T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/436 KARAR NO:2026/447 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/909 KARAR NO:2025/1417 DAVA TARİHİ:14/02/2020 KARAR TARİHİ:24/12/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/436 KARAR NO:2026/447 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/909 KARAR NO:2025/1417 DAVA TARİHİ:14/02/2020 KARAR TARİHİ:24/12/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin bir şahıs şirketi olarak hafriyat işi yapmakta olduğunu, müvekkil ile davalı arasında Bahçeşehir'de bulunan özel bir okulun zemin hafriyat işlerinin yapılması konusunda kepçe ile hafriyat çıkarılmasına yönelik bir anlaşma yapıldığını, yapılan bu anlaşma neticesinde müvekkilin kendi sorumluluğunda olan işleri eksiksiz yerine getirdiğini, hafriyat işini yapan saha sorumlularına faturalar verildiğini, faturaların davalı şirket muhasebesine teslim edilmesine rağmen muhasebe kayıtlarına geçmediğini, müvekkilinin bu şantiyede yaptığı işlere karşılık olarak kesilen fişlerde o tarihte şirketin şantiyesinde saha sorumluları olan mimar ve mühendisin imzalarının olduğunu, alacağın tahsili konusunda davalının sürekli müvekkili oyalaması üzerine Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin proje bazında almış olduğu işleri anahtar teslim götürü bedel üzerinden yüklenici 3. şahıslara ihale ettiğini, müvekkil şirketin davacı ile ticari, hukuki ve fiili bir bağı olmadığı gibi davacının iddia ettiği gibi Bahçeşehir adresinde bir okul projesi olmadığını, davacının iddiası kabul edilmiş olsa dahi davacının yapmış olacağı işin yüklenici firma talebiyle gerçekleştirilmiş olacağından dolayı müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olacağını, husumet itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2021 tarih ve 2020/139 E. 2021/608 K. sayılı kararı ile, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre icra takibine konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, SGK kayıtları ve bilirkişi raporuna göre dava konusu faturalarda teslim alan olarak adı ve imzası bulunanların davalı çalışanları oldukları, buna göre faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı, davalının ödeme iddiasında bulunmadığı gibi, bu yönde bir delil de sunmadığı anlaşılmakla, davacının alacağını ispatladığı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE, Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin 24.638,40 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacaklının talebi aşılmamak koşuluyla değişik oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Asıl alacağın (24.638,40 TL) %20'si üzerinden hesap edilen 4.927,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE karar verilmiştir.Davalı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18.09.2024 tarih ve 2021/1105 E. 2024/1115 K. sayılı kararı ile:"...Somut olayda her ne kadar mahkeme, faturalarda davalı çalışanının imzası olduğu gerekçesi ile davayı kabul etmiş ise de; dosya kapsamında mevcut fatura fotokopilerinde isim ve imza bulunmamaktadır. Davalının, ihtilaf konusu faturalara ilişkin hizmet verilmediği, faturaların teslim edilmediği savunması karşısında; dava konusu faturaların davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespiti ile; faturaların teslim edildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının faturaları teslim ettiğini kanıtlaması durumunda; davalı faturaları süresinde iade ettiğini kanıtlayamazsa fatura içeriği kesinleşmiş olur, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ve kesinleşmediğini ispat yükü davalı borçluya geçer. Davalı, faturaları süresinde iade ettiğini kanıtlanırsa; hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekececektir.Somut olayda takibe konu faturalarda teslim alan kısmında isim ve imza bulunmasa da davacının delil olarak sunduğu okunaksız fiş fotokopilerinde çalışma saati, şekli ve ''Bahçeşehir'' yazmaktadır. Fişlerin büyük bir kısmında ... ismi ve imzası, bir kısmında sadece imza ve birisinde de ... ismi ve imzası bulunmaktadır. Mahkemece davalının SGK kayıtları celp edilmiş, fişlerde isim ve imzası bulunan ...'nın davalı çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece fişlerde imzası olan şahıslar usulüne uygun davetiye ile duruşmaya davet edilmeli, gelmediği takdirde zorla getirme kararı çıkartılarak imzaları olan fişlerle ilgili ve fatura teslim edildiği iddiası ile ilgili beyanları alınmalı ve yukarıda belirtilen ispat hususları dikkate alınarak davacının hizmet verdiğinin kabul edilmesi halinde verilen hizmetin rayiç bedelinin hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur...." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2025 tarih ve 2024/909 E. 2025/1417 K. sayılı kararı ile, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ... Bakırköy / İSTANBUL adresinde davalı şirketin ne zamandan beri faaliyette bulunduğu, 2017-2020 yılları arasında faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ile (01/01/2018-31/12/2019) tarihleri arasında ya da bu tarihlerden önce veya sonra davalı şirketin ... isimli bir çalışanının olup olmadığı hususunda davalı şirket çalışanları ile aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler de dinlenilmek suretiyle araştırma yapılarak düzenlenecek tutanağın( tespit edilmesi halinde ... isimli kişinin T.C. Kimlik numarası ve adres bilgileri ile birlikte) Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; 24/01/2025 tarihli cevabi yazı ekinde bulunan 14/01/2025 tarihli araştırma tutanağının incelenmesinde; Şirket çalışanları ile yapılan yüz yüze görüşmede evrakta ... olarak ismi belirtilen şahsın soy isminin ... olabileceği, ilgili kişi ...'ın (T.C. K N: ...) olduğu ve şahsın Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta İşe Giriş Bildirgesi Formuna göre 11/01/2018 tarihinde işe başlama yaparak sigorta başlangıcının yapıldığı ve ilgili şahsın 15/10/2018 tarihinde işten ayrıldığının Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta İşe Giriş Bildirgesi Formundan anlaşıldığı, iş yeri çalışanlarının şifaen söylemleri doğrultusunda ilgili şahsın 2018 yılında davalı firmada çalıştığının anlaşıldığı tespitlerinin yapılarak tutanak altına alındığı, Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezinden; ...'a ait SGK kayıt belgesi, SGK hizmet dökümü, ünvan listesi ile işe giriş ve çıkış belgeleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırıldığı, tanıklar ... ve ... Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 09/02/2021 tarihli tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 24.638,40 TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre alacak/borç tespit edilemediği, her ne kadar davalı tarafça ihtilaf konusu faturalara ilişkin hizmet verilmediği, faturaların teslim edilmediği savunulmuş ise de takibe konu faturalarda teslim alan kısmında isim ve imza bulunmasa da davacının delil olarak sunduğu okunaksız fiş fotokopilerinin büyük bir kısmında S.G.K. kayıtlarına göre davalı şirket çalışanları olan ... ismi ve imzası, bir kısmında sadece imza ve birisinde de ... ismi ve imzası bulunduğu görülmekle bu kişilerin tanık olarak dinlenilmelerine karar verilmiş, her iki tanığın da fişlerdeki imzalarını kabul ettiği ve davacı tarafça davalı şirkete hizmetin verildiğini ve fişlerdeki çalışma saatlerinin davacı tarafından davalı şirkete verilen hizmetlerin karşılığı olarak düzenlendiğini beyan ettikleri dikkate alınarak davacı tarafça faturalara konu hizmetin verildiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış; hizmetin rayiç bedelinin hesaplanması hususunda dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiş, 24/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu iş makinesiyle hafriyat işi ile ilgili olarak 2018 yılı ikinci yarısı için ... iş makinesi saat fiyatının piyasa rayiç bedelinin 90 TL/saat olarak alınmasının uygun olduğu ve bu doğrultuda; davalı şirketin o dönemde sigortalı çalışanları olduğu anlaşılan saha personelleri mühendis ... ve mimar ... tarafından imzalanmış olduğu görülen davacıya ait iş makinesi çalışma saatlerini gösterir fişlerden hesaplanan toplam 183 saate ait piyasa rayiçlerine uygun toplam bedelin: 183 saat x 90 TL/saat = 16.470,00 TL + KDV (o dönem % 18 KDV oranı ile KDV dahil 19.434,60 TL) hesaplandığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve hak ve çıkarlar dengesine uygun, gerekçeli, denetime uygun, ayrıntılı, uygulanabilir ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeniyle Mahkememizce bu rapora itibar edilerek; tanık beyanları ve davacının ticari defter kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta kısmen haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 19.434,60-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (3.886,92-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının iddiasına esas nitelikte belge asıllarını talebinin mahiyeti gereği ıslak imzalı fişler ile ispat edebileceğini, davacının ne ilgili fiş asıllarını ne tanzim ettiğini beyan ettiği fatura aslının tebliğ edildiği gösterir tebliğ belgesini sunmadığını, salt bir takım fotokopi dokümanlar ile davasını ispata yöneldiğini, davacının iddiasının hali hazırda ispata muhtaç nitelikte olduğunu, evrak asılları olmaksızın fotokopi belge ve hatta tanık gibi takdiri delillerle ispatın mümkün olmadığını, davacının yapmış olduğu işin onaylı hakedişi ve bu hakedişe bağlı tanzim etmiş olduğu faturayı tebliğ ettiğini ispatla mükellef olduğunu, mahkeme tarafından 19.434,60 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de davacı lehine kabul edilen tutarın üzerinde 24.638,40 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT'nin 12/2. maddesine aykırı olarak hatalı hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 24.638,04 TL asıl alacak ve 2.141,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.779,43 TL üzerinden 25.03.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde "15/08/2018 tarihli 8.549,10TL tutarlı ve 02/10/2018 tarihli 16.089,30 TL tutarlı asıl alacak" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 27.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 29.03.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararından sonra inşaat mühendisi bilirkişiden aldırılan 24.10.2025 tarihli raporda:"...Davaya konu iş makinesiyle hafriyat işi ile ilgili olarak 2018 yılı ikinci yarısı için ... iş makinesi saat fiyatının piyasa rayiç bedelinin 90 TL/saat olarak alınmasının uygun olduğu ve bu doğrultuda; davalı şirketin o dönemde sigortalı çalışanları olduğu anlaşılan saha personelleri mühendis ... ve mimar ... tarafından imzalanmış olduğu görülen davacıya ait iş makinesi çalışma saatlerini gösterir fişlerden hesaplanan toplam 183 saate ait piyasa rayiçlerine uygun toplam bedelin: 183 saat x 90 TL/saat = 16.470,00 TL + KDV (o dönem % 18 KDV oranı ile KDV dahil 19.434,60 TL) kadar hesaplanabileceği" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davacı iş makinesi ile hafriyat işine yönelik davalıya verdiği hizmetin karşılığı olarak dava konusu takipteki borcun sebebi iki ayrı fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise aralarında sözleşme bulunmadığını savunmuş olup İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararından sonra yapılan yargılama neticesinde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Takibe konu edilen faturalar 15.08.2018 tarihli, ... seri no.lu, 8.549,10 TL bedelli "..." açıklamalı ve 02.10.2018 tarihli,... seri no.lu, 16.089,30 TL bedelli "..." açıklamalı şeklinde olup, davacı tarafça fatura konusu hizmetin fişler sunulmuş olup, fişlerde isim ve imzası bulunan ... 26.02.2025, ... ise 24.09.2025 tarihli celselerde ayrı ayrı dinlenilen bu kişilerin davalı nezdinde çalıştıkları döneme ilişkin olarak fişler altındaki imzaları kabul ederek, hafriyat hizmetini davacının fişlerde gösterilen saatler karşılığını yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince de yukarıda yer verilen denetime açık inşaat mühendisi bilirkişinin raporu ile belirlenen 2018 yılına ait hizmetin rayiç piyasa bedelin karşılığı tutar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemiz kararı uyarınca İlk Derece Mahkemesince yapılan işlemlerde isabetsizlik bulunmamakta olup, davacının fatura konu hafriyat hizmetini ifa ettiğini sunulan dayanak doğruluğu altındaki itiraz edilmeyen imzalar nedeniyle ispatlanan fişler uyarınca ispatlamış olması karşısında taraflar arasında hizmet bedeli ücretine yönelik anlaşma olmaması nedeniyle ilgili tarihteki serbest piyasa rayicine göre itibar edilebilir bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne yönelik hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik olmaması nedeniyle aksi yöndeki hizmetin verilmediğine yönelik davanın esasına ilişkin davalı vekilinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; Karar tarihine göre uygulanması gereken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin birinci fırkasında tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ikinci fıkrasında ise ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Dava değerinin 26.779,43 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince 19.434,60 TL'nin kabulüne, 7.344,93 TL'min ise reddine karar verilmesine rağmen davacı lehine 24.638,40 TL vekalet ücretine hükmedilmesi yukarıda yer verilen AAÜT'nin 13/2. maddesine aykırı olduğundan bu kısma yönelik davalı vekilinin istinaf sebebinin haklı olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/909 E. 2025/1417 K. sayılı 24/12/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-a-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 19.434,60-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, b-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (3.886,92-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden, a-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.327,58-TL harçtan peşin alınan 420,77-TL harç ve icra dosyası yatırılan 133,90-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 772,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b-Davacı tarafça yatırılan 420,77-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 133,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 609,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul - ret oranı dikkate alınarak 1.041,21-TL'sinin davalıdan, 278,79-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, ç-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.071,50-TL yargılama giderinin davanın kabul - ret oranı dikkate alınarak 4.789,16-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına, d-Davalı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat ücretinden oluşan toplam 150,00-TL yargılama giderinin davanın kabul - ret oranı dikkate alınarak 31,68-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerine bırakılmasına, e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 19.434,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.344,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri yönünden, a-Davalı tarafça yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcının ve 732,00 TL istinaf karar harcının Hazine'ye irat kaydına, b-Davalı tarafın yapmış olduğu 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı, 732,00 TL istinaf karar harcı ve istinaf posta masrafı 600,00 TL olmak üzere toplam 3.334,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/04/2026