7. Hukuk Dairesi 2026/518 E. , 2026/1003 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1407 E., 2025/1556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/184 E., 2019/264 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi…
7. Hukuk Dairesi 2026/518 E. , 2026/1003 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1407 E., 2025/1556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/184 E., 2019/264 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.06.2013 tarihinde ölen muris ...'ye ait ... Noterliğinin 02.09.2010 tarihli vasiyetnamesinin tenfizini ve vasiyet edilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2018/184 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, 07.01.2020 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin gerekli istinaf harç ve masrafını 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli karar ve 07.01.2020 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararı ile kesin süre içinde 4.091,00 TL miktarındaki istinaf karar harcının yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderlerinden davalıların sorumlu olacağı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi 03.11.2022 tarihli tashih şerhi ile, davalıların davayı ilk celseden önce kabul etmeleri nedeniyle uygulanacak olan Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre karar harcının 1/3 oranında alınması gerektiği belirtilerek 13.10.2022 tarihli hükümde 16.540,78 TL olarak gösterilen karar harç miktarının 5.513,59 TL olarak tashihine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.22.2022 tarihli kararının süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre, kabul beyanı en geç ilk celsede gerçekleşirse karar harcının üçte bir oranda tahsili gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesince karar harcı, 492 sayılı Kanun'a aykırılık oluşturacak şekilde, tam nispette hesaplanarak 16.540,78 TL miktarında hükmolunduğu, kararın istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince, 16.540,78 TL olan hatalı miktardaki karar harcı esas alınmak suretiyle fazla miktarda hesaplanan 4.091,00 TL eksik istinaf karar harcının yatırılması için davalılar vekiline 18.12.2019 tarihli muhtıra gönderildiği, yargılama sırasında taraflara yüklenen yükümlülüklerin geçerli sayılabilmesi için öncelikle yükümlülüğün doğru bir şekilde tespit edilmiş olması gerektiği, bu nedenle 18.12.2019 tarihli muhtıraya sonuç bağlanmasının mümkün olmadığı, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca karar harcının üçte bir oranında alınması gerektiğini isabetli olarak benimseyen ve alınması gereken karar harcını 5.513,59 TL olarak tashih eden Bölge Adliye Mahkemesince, olması gerekenden daha fazla yükümlülük yükleyen 18.12.2019 tarihli muhtıraya değer verilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349 Esas, 2013/361 Karar sayılı kararı ile açılıp okunmasına karar verildiği, vasiyetnamenin iptaline yönelik herhangi bir dava açılmadığı, davacı tarafından bu vasiyetnamenin tenfizi ile tüm lehtarlar adına 1/3'er payla tesciline yönelik bu davanın açıldığı, dava konusu taşınmazın değerinin 726.428,65 TL olarak tespit edildiği, davacının 1/3 oranındaki pay değerinin ise 242.142,88 TL olarak belirlendiği, bu miktar üzerinden peşin karar-ilam harcının tamamlandığı, davalıların cevap dilekçesi ile birlikte davayı kabul ettiği, ön inceleme duruşmasından önce davanın kabul edilmesi nedeni ile karar-ilam harcının 1/3 oranında hesaplanması gerektiği, davalılar vekili ve davacı tarafından; fiili kullanım durumu ve taşınmazın 1/3'er payının davalılardan ... ve ... vasiyet edilmesi nedeni ile vasiyetnamede belirtildiği şekilde tenfiz kararı verilmesi talep edilmişse de; ... ve ... tarafından harcı ödenerek açılmış bir vasiyetnamenin tenfizi davası/karşı dava bulunmadığından, bu talebe itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, tarafların murisi ... tarafından ... Noterliğinin 02.09.2010 gün ve 5302 yevmiye numaralı evrakı ile düzenlenen vasiyetnamenin tenfizi ile 1579 Parsel (Yenileme kadastrosu ile 1 62... parsel) sayılı taşınmazın muris ... adına olan tapu kaydının 1/3 payının iptali ile bu payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.513,59 TL karar ve ilâm harcının, peşin ve tamamlama yolu ile alınan 12.425,90 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.912,31 TL harcın, kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan dava açılışında yatırılan harçlar ve giderler toplam 7.461,89 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin tenfizi davasının, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tespitinden ibaret olduğunu, tespitin başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamadığını, verilen tescil kararının hukuka aykırı olduğunu, fiili paylaşımın murisin sağlığında ve gözetiminde yaklaşık 30 yıl önce yapıldığını ve 30 yıldır da bu şekli ile kullanıldığını, bu konuda bilgi sahibi olan tanıkların dinlenilmesinin murisin gerçek iradesinin ortaya konması açısından önemli olduğunu, mahkemece tescile karar verilecekse eğer, usul ekonomisi gereği, fiili paylaşım durumuna göre tarafların payları oranında paylı mülkiyet yolu ile tapuya tescili gerektiğini, müvekkillerinin dava açılmasına sebebiyet vermedikleri için aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.