11. Hukuk Dairesi 2026/138 E. , 2026/564 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/13 Esas, 2025/1419 Karar HÜKÜM : Esastan ret (Ek karar: Temyiz isteminin reddi) İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/147 E., 2021/158 K. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme…
11. Hukuk Dairesi 2026/138 E. , 2026/564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/13 Esas, 2025/1419 Karar HÜKÜM : Esastan ret (Ek karar: Temyiz isteminin reddi) İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/147 E., 2021/158 K. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkillerinin, davalı ... Mak.A.Ş. ile 10.05.2013 tarihinde satım sözleşmesi yaptığını, ilişikte listesi bulunan senetleri davalıya teslim ettiğini, bu alışverişte senetlere itibar edilmediğini, müvekkili tarafından karşılıklı mutabakat ile ödemeler yapıldığını, davalı tarafça en son müvekkiline 26.05.2017 tarihinde bir mutabakat yazısı gönderilerek 306.878,00 TL bakiye borç kaldığını, bu konuda mutabık olunup olunmadığının sorulduğunu, müvekkilinin bu mutabakata .... Noterliğinin 30.05.2018 tarihli ihtarı ile verdiği cevapta; 31.12.2016 tarihi itibarıyla 306.878,00 TL borçta mutabık olduğu ve bu borcun kabul edildiğinin bildirildiğini ayrıca bu cevapta muhtelif tarihli yapılan ödemelerle borcun 125.000,00 TL'sinin de ödenmiş olduğunun belirtildiğini, daha sonra müvekkilinin davalı şirkete 27.05.2019 tarihinde 30.000,00 TL ve en son 06.03.2020 tarihinde 151.983,00 TL ödemek suretiyle mutabık kalınan borcun ödendiğini ve müvekkilinin davalıya makine alışverişinden dolayı bir borcu kalmadığını, hal böyle iken davalının 06.03.2020 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/25 D. İş dosyasından aslında müvekkile iade etmesi gereken ve müvekkilinin borçlu bulunmadığı 30.05.2017 vade tarihli 27.000,00 euroluk senetle ilgili ihtiyati haciz kararı aldığını, bu kararı ... . İcra Müdürlüğünün 2020/1468 E. sayılı dosyası ile icraya koyarak müvekkilinin ...’da bulunan zeytinyağı fabrikasına gelerek haciz işlemi uyguladığını, haciz sırasında müvekkilinin bu dosya için 40.000,00 TL ödediğini, 31.10.2013 tanzim tarihli 31.05.2017 vadeli 27.000,00 euroluk senedin müvekkiline iade edilmesi gereken bedelsiz kalmış senet olduğu halde davalının takip konusu yaptığını, bedelsiz senedi icraya koymasından dolayı davalı şirket yetkilileri hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu ileri sürerek müvekkilinin ... . İcra Müdürlüğünün 2020/1468 E. sayılı dosyası ile icraya konulan 30.05.2017 vadeli 27.000,00 euroluk senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline, icra dosyasına dosyasına yatırılan 40.000,00 TL'nin müvekkile iadesine ve davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili birleşen Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/76 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak bu borç ilişkisi için verdikleri 175.000,00 TL'lik ipotekten dolayı müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkilinin ipoteğin fekki için davalıya gönderdiği 10.03.2020 tarihli ihtarnamenin semeresiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3.Davacılar vekili birleşen 2020/153 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak 31.10.2013 tanzim 30.05.2018 vadeli 12.000,00 euroluk bedelsiz kalan senedin müvekkillerine iade edilmediğini ileri sürerek müvekkillerinin dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; bedelsiz senet hakkında icrai işlem yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, 27.000,00 euroluk senede ilişkin icrai işlemin, davacı tarafın, müvekkilinin banka hesabına 151.878,00 TL'lik ödemesinden önce başlatıldığını, ihtiyati haciz kararı uyarınca uygulanabilecek ihtiyati haciz bedelinin 186.000,00 TL olduğunu, bu sebeple tahsil edilemeyen bakiye için fiili haciz işlemi esnasında davalı borçlunun icra dosyasına 40.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının, müvekkiline olan borcunu ikrar ettiğini ve söz konusu ödemeleri yaptığını, dava konusu borcu kabul ettiğine dair noter onaylı cevabi ihtarnameyi müvekkiline gönderdiğini, bu nedenle asıl davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı vekili birleşen 2020/153 E. sayılı dosyaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın, 12.000,00 euro bedelli senedin müvekkili lehine keşide edildiğini kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde iddiasını destekler belge ve bilgi bulunmadığını, taraflar arasında işbu dava öncesinde ticari ilişkiden doğan borç-alacak mevcut olup, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarından davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun ispat olunacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı vekili birleşen 2020/76 E. sayılı dosyaya cevabında; davacının fabrikasındaki makinaları, yedek parçaları müvekkili şirketten temin ettiğini, bu sebeple sürekliliği olan alış-veriş içinde bulunduklarını, ipoteğin de devam etmekte olan ticari ilişkideki cari borç bakiyesinin teminatı olarak tesis edildiğini, icra takibinden doğan borcun ise işbu dava tarihi itibari ile henüz sona ermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi ekinde sunulan ek sözleşme başlıklı belgede "...taraflar arasında 10.05.2013 tarihinde düzenlenen makine satışına ilişkin sözleşmenin 14.1 maddesinde düzenlenen fiyat aşağıdaki şekilde belirlenmiştir..." denilerek devamında makinelerin bedelinin 201.000,00 euro + KDV olarak düzenlendiği ve ödeme planı başlığı altında vadesi tutarı yazılı 6 adet senet alındığı, asıl dava ve birleşen 2020/153 E. sayılı dosyaya konu senetlerin son iki sırada yer alan 30.05.2017-2018 vade tarihli 27.000,00 euro ve 12.000,00 euro bedelli senetler olduğu, asıl dava dosyasına konu icra dosyasında davalının 31.10.2013 tanzim tarihli 30.05.2017 vadeli 27.000,00 euroluk bonoya dayalı olarak 183.006,00 TL asıl alacak ve faizi üzerinden takip başlattığı, Mahkemenin 2020/25 D.İş sayılı dosyası ile davalının ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği, 09.03.2020 tarihli haciz tutanağı ile haciz aşamasında borçlunun 40.000,00 TL ödeme yaptığının ve alacaklı vekilinin alacaklı şirket ile yaptığı telefon görüşmesinde borçlunun 06.03.2020 tarihinde alacaklı şirket hesabına 151.878,00 TL ödeme yaptığının kayda geçtiği, borçluların Bodrum İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/144 E. sayılı dosyasında yaptıkları şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği ve ödenen toplam 191.878,00 TL'nin ödeme tarihine kadar işleyen ana para ve faiz alacağı toplamı olan 260.632,65 TL'den düşülmek suretiyle kalan asıl alacak miktarı olan 68.754,65 TL'ye 06.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranlarının uygulanmasına karar verildiği, 18.06.2020 tarihinde borçlu ... tarafından icra dosyasına 118.892,60 TL yatırıldığı, dosya arasına alınan 24.11.2020 havale tarihli makbuz ile 06.03.2020 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına 151.878,00 TL yatırıldığı, davacılar vekilinin 01.07.2020 havale tarihli dilekçesi ile ödenen 40.000,00 TL'nin faiz alacağına takas mahsup edilebileceği ihtimaline binaen 40.000,00 TL alacağa ilişkin taleplerini atiye bıraktıklarını belirttiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı, aralarında düzenlenen 10.05.2013 tarihli makine satım sözleşmesi, karşılıklı mutabakat yazışmaları ile davacının davalıya 31.12.2016 tarihinde 306.878,00 TL borcunun bulunduğu, verilen senetler ile yapılan ödemeler hususunda taraflar arasında ihtilaf çıktığı, yapılan yargılama neticesinde tarafların mutabık oldukları 306.878,00 TL borç tutarı, ihtiyati haciz kararı ve davalı tarafından başlatılan takip sonrası davacılar tarafından yapılan ödemeler nazara alındığında davacılar tarafından mutabık kalınan borcun tamamen ödendiği ileri sürülmüş ise de davalı tarafından yapılan takip sonrası 06.03.2020 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına 151.878,00TL yatırıldığı ve haciz aşamasında 40.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında halihazırda davacıların bakiye borç ve faizi yönünden davalıya borçlu olduğu ve birleşen dosyada dava konusu olan ipoteğin bu borç bakiyesinin teminatı olarak tesis edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bodrum 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/144 E., 2021/25 K. sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2021/602 E. 2021/2712 K. sayılı kaldırma kararı ile davacılar tarafından açılan borca itiraz davasının reddedilmesine ve verilen bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 28.04.2022 tarihli 2021/12647 E., 2022/5326 K. sayılı ilamı ile onanmasına, davacının iddialarının ve takibe dayanak senetlere ilişkin ödemelerinin kesin delillerle ispatlanamamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 31.10.2025 tarihli ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362/1-a hükmüne göre temyiz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ek karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Bölge Adliye Mahkemenin 31.10.2025 tarihli ek kararı ile davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de HMK'nın, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik ek 1. maddesinin ikinci fıkrası gereği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarih, 2025/12-221 E., 2025/387 K. sayılı ilamı) temyiz sınırının dava tarihindeki parasal sınırlara göre belirlenmesi gerektiği, asıl dava tarihinin 10.03.2020, birleşen 2020/76 E. sayılı dava tarihinin 09.04.2020 ve birleşen 2020/153 E. sayılı dava tarihinin 13.03.2020 olduğu, söz konusu tarihler itibarıyla temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL olup asıl ve birleşen davalara konu meblağların anılan sınırın üzerinde olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup 31.10.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına, davacılar vekilinin 10.09.2025 tarihli esas kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir. 2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin 10.09.2025 tarihli kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 31.10.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.09.2025 tarihli kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.