7. Hukuk Dairesi 2009/5496 E. , 2010/3837 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 147 ada 37 parsel sayılı 89162,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı
**7. Hukuk Dairesi 2009/5496 E. , 2010/3837 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 147 ada 37 parsel sayılı 89162,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Kısa kararda doğru olarak 147 ada 37 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda taşınmazın 137 ada 47 parsel olarak belirtilmesi isabetsiz olduğu gibi; dava ve temyize konu 147 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ...'ın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşulu ile iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Nevar ki, kadastro hakimi infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi hükmünde de taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği açıklanmıştır. Dosya içeriğinden hakkında açılan davanın reddine karar verilen 147 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününden önce davacı tarafından meydana getirilmiş muhdesat niteliğindeki bir katlı bina ve ahır'ın mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu olgular gözetildiğinde 147 ada 37 parsel sayılı taşınmazla ilgili hüküm kurulurken çoğun içinde azında bulunduğu kuralı gözetilerek davanın reddine karar verildikten sonra taşınmazın tespit gibi davalı hazine adına tesciline, ayrıca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ve olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1. bendinin 1. satırında "137" rakamının hüküm yerinden çıkarılmasına yerine "147" rakamının ve 1 numaralı bendine “TESCİLİNE” sözcüğünden sonra gelmek üzere aynı bende ayrı bir paragraf olarak “Taşınmaz üzerinde bulunan ve tespit gününden önce meydana getirildiği anlaşılan bir katlı bina ile ahır'ın davacı ...'a ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine,” sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça peşin ödenen 82,80 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.