7. Hukuk Dairesi 2010/2491 E. , 2011/2304 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davacı-davalı ... ve Hazine, davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 107 ada 335, 340 ve 341 parsel sayılı sırasıyla 31157.98 m2, 43635.44 m2 ve 8011.50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına, 107 ada 352 p…
**7. Hukuk Dairesi 2010/2491 E. , 2011/2304 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davacı-davalı ... ve Hazine, davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 107 ada 335, 340 ve 341 parsel sayılı sırasıyla 31157.98 m2, 43635.44 m2 ve 8011.50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına, 107 ada 352 parsel sayılı 74972.12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., 107 ada 353 parsel sayılı 82699.56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine 107 ada 352 ve 353 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek, davacı ... 107 ada 335 ve 340 parsel sayılı taşınmazlara tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı ... 107 ada 341 parsel sayılı taşınmaza miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece 107 ada 352 sayılı parsel yönünden hükmüne uyulan bozma ilamında özetle "tapu kaydının taşınmazı kapsamadığı, kayıtta belirtilen sınırların doğal sınır niteliğinde olduğu, kaydın zaten dava dışı 107 ada 337 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, davalı ... ile eşi ... ve oğlu ... adlarına 3402 sayılı Yasanın 14. madde hükmünde öngörülen sınırlamalara dikkat edilmesinin gerektiği" hususlarına değinilmiştir. Aynı şekilde 107 ada 353 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmüne uyulan bozma ilamında özetle "zilyetlik araştırması yapılması, harici gözlem yapılması ve 3402 sayılı Yasanın 14. madde hükmünde öngörülen sınırlamalara dikkat edilmesi gerektiği" hususlarına değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamlarına uyularak ve dava dosyaları da birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 107 ada 340 ve 341 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline,107 ada 335 parsel sayılı taşınmazda uzman bilirkişi tarafından 18.11.2009 tarihinde düzenlenen ek rapor ve haritada (G) harfi ile işaretli 4000 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, kalan 27157.98 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, 107 ada 353 parsel sayılı taşınmazda uzman bilirkişi tarafından 5.10.2009 tarihinde hazırlanan rapor ve haritada (D) harfi ile işaretli 12142.67 m2 ve 18.11.2009 tarihli ek rapor ve haritada (F) harfi ile işaretli 4465.62 m2 yüzölçümündeki alanların toplamından oluşan 16608.29 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi ... adına tapuya tesciline, kalan 66091.27 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı Hazine adına tapuya tesciline, 107 ada 352 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ...,davacı-davalı ... ve Hazine ile davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava konusu 107 ada 352 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında davalı ... adına tespit edildiği, mahkemece bu taşınmaz yönünden davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verildiği, oluşturulan hükümle de davalı aleyhinde herhangi bir hukuksal durum yaratılmamıştır. Az yukarıda açıklanan hukuksal nedenlerle davalı ...'in hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmadığından temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, 2-Dava konusu 107 ada 340, 341 ve 107 ada 335 parsel sayılı taşınmazda uzman bilirkişi tarafından 18.11.2009 tarihinde düzenlenen ek rapor ve haritada (G) harfi ile işaretli bölüm dışında kalan yerde tespit gününde davacı ... ile ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacıların taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, 107 ada 335 parsel sayılı taşınmazda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan ek rapor ve haritada (G) harfi ile işaretli bölüm üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ..., ... ve davalı Hazine'nin 107 ada 335, 340 ve 341 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın mahsubu ile fazla alınan 62,10 TL harcın davacı tarafa iadesine, 3-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulmasına göre 107 ada 352 ve 353 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı Hazine'nin tüm temyiz itirazları, davalı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 7/d, 8/d ve 9/d bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 7/d bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına," sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 99,30 TL harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalı ...'e iadesine, 08.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.