7. Hukuk Dairesi 2013/6966 E. , 2013/4247 K. "İçtihat Metni" YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalı ... tarafından Kazakistan-Astana'da yaptırılmakta olan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilik binasının yapım işini üstelenen diğer davalı Yapı Uluslar arası İnş. ve Dış Tic. A.Ş işçisi olarak ça
**7. Hukuk Dairesi 2013/6966 E. , 2013/4247 K.** **"İçtihat Metni"** YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalı ... tarafından Kazakistan-Astana'da yaptırılmakta olan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilik binasının yapım işini üstelenen diğer davalı Yapı Uluslar arası İnş. ve Dış Tic. A.Ş işçisi olarak çalıştığını, ücretler düzenli ödenmediği gibi, fazla mesai, hafta tatili ile bayram tatili ücretlerinin ödenmediğini, ihbarda bulunulmadan iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davalılar arasındaki sözleşmede işçilerin alacaklarının hak edişten kesilerek öncelikle ödeneceği belirtilmesine rağmen ödenmediğini, sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek, alacaklarının davalı işverenlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili Bakanlığın, Kazakistan-Astana'da yaptırılmakta olan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilik bina inşaatını ihale ile ve bir anlamda anahtar teslimi olarak diğer davalı işverene verdiğini, müvekkilinin işyerinde bir işverenlik sıfatı bulunmadığından, diğer davalı ile aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, bu sebeple İş Yasasının 2/6 maddesi uyarınca bir sorumluluğunun bulunmadığını, kendilerine husumet tevcih edilemeyeceğini, teminatın bir riziko sebebiyle ihale eden kuruma verildiğinden akıbeti bilinmeyen bir konuda tedbir konulamayacağını beyan ederken, diğer davalı şirket yetkilisi, sözleşmenin tarafının Astana .../.. 2013/6966-4247 S.2 Büyükelçiliği olduğunu, Büyükelçiliğin ayrı tüzel kişiliğe sahip olup, davalı Bakanlığa karşı dava açılamayacağını, ayrıca kendilerinin adresinin İstanbul olması sebebiyle davanın İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının işyerinde çalıştığı hakkında bir kayıt bulunmadığı gibi, kontrollerin sıkı yapıldığı Kazakistan'a "turist" vizesi ile giriş yapan bir kimsenin işçi olarak çalıştırıldığının kabul edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda dava gerekçe gösterilmeden kısmen kabul edilmiştir. Kararı davalılardan Bakanlık temyiz etmiştir. Mahkemece daha önce verilen karar Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 17.09.2012 tarihli kararı ile; Duruşma zabıtları fotokopi ile oluşturulan, karar tefhimi yasaya uygun olmayan kararın salt bu nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme, bozma kararına uymasına rağmen delilleri tartışmadan, hiçbir gerekçe göstermeden davacının alacaklarının kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece Dairenin bozma kararından bahsederek “Mahkememizce bozma ilamı yerinde görülerek uyulmasına karar verilmiş, akabinde, aşağıda belirtildiği şekilde karar verilmiştir.” şeklinde hiçbir gerekçe içermeyen hüküm oluşturulmuştur. Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde hükmün gerekçesinin; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı ilamı). Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar .../.. 2013/6966-4247 S.3 hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri gerekçeli kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğunun karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken Anayasal ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Bakanlığın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.