6. Ceza Dairesi 2013/1661 E. , 2014/1043 K. Tebliğname No : 6 - 2011/88386 MAHKEMESİ : Aydın Çocuk Mahkemesi TARİHİ : 27/07/2010 NUMARASI : 2009/239 (E) ve 2010/160 (K) SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Ha…
**6. Ceza Dairesi 2013/1661 E. , 2014/1043 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 6 - 2011/88386 MAHKEMESİ : Aydın Çocuk Mahkemesi TARİHİ : 27/07/2010 NUMARASI : 2009/239 (E) ve 2010/160 (K) SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içinde bulunan 01.11.2007 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağı içeriğine göre, "Bir evden şahısların ellerinde eşya taşımak suretiyle bir araca nakil yaptıkları şeklindeki anons üzerine temyize gelmeyen sanık H.. K..'nun belirtilen adres üzerinden kaçarken, evrakı tefrik edilen E.. A..'ınsa Kıbrıs Caddesi üzerinde görülüp yakalandığı, adı geçenlerin polis ekiplerine ... plakalı aracı ... sokak üzerine park ettiklerini söylemeleri üzerine aracın içinde hurda malzemeler olduğu halde bulunduğu", katılanın aşamalardaki beyanlarında araçta bulunan hurdalar arasında kendisine ait malzemelerin de bulunduğunu ve bu malzemelerin kendisine teslim edildiğini beyan ettiği; 01.11.2007 tarihli diğer tutanak içeriğinde ise, 2020 Sokak No:7'de bulunan ve hırsızlık yapılan binanın, tek katlı ikamet olarak kullanılmayan, depo olarak kullanılan yer olduğunun belirtildiği, katılanınsa topladığı hurdaları evinin bodrumunda biriktirip, sattığını ve ev adresini ... Sokak No:6 olarak beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, Bozma Üzerine 1-) Sanığın, suça konu hurdaların bir kısmını hakimiyet alanına geçirdiği ve hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-) Temyize gelmeyen sanık H.. K.. ile evrakı tefrik edilen E.. A..'ın aracı bıraktıkları yeri göstermek suretiyle, kısmi iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle katılandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Hırsızlığın yapıldığı binada yöntemince keşif yapılıp, katılanın ikametinin eklentisi olup olmadığı duraksamaya neden olmaksızın tespit edildikten sonra, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4-) Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat geldiğinden bahisle hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca değerlendirme yapılırken, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmediğinin kabulü suretiyle çelişkiye düşülmesi, 5-) Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir. 5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK'nın 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325. maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından, yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak Bozma Üzerine yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, Anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, hakim uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan, Bozmayı gerektirmiş sanık K.. M.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.