T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/867 - 2026/936 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/867 KARAR NO : 2026/936 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2023 NUMARASI : 2022/322 E. - 2023/282 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/867 - 2026/936 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/867 KARAR NO : 2026/936 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2023 NUMARASI : 2022/322 E. - 2023/282 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2023 tarih ve 2022/322 E. - 2023/282 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalıya ait 2020/144808 sayılı "Şekil+..." ibareli 9.sınıf emtiaları içeren marka başvurusu ile müvekkiline ait ".../..." ibareli markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, müvekkilinin markalarının yoğun ve uzun süreli kullanım neticesinde ayırt edici hale geldiğini, tanınmışlık kazandığını, başvuru markasının müvekkiline ait alan adının çekirdek unsurunu içerdiğini, davalı şahsın marka başvurusunda bulunurken müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalının 2020/144808 sayılı marka başvurusuna itirazının reddine ilişkin 2022-M-8810 sayılı YİDK kararının iptali ile tescili halinde dava konusu 2020/144808 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarında ortak olarak bulunan ".../..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markalarından yeterince farklılaştığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davacı markalarının "süpermarket" sektöründe tanınmışlık kazanmasına rağmen markalar benzer bulunmadığından SMK'nın 6/5. ve davacının alan adı nedeniyle SMK'nın 6/6.maddesindeki şartların oluşmayacağı, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescilli olmadığından hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, emtia sınıflarının da aynı/aynı tür/benzer nitelik taşıdığını, müvekkiline ait "www,....com.tr" alan adı nedeniyle SMK'nın 6/6.maddesi anlamında tescil engeli bulunduğunu, müvekkilinin ".../..." ibareli markalarının yoğun ve yaygın uzun süreli kullanımla ayırt edici hale geldiğini, tanınmışlık kazandığını, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin markalarının bilinirliğinden yararlanmak amacıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil+..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." asıl unsurlu markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira "..." ve "..." ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, dava konusu başvuruda da "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı, her ne kadar tescilli oldukları sürece markaların korunmaları esas ise de, ayırt ediciliği düşük ibareleri içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, zayıf ibarelerin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 Esas, 2015/59 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun bir bütün olarak, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 13.09.2017 tarih, 2016/1578 E-2017/4311 K sayılı kararında "..." ibaresinin 27.03.2023 tarih ve 2021/7210 E.-2023/1877 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 07.02.2023 tarih ve 2021/5747 E.-2023/650 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 30.11.2022 tarih ve 2021/4304 E.-2022/8493 K. sayılı kararında "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşullar oluşmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkili görülmediği, dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli alan adı arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/6. maddesine dayalı tescil engelinin gerçekleşmediği, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.