6. Ceza Dairesi 2008/9080 E. , 2012/6475 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın kimliği tespit edilemeyen suç arkadaşı ile beraber yakınana ait işyerinin 20 cm kalınlığındaki duvarını delip girdikten sonra içerden hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, sanık mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma…
**6. Ceza Dairesi 2008/9080 E. , 2012/6475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın kimliği tespit edilemeyen suç arkadaşı ile beraber yakınana ait işyerinin 20 cm kalınlığındaki duvarını delip girdikten sonra içerden hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, sanık mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dava zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanın işyerinin yandaki boş arkaya bakan duvarını delerek işyerine girmek sureti ile hırsızlık suçunu gerçekleştiren sanığın eyleminin 5237 sayılı T.C.K’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı kanunun 141/1 maddesi ile uygulama yapılması, 2-Yakınana ait işyerine kimliği tespit edilemeyen bir arkadaşı ile giren sanığın işyerinde görülmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda polisin olay yerine geldiği, işyerinin arka tarafında bulunan bir düğün salonunun duvarından sanığın atladığını görmeleri üzerine de takibe başladıkları ve bu kovalamaca sonucu sanığın yakalandığı ve yakalandığında da üzerinden işyerinden alınan paraların çıkmadığının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek cezasından indirim yapılması; 3-5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. Maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.