11. Hukuk Dairesi 2022/2131 E. , 2023/6027 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tescilli markaların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmek
**11. Hukuk Dairesi 2022/2131 E. , 2023/6027 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tescilli markaların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014-04896 tescil numaralı "K. AB KUŞLAR AKBAR" markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin markasının çay piyasasında bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, davalının adına tescil edilen 2017 73921 numaralı “AB AKBAR SILVER” 2017 73965 numaralı “AC AKBAR CLASSIC”, 2017 71353 numaralı “AKBAR ÇAY”, 2016 55514 numaralı “AKBAR COFFEE”, 2016 10642 numaralı “AKBAR”, 2015 88794 numaralı “AKBAR”, 2014 51724 numaralı “AB AKBAR BLCAK", 2014 47385 numaralı “AB AKBARGOLD”, 2014 46724 numaralı “AKBAR” şeklindeki markalarla, çay sektöründe faaliyet göstermekte olan aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler kullanmak sureti ile mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Akbar kelimesinin davacıdan çok daha önceki tarihte dava dışı Akbar Brother Ltd. Şti. adına tescil edildiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TPMK) sayfası incelendiğinde Akbar kelimesini içeren onlarca markanın tescilli olduğunun görüleceğini, dava konusu markaların 01.04.2015 tarihinden sonra tescil edildiğini, müvekkili ile davacının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davacının müvekkiline ait markaların kullanıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını, dava tarihi itibariyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkili adına tescilli markalar ile davacı adına tescilli markalar arasında iltibas bulunmasının sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporundan taraf markalarında "AKBAR" ibaresi benzer olsa da, davacının markasının K.AB KUŞLAR AKBAR olarak tescilli olduğu, davacının münhasıran AKBAR ibaresi tescili bulunmadığı, AKBAR ibaresinin ülkemizde 07.08.1997 itbaren dava dışı Akbar Brother Limited Şirketi adına tescilli olduğu, davalı markalarının AKBAR ibaresine getirilen ek ve şekillerden oluştuğu, davacının K.AB KUŞLAR AKBAR markası ile davalının 2014 46724 sayılı Akbar, 2014 47385 sayılı Akbar Gold, 2014 51724 Akbar Black, 2015 88794 sayılı Akbar , 2016 10642 sayılı Akbar, 2016 55514 sayılı Akbar coffee, 2017 71353 sayılı, Akbar Çay, 2017 73915 sayılı ve 2017 73921 sayılı Ab Akbar Silver markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının tescilde kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkilince kullanılan marka ismi ve bu markanın gösteriminde kullanılmakta olan logolarının ayırt edilemeyecek kadar benzerini ve benzer işaretleri kullandığını, bu bağlamda Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/38 D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte, davalı tarafın müvekkiline ait markanın kullanım şeklini ambalajında birebir aynısını kullanarak taklit ettiğinin tespit edildiğini, hatta davalı tarafın müvekkili adına aynı zamanda endüstriyel tasarım sicilinde de 2014 00387 numara ve 2018/00878 numara ile tescilli çay kutusuna ait tasarımı üzerindeki arapça harflerle yazılı “DEMİR GIDA” ibaresini dahi değiştirmeden kullandığını, davalının tescil ettirdiği her markanın içerisinde AKBAR ibaresinin kullanılmış olmasının taklit ve kötü niyeti gösterdiğini, müvekkilinin markasını Türkiye geneline de sunmak suretiyle bu marka ve işarete kullanım yoluyla belli bir tanınmışlık kazandırdığını ve korunması gereken bir hak elde ettiğini, yani davalının bu tescil ettirdiği marka sayesinde sanki kendisi tarafından satılan markasının tescil kapsamında kalan ürünlerin de müvekkili tarafından üretildiği izlenimi yarattığını, davalının sadece müvekkilince kullanılan marka ismi ve bu markanın gösteriminde kullanılmakta olan logolarının ayırt edilemeyecek kadar benzerini ve benzer işaretleri kullanmakla kalmayıp piyasada güvenilir ve bilinen markaları seçerek benzerlerini kendi adına tescil ettirip kullandığını, dosyada aldırılan kök ve ek raporda delillerinin incelenmeden üstün körü değerlendirme yapıldığını, ana rapora itiraz etmeleri neticesinde alınan ek raporda bilirkişi heyetinin sadece 2014 04896 numaralı marka tescil kaydını değerlendirdiğini, diğer delillerin değerlendirilmediğini, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/38 D. İş sayılı dosyası ve bu dosyada alınan bilirkişi raporunun da tartışılmadığını, endüsriyel tasarım tescillerinin delil olarak değerlendirilmemiş, tartışılmamış olmasının işin esasına etkili olduğunu, zira tescilli bir markanın önceki tarihli bir tasarım tescili içinde yer almasının hükümsüzlük sebebi olduğunu, ek rapor ve kök rapordaki çelişkilerin ve eksikliklerin giderilmediğini, Mahkemenin markaların iltibas teşkil etmeyeceği yönündeki gerekçesine karşı istinaf ve itiraz sebeplerinin, Mahkemece hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürdükleri müvekkili adına tescilli endüstriyel tasarımın inceleme dışı bırakıldığını, hükümde değinilmediğini, müvekkilinin önceki tarihli gerek endüstriyel tasarım tescil belgesinde yer alan gerekse tescilli markasına ayniyet derecesinde benzer olan dava konusu markaların hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu markaların müvekkilinin gerek tescilli tasarımı gerekse tescilli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, Mahkemenin "AKBAR ibaresinin ülkemizde 07.08.1997 tarihinden itibaren dava dışı Akbar Brother Limited Şirketi adına tescilli olduğu" gerekçesinin davalarıyla ilgili olmadığını, bu firmanın müvekkiline karşı yönelttiği hükümsüzlük davasında taraflarınca kullanmama def'inin ileri sürüldüğünü, markanın Türkiye'de kullanıldığının ispat olunamadığını, dava konusu olmayan dava dışı bir markanın gerekçe gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.