15. Ceza Dairesi 2015/10095 E. , 2016/1246 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Sanık hakkında ...nın 151/1, 152/2-a, 62, 52/2, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet Mala zarar verme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, daha önceden husumetli olduğu katılana ait çadırı yaktığı iddia edilen olayda olay yerinden alınan ayak izlerinin sanığın ayakkabısıyla uyum…
**15. Ceza Dairesi 2015/10095 E. , 2016/1246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Sanık hakkında ...nın 151/1, 152/2-a, 62, 52/2, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet Mala zarar verme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, daha önceden husumetli olduğu katılana ait çadırı yaktığı iddia edilen olayda olay yerinden alınan ayak izlerinin sanığın ayakkabısıyla uyumlu olduğunun tespit edildiği ve tarafların önceye dayalı husumetin bulunduğu anlaşıldığından eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde artırım miktarının öngörüldüğü bölümde yer alan, “Verilecek ceza iki katına kadar artırılır” cümlesindeki “iki katına” ibaresinin çıkartılarak yerine “bir katına” ibaresinin eklenmiş olması karşısında ve mahkûmiyet kararındaki artırım oranı da dikkate alınarak, söz konusu kanun değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.