T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1100 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/207 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/61 E - 2023/184 K DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1100 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/207 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/61 E - 2023/184 K DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında mülkiyeti davacı şirkete ait beş (5) adet bağımsız bölümün davalı şirkete devri ile ...'a ait halk otobüsü kooperatif hissesinin müvekkil şirkete devri hususunda trampa sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen sözleşmenin, müvekkil şirket çalışanı ...'nin internet sitesinde yaptığı araştırma sırasında ...'ı bulmasından sonra telefon ile irtibat kurularak gerçekleştirildiğini, davacı şirkete verilecek otobüsün ve hattının aylık kazancının Covid-19 pandemi dönemi öncesinde 30.000,00 TL olduğunun, pandemi sebebiyle karının düştüğünün ve aylık 15.000,00 TL kazanç getirdiğinin dava dışı ... ve oğlu dava dışı ... tarafından beyan edildiğini, davacı şirket temsilcisinin otobüsün kar getirip getirmediğini araştırmak amacıyla dava dışı ... tarafından ... Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odası'na götürüldüğünü, oda başkanı ve çalışanlarının beyanları teyit ettiklerini, bu sebeple davacı şirketin başka bir araştırma yapmadığını, otobüs hattının müvekkil şirketçe alınmasından sonrası kooperatif tarafından şirket hesabına 11.000,00 TL civarında ödeme yapıldığını, ancak satın alınan otobüs hattının davacı şirketin zararının doğmasına neden olduğunu, ilerleyen süreçte konuya yönelik araştırmalarda bulunulduğunu ve otobüsün belediyeye kayıtlı bir otobüs hattı olmadığının, belediyeden bağımsız otobüs birliğine bağlı olarak faaliyet gösteren toplu taşıma aracı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca otobüsün satış ilanının "hatlı otobüs" olarak bildirilip 2.000.000,00 TL'ye satış yapılmış olmasına karşı otobüsün ve bağlı bulunduğu birlik değerinin 900.000,00 - 1.000.000,00 TL civarında olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine devredilen bağımsız bölümlerin iadesinin istenildiğini, ne var ki davalı şirket tarafından bağımsız bölümlerin geri verilmediğini, müvekkil şirketin yanıltıldığını, edimler arasında fiyat farkı olduğunu, hile ve aldatma sonucu bağımsız bölümlerin mülkiyetinin davalı şirket geçirildiğini belirterek, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 7, 15, 40, 52, 53 numaralı 5 adet bağımsız bölümün davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda aşırı oransızlığın giderilmesine, tapu iptali ve tescili istemine olanak bulunmaması halinde dava konusu bağımsız bölümlerin bedellerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Covid-19 pandemi döneminde tüm esnafın kazancının azaldığını ve esnafın zararının giderilmek amacıyla destek ödemesi gerçekleştirildiğini, halk otobüsünün zarar etme nedeninin bir arızadan kaynaklanmış olabileceğini, inşaat halindeki bağımsız bölümlerin devir tarihi olan 03/11/2020 tarihinde 2.000.000,00 TL civarında bulunduğunu, mevcut durumda demir ve inşaat maliyet fiyatlarının arttığını, davacı şirketin trampadan vazgeçmesinin nedeninin inşaat maliyet fiyatlarının artması olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 36. ve 39. maddelerine değinildikten sonra, davalı şirket tarafından otobüs satışının internet yoluyla ilan edildiği, davacı şirket çalışanı tarafından internet sitesinden otobüs satışına vakıf olunarak irtibat kurulduğu, gerçekleştirilen görüşmede otobüs ve otobüs hattının aylık kazancının 30.000,00 TL olduğunun, pandemi sebebiyle karının düştüğünün, hali hazırda aylık 15.000,00 TL kazanç getirdiğinin beyan edildiği, şirket temsilcisinin otobüsün kar getirip getirmediği yönünde ... Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odası'nın başkanı ve çalışanlarından bilgi aldığı, davacı şirketin başka bir araştırmaya girmediği, devamla taraflar arasında davacı şirkete ait 5 adet bağımsız bölümün davalı şirkete devri ve dava dışı ...'a ait özel halk otobüsü kooperatif hissesinin davacı adına satışı konusunda sözleşme yapıldığı, TTK 18/2. maddesi uyarınca davacı tacirin faaliyetlerinde basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiği, ayrıca somut olayda TBK'nın 36. maddesi kapsamında öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TBK'nın 36. maddesinin açık olduğunu, davacı şirketin ilk defa girmeyi düşündüğü bir sektör için gerekli araştırmayı yaptığını, ancak ilerleyen süreçte davalı şirketin hileli davranışları nedeniyle aldatılarak sözleşme kurduğunu, bu kapsamda tanık deliline dayanılmasına ve delillerin toplanmasının istenilmesine karşın tanıkların dinlenmediğini, delillerin toplanmadığını, müvekkil şirketin sözleşme doğrultusunda davalı şirkete 2.500.000,00 TL tutarında gayrimenkul verdiğini, ne var ki aldığı otobüs hissesinin değerinin 900.000,00 TL'nin altında bulunduğunu, edimler arasında aşırı oransızlık olduğunu, gerçekleştirilecek keşif ile bu oransızlığın tespit edilebileceğini, dava dinlenmeden hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde bulunduğunu, davalı şirket temsilcisinin aldatma kastının olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davalının, halk otobüsü hissesinin satışında davacı/alıcıyı aldatıcı hileye düşürücü herhangi bir eyleminin ve işleminin olup olmadığı, davacının satın aldığı otobüs hissesi için yaptığı araştırmanın yeterli bulunup bulunmadığı, bu itibarla gerçekleştirilen trampa sözleşmesi kapsamında davalı tarafından satışı sağlanan otobüsün hissesi devri nedeniyle davacının zararının oluşup oluşmadığı ve davacı tarafından devri yapılan bağımsız bölümler yönünden tapu kaydının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trampa sözleşmesini konu alan halk otobüsü hissesinin hata/hile neticesi satın alındığı, devri gerçekleştirilen bağımsız bölümlerin değerinin otobüs hisse değerinden fazla olduğu, bu kapsamda zararın oluştuğu iddiasına dayalı tapu kaydının iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması durumunda bağımsız bölümlerin bedellerinin tahsili talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyada mevcut, Ankara 54. Noterliği'nin 30/11/2020 tarih ve 39279 yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi'nin incelenmesine; dava konusu ... plaka sayılı otobüsün dava dışı satıcı ... tarafından davacı ... adına 300.000,00 TL bedel karşılığında satışının gerçekleştiği tespit edilmiştir. Çankaya Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nün 16/06/2021 tarihli müzekkeresi ekinde yer alan tapu kayıtlarının tetkikinde; bağımsız bölümlerin 30/11/2020 tarihinde davalı ... adına satış suretiyle tescil edildiği görülmüştür. Davacı ...'nin, nitelikli dolandırıcılık, tefecilik, hakaret ve tehdit suçlarından ... ve ... hakkında yaptığı şikayet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde 31/03/2021 tarih ve 2021/70894 Soruşturma, 2021/128433 Karar sayılı karar ile "Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" karar verildiği, karara yönelik yapılan itirazın Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2023/86 Değişik İş sayılı ve 16/01/2023 tarihli kararı ile kesin olarak reddedildiği tespit edilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle otobüs satışının internet yoluyla ilan edilmesine, davacı şirket çalışanı tarafından internet sitesinden otobüs satışına vakıf olunarak irtibat kurulmasına, satış öncesi otobüsün kar getirip getirmediği yönünde ... Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odasından bilgi alınmasına, bunun dışında başka herhangi bir araştırmaya girilmemesine, diğer yandan Ankara C.Başsavcılığı'na yapılan şikayet kapsamında açılan 2021/70894 soruşturma sayılı dosyada gerçekleştirilen değerlendirme neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesine ve söz konusu bu karara yönelik itirazın Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğince reddi neticesinde bahsi geçen kararın kesinleşmesine, bununla birlikte somut olayda davacının aldatma ve hileye ilişkin iddiasını ispat edememesine göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."