11. Hukuk Dairesi 2011/11868 E. , 2012/18649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2009/686-2011/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/11868 E. , 2012/18649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2009/686-2011/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin %50 pay ile ortağı bulunduğu davalı şirketin net 350.000 TL kar ettiğini ve müvekkilinin hissesine düşen 175.000 TL'nin tahsili için takip yapıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 2008 yılına ait kar payını 2009 yılı bitmeden talep edemeyeceği için alacağın muaccel bulunmadığını, gerçekte davacının talebi kadar bir kar payının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı şirketin diğer ortağının kar payı dağıtımına ilişkin karar almak üzere toplanmalarının mümkün bulunmamasına göre davacının bunu mahkemeden istemesinin mümkün bulunduğu gerekçesi ile belirlenen 33,277,19 TL yönünden Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2009/13801 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve fazla istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, şirketin elde ettiği 2008 yılına ait kârdan davacının payına düşenin tahsili istemine ilişkindir. Davacı 2008 yılına ait kârdan hissesine düşen miktarın tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacı ile davalı şirketin diğer ortağının kar payı dağıtımına ilişkin karar almak üzere toplanmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle kâr payının dava yoluyla istenebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, kural olarak bir ortağın şirketten hissesine düşen kar payını dava yolu ile isteyebilmesi için öncelikle kar payının dağıtılması hususunda ortaklar kurulu ya da genel kurul tarafından alınmış bir karar olmalıdır. Anılan kurullar tarafından kar payı dağıtılmaması yönünde bir karar alınmış ve bu kararın iptali ya da geçersizliğinin tespiti gibi yasal yollara başvurulmamış ise bu karar tüm ortakları ve şirketi bağlayıcı hale geldiğinden böyle bir kararın varlığı halinde mahkemece kâr payının tahsiline karar verilmesi mümkün değildir. Yine, kâr payının dağıtımı konusunda ortaklar kurulu ya da genel kurul tarafından bir karar verilmemişse öncelikle anılan kurulların toplanması, bu hususu karara bağlaması gerektiğinden bu husus da yerine getirilmeden mahkemece doğrudan kâr payının tahsili yönünde karar verilemez. Somut olayda, ortaklar kurulu toplantısının yapılmadığı ve ortaklar kurulu tarafından 2008 yılına ait kâr payı hakkında alınan bir karar olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda yapılan açıklamalar uyarınca anılan yıla ait kâr payı konusunda mahkemece doğrudan bir karar verilmesi mümkün olmadığından mahkemece 2008 yılına ait kâr payı isteminin bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.