11. Hukuk Dairesi 2010/9991 E. , 2012/1887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.02.2010 tarih ve 2005/539 - 2010/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/9991 E. , 2012/1887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.02.2010 tarih ve 2005/539 - 2010/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 1999 yılında acentelik sözleşmesi imzalandığını, 28.12.2004 tarihi itibariyle davalının tahsil ettiği primlerin 90.068,06 TL'sını müvekkili şirkete intikal ettirmediğini, bu nedenle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, acentelik sözleşmesinin feshini müteakip prim tahsilatlarının yapılmasından sonra 11.05.2005 tarihi itibariyle borç miktarının 67.393,12 TL olduğunu, alınan ipotek miktarı düşüldükten sonra bakiye borç için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, borçlunun itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kayıtlarının sağlıklı tutulmadığını, fesih tarihinden sonra ödenecek olan sigorta primlerinin de müvekkili aleyhine borç olarak kaydedildiğini, oysa fesih tarihinden sonra müvekkilinin prim tahsil etme yetkisinin kaldırıldığını, ayrıca iptal edilmiş poliçelerin bulunduğunu ve bunların dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedildiği, bu sözleşmeye dayalı olarak takip tarihi itibariyle teminat altına alınmamış borç miktarının 27.393,12 TL olduğu, davalının 07.02.2005 tarihinde temerrüde düştüğü ve bu tarih dikkate alınarak istenebilecek faiz miktarının hesaplandığı, icra takibinde istenebilecek miktarın üzerinde faiz istenmiş olması nedeniyle davacının kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.393,12 TL asıl alacak, 2.620,14 TL işlemiş temerrüt faizine yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden sonra değişen oranda reeskont faizi işletilmesine, takip tarihinden sonra davalı tarafça ödenen meblağın icra aşamasında dikkate alınmasına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,336,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.