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. ve davalılar müteselsil kefil ..., ... ve ...Ltd. Şti.'den; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas nolu dosyasında dava dışı asıl borçlu firmanın davacı bankadan kullanmış olduğu BCH Kredisinden 318.320,04 asıl alacak, 9.838,33 TL işlemiş faiz, şirket kredi kartından 927.307,59 TL asıl alacak, 16.378,17 TL işlemiş faiz, ticari kredili mevduat hesabından 5.330,31 TL asıl alacak, 228,61 TL işlemiş faiz ve 1.322,26 TL toplam BSMV ile toplam da 1.278.725,31 TL alacağı hesaplandığı, şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi kök raporu fennî sıhhati haiz, dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili içtihatları ile uyumlu bulunduğundan hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatının değerlendirilmesinde, ticari kredi/kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar Yargıtay içtihatları uyarınca likit kabul edildiğinden takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu gözetilerek davalı aleyhine toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin BCH Kredisinden kaynaklı 318.320,04 asıl alacak, 9.838,33 TL İşlemiş faiz, Kredi Kartından kaynaklı 927.307,59 TL asıl alacak, 16.378,17 TL İşlemiş faiz, Ticari Kredili Mevduat hesabından kaynaklı 5.330,31 TL Asıl alacak, 228,61 TL işlemiş faiz ve toplamda 1.322,26 TL BSMV olmak üzere toplamda 1.278.725,31 TL nakdi alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarın olan 1.278.725,31 TL TL'nin %20'si oranında (255.745,06-TL) icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dosya kapsamında izah edildiği üzere müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd Şti arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi ile dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, alınan bilirkişi raporunda davalıların müvekkili bankaya borçlu olduklarına dair yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını, talep edilebilecek alacak miktarının bilirkişi tarafından müvekkili bankanın alacağından daha düşük hesaplandığını, raporun bu yönüyle hatalı olduğunu, bahsi geçen hususların yerel mahkemece yapılan yargılama kapsamında taraflarınca izah edildiğini, yerel mahkeme tarafından itirazları ve beyanlarının dikkate alınmaksızın ret yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemece yargılama esnasında resen nazara alınacak sebeplerle yerel mahkeme kararının kısmen ret kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere ve özellikle de konusunda uzman bilirkişiden aldırılan rapordaki tespit ve değerlendirmelere ve ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 26/12/2025 tarih ve 2024/987 E. - 2025/1141 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli 732,00TL istinaf karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.336,6 TL harçtan mahsubu ile bakiye artan 604,00 TL nin talebi halinde davacıya iadesine 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi 26/03/2026