11. Hukuk Dairesi 2008/9113 E. , 2010/8076 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/760-2008/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır…
**11. Hukuk Dairesi 2008/9113 E. , 2010/8076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/760-2008/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili taraflar arasında 17.08.2002 tarhinde "Reklam ve Prodüksiyon Sözleşmesi" adı ile bir karma akit imzalandığını, sözleşmenin konusunun yapımcı şirket olarak anılan müvekkili şirketin yayıncı olarak anılan davalı şirketin lisans hakkına sahip olduğu ulusal kablo yayın lisans hakkının 1 yıl süre ile kiralanması suretiyle programların müvekkili tarafından gerçekleştirilmesi olduğu, sözleşmenin IX.maddesinde müvekkiline karşı taraf şirketin hisselerini satın alma olanağı tanıdığını, tarafların vardıkları 15.11.2002 tarihli mutabakat gereği bu defa sadece karşı tarafın kablolu yayın lisans hakkının devrinin kararlaştırılarak bunun için (700.000) USD değer biçildiğini, 15.11.2002 tarihi itibarıyla 4756 sayılı yasagereği çıkması gereken yönetmelik yayınlanmadığı için lisans hakkının devir işleminin gerçekleştirilemediğini, bu suretle 1 yıllık prodüksiyon sözleşmesi olarak başlayan ilişkinin akdin imzalanmasından (3) ay sonra hakkın devri sözleşmesine dönüştüğünü, müvekkili şirket tarafından akdin yapıldığı 17.08.2002 tarihi ile kablolu yayın lisans hakkının devri için mutabakata varılan tarih olan 15.11.2002 tarihi arasında geçen süre için 90.000 USD kira bedelinin kabul edilerek tolam 790.000 USD' nin ödendiğini, davalının (300.000) USD kira bedeli ısrarı karşısında müvekkilinin 8 adet çekle 210.000 USD karşılığı (350.000.000.000) TL.ödeme yaptığını, bu çekler verildiği halde davalının kablo lisans yayın hakkının devrini yapmadığını, müvekkilince davalıya kablolu yayın lisans belgesinin devri için gerekli olan borcun ödendiğinin tespiti ile (350.000.000.000) TL borçlu olunmadığının tespitine ve kablolu yayın lisans hakkının davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama esnasında tescil istemini atiye terk etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki 17.08.2002 tarihli sözleşmenin kira akdi olmayıp, reklam ve prodüksiyon sözleşmesi olduğunu, kablolu yayın lisansının devri ile ilgili ve bedelinin ne kadar olduğu yönünde taraflar arasında bir sözleşme veya mutabakat bulunmadığını, reklam ve prodüksiyon sözleşmesinin davacının edimlerini yerine getirmemesi dolayısıyla 25.12.2002 tarihinde feshedildiğini, mevcut düzenlemede kablolu yayın lisansının devredilemeyeceğini, dönüşüm olduğu iddia edilen sözleşmenin müvekkilini bağlayıcı bir yönü olmadığını, davacının iddialarının müvekkili şirketin ana sözleşmesine aykırı olduğu gibi şirketin ana faaliyet amacının ortadan kalkmasına neden olacağını, anasözleşmenin 12.ve13.maddeleri uyarınca müvekkili şirket ile yapılan önemli akitlerde yönetim kurulunun oybirliğine ihtiyaç olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki 15.11.2002 tarihli makbuz başlıklı belgede "lisans hakkının devri sözleşmesi uyarınca ödenecek olan 700.000 USD' nin 145.000 USD' lik kısmının satın alan şirket yetkilisi Mehmet Sabuncu' dan teslim aldım" "satış mutabakatı sonradan getirilecek olup işbu ödeme avans olarak alınmıştır" sözlerinin yer aldığı, bu sözleşmenin bir ön sözleşme olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğu, "satış mutabakatı" sözlerinin sözleşmeye imza koyan yetkili temsilcinin şirketin yetkili kurulları ile görüşeceği, yetkili kurulda kendi yaptığı ön sözleşmeyi onaylatacağı ve onay verildiği takdirde kat'i sözleşme yapılacağı anlamını taşıdığı, yöneticinin yetkili kurullarından onay almadan lisans hakkını satmasının mümkün olmadığı, makbuz başlıklı belgenin bir an için bir satış sözleşmesi olarak değerlendirilse dahi sözleşme karşılıklı edimleri gerektirdiğinden davacı tarafın kendi edimini yerine getirmemiş olmakla, lisans sözleşmesinin devir şartlarının gerçekleştiğinin tespitine yönelik istemin reddinin gerektiği, davacının 350.000 YTL' lik miktar için borçlu olunmadığının tespiti istemine gelince, davacı iddiası gibi bu sekiz adet çekin ödenmiş olması halinde eda davası açılması gerekirken tespit davası açılamayacağı, ancak bu çeklerin 7 adedinin karşılıksız çıktığı ödenmediği anlaşıldığından bu çekler için menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulünün gerektiği, ortada geçerli bir satış sözleşmesi olmadığından davacı taraf verdiği 350.000 YTL'lik çekler için borçlu değil ise de, davacının talebi gözetildiğinde bu isteminde reddi gerektiği gerekçeleriyle, tescile ilişkin istek atiye bırakıldığından bu hususta esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davada istem,kablolu yayın lisans bedelinin davalı iddiasının aksine 700.000 USD olup,birikmiş kira alacağıyla birlikte davalının gerçekte 790.000 USD’yi hak etmesine karşın,devir bedelinin 1.000.000 USD olduğu yolunda yaratığı muarazanın giderilmesi ve davalıya devir bedelinin ödendiğinin tespiti ile 8 adet çekten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti ve kablolu yayın lisans hakkının davacı adına tesciline karar verilmesine ilişkin iken,yargılama esnasında tescil istemi atiye terk edilmiştir. Yargılama esnasında kablolu yayın lisans hakkının iptali nedeniyle ortada devredilebilecek bir lisans sözleşmesi bulunmamaktadır.Davacı tarafından bu nedenle tescil isteminden vazgeçildiği anlaşılmakta ise de;tescil istemi olmadan olumlu tespit davasının dinlenmesine hukuken olanak bulunmadığından davacının devir bedelinin ödendiği yolundaki tespit isteminin karara bağlanması mümkün değildir.Ancak,dava tarihi itibarıyla taraflar arasındaki ilişkinin lisans devir sözleşmesi tarihine kadar kira,lisans devir sözleşmesinden sonra devir sözleşmesi olarak değerlendirilerek tarafların borç-alacak durumu tespit edildikten sonra tarafların haklılık durumu belirlenerek sonucuna göre davacının istemlerinin haklılığının değerlendirilmesi gerekirken,davaya konu çeklerle ilgili davanın konusuz kaldığı gözetilmeksizin ve davalı tarafından dahi kendisine ödenen meblağın 568.495 USD olduğu yolundaki açık kabule karşın,davacı ödemeleri toplamının 450.000 USD olduğu yolundaki belirlemelerle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ….:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz ilam harcının istek halinde temyiz edenlere iade edilmesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.