6. Ceza Dairesi 2012/23841 E. , 2013/6189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrul
**6. Ceza Dairesi 2012/23841 E. , 2013/6189 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirilmede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının kendisinin veya yakınanın hayatına vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır. Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Yağma suçlarında genellikle tanık olmadığı, yakınanın beyanları doğrultusunda karar verildiği dikkate alındığında, bu beyanların oluşa uygun tutarlı olmasının bir zorunluluk olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunda, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına" olarak kişinin kendisine veya başkasına icrai davranışlarla yarar sağlanmasıdır. Dolandırıcılık salt mal varlığına karşı işlenen bir suç değildir. Mal varlığı yanısıra irade ve karar verme özgürlüğünü korumaya yönelik bir suçtur. Dolandırıcılık suçunda mağdur yanıltılmaktadır. Yani dolandırıcılık suçu tipik bir hile suçudur. İrade hile ile fesada uğratılmaktadır. Başkasına ait taşınır bir malı, zilyedin rızası olmaksızın, faydalanmak amacıyla bulunduğu yerden alarak, kendi alanına sokmak hırsızlık suçunu oluşturur. Hakimin bu günden dünü öğrenmesi CMK'nuna göre elde edilen delillere göre olacaktır. Deliller resmi, gayri resmi kayıtlar, belgeler ve tanık anlatımlarından oluşur. Tanık, olay öncesi, olay sonrası beş duyusu ile edindiği, bilgi ve görgüsü olan kişiyi anlatmaktadır. Bu norm kuralları içinde iddia, savunma delil ve tanık anlatımları ayrı ayrı değerlendirilip, tartışılarak sonuca ulaşması gerekir. Bu bağlamda, somut olaya gelince; Demir sanayi ticareti ile uğraşan yakınan ...'nin 01.03.2011 havale tarihli dilekçe ile özetle; Merter de devamlı yemek yediği lokantada garson olarak çalışan sanık ... ...'a "Kars'a gideceğini, orada hayvan fiyatlarını araştıracağını ve hayvancılık yapacağını, bu işten anlıyorsan beraber çalışmak ister misin" diye sorması üzerine, sanık ...'un köylerinde ...'ın olduğunu ve çobanlık yaptığını, ailece maddi açıdan kötü durumda olduklarını, babasında sarı metal paralar bulduğunu, ne olduklarını bilmediklerini, söylemesi üzerine yakınanın da, sanık ...'e ...'in İstanbul'a gelmesini söyle demesi üzerine, sanık ...'in ertesi gün İstanbul'a yakınanın yanına geldiği ve yakınanın ...'ten aldığı metal parayı kuyumcuya gösterdiğinde, kuyumcunun bunun Reşat altını olduğunu ve satılmasında sakınca bulunmadığını söylemesi üzerine, yakınanın sanık ...'e bu durumu anlattığı, sanık ...'in "abi bizim Türkçemiz yok bizi kandırırlar" demesi üzerine, yakınanın sanıklar ile birlikte 22.02.2011 günü İstanbul'dan Kars'a uçakla geldikleri, yakınanın ... Rent a Car'dan araba kiralayarak ilk önce Kars ili Selim İlçesi Bayburt Köyün'de dolaşarak hem ziyaret, hem de büyükbaş hayvan fiyatlarını araştırdıkları, daha sonra Iğdır'a geldikleri burada sanık ...'in babasına yanına köy yemeği yemek için gitmek amacıyla telefon ettiği, babasının eşinin hasta olduğunu söylemesi üzerine, buraya gitmedikleri sanık ...'in kardeşi olarak tanıttığı ...'ın evine gittikleri, sanık ...'in babası olan kişinin, daha önceden bir adet numune olarak gördüğü metal paralardan, iki avuç gösterdiğini, kendilerine bunları satmaları konusunda yardımcı olursa, pazar günü kurulacak mal pazarında, hayvan almasına yardımcı olacaklarını söyledikleri, yakınanın aynı gün sanıklarla otelde kaldığı, 23.02.2011 günü Akbank Iğdır şubesine giden yakınanın hesabından canlı hayvan alacağından bahisle 101.000 TL çekeceğini söylemesi üzerine, banka görevlisi ...'ın saat 12.00'de paranın hazır olabileceğini söylemesi üzerine, yakınanın sanık ... ile birlikte bankaya gidip, para çektiği 1000 TL'sini yanına aldığı 100.000 TL'yi ise boydan asmalı çantasına koyduğu, sanık ...'in babası olarak tanıtılan ... isimli kişiyi özel doktora götürmek için hareket ettiklerinde, ... isimli kişinin iğneden korktuğu için eşinin getirilmesini istemesi üzerine onu almak için Doğubayazıt istikametine yaklaşık 10 km gittiklerinde, arabanın durduğu, sanıklar ve yanında iki kişinin inerek yakınandan parayı istedikleri, yakınanın parayı vermeyeceğini söylemesi üzerine "eğer vermezsen seni öldürüp, buraya gömeriz kimse bulamaz" diyerek elindeki çantayı alıp koşarak mezraya doğru gittikleri, yakınanın olay yerinden ayrılıp, Doğubayazıt'a geldiği ve burada ... ticaret isimli nalbur dükkanına girerek başından geçenleri anlattığı, onun da "verilmiş sadakan varmış, bunlar katil, tavuk keser gibi insan keserler, bir an önce İstanbul'a dön" diyerek yakınanın telefon numarasını alıp, bilahare 0472 312 42 93 numaradan arayıp," bunların çete üyesi olduğunu seni iyiliklerinden dolayı bıraktıklarını" söylediğini ifade ettiği, otele dönen yakınanın durumu otel yetkilisine anlatarak ertesi gün ilden ayrıldığı, ayrılırken yolda kendisine trafik cezası kesildiğini, bu aşamada durumu işlemi yapan polise de anlattığını, onun da İstanbul'a döndüğünde davacı olması gerektiğini salık verdiğini açıklayıp, yakınanın 08.04.2011 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ve yargılamadaki beyanında ise, yukarıdaki beyanından farklı olarak olay sırasında araçtan sanık ... ile ... ve Mehmet isimli şahısların indiğini, ... isimli şahısın araçtan inmeden önce kendisinden yanında bulunan parayı istediğini, kendisinin vermediğini dışarıdan bu şahısların tartıştıklarını, sanık ... ve kendisinin de araçtan indiğini, sanık ...'in yakınana " sen altınları gördün, parayı vermediğin için bunlar sana zarar verecekler, seni burada öldürüp mezraya gömerler seni kimse bulamaz parayı ver, senin paranın kefili benim" dediği, ... isimli kişinin yakınana "mezraya gel" dediği, sanık ...'in de "sen gitme parayı ver" dediği sırada, ... isimli kişinin yakınanın boynunda asılı bulunan 100.000 TL paranın bulunduğu çantayı asılarak aldığı ve ... isimli şahsa verdiği, ... dışındaki kişilerin mezraya doğru hızla koşarak ayrıldıkları, yakınanın kimse tarafından darp edilmediğini, tehdit ile çantasının alınmadığını söylemiş ve ardından da şu anda anlattığı beyanın doğru olduğu yönünde, açıklamada bulunup ayrıca otele döndüğünde otel görevlisi olan ...'a dolandırıldığını, gasp ve zorla parasının alınmadığını anlattığını aktarmıştır. Otel görevlisi ... da yakınanın mahkeme aşamasında bu anlatımını kısmen doğrulayacak şekilde beyanda bulunmuştur. Sanıklar aşamalarda yakınanla birlikte olduklarını kabul ettikleri ancak atılı suçu işlemediklerini savunmuşlardır. 31.03.2011 tarihli tutanağa göre, ... ticaret isimli işletmeyi polisin 0472 312 42 93 numaralı hattan aradığında, ... ...'un "yaklaşık bir ay önce ... isimli kişinin geldiğini adı geçen şahısları sorduğunu, kendisinin ... ve ... soy isimli kişilerin ... köyünde oturduklarını, bu köyün sıkıntılı bir köy olduğununun "yanıtını aldığı tutanağa bağlanmıştır. 31.03.2011 tarihli tutanağa göre, olay yerinin meskun mahallere uzak olduğunun, yakınan ..., sanıklar ... ve ...'ın İstanbul'dan uçakla Karsa gelip, oradan Iğdır'a gelip otelde kaldıkları, bankadan yakınanın sanık ... ile birlikte para çektileri, bu aşamaya kadar yağma suçunda aranan nitelikte bir cebir ve tehditten bahsetmenin mümkün olmadığı, Ancak; 31.03.2011 tarihli tutanakta bahsedilen olay yeri ve burada gelişen eylemlerinin suç olup, olmadığı veya hangi suçu oluşturduğu tayini tespitinde duraksamaların giderilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; Öncelikle yakınanın beyanında ve mahkemenin gerekçesine konu edilen ... ticaret isimli işyerinin sahibi ... ...'un, Kars'a dönerken kendisine trafik cezası kesen ve trafik tutanağında isimleri geçen polis memurları" ... ve ..."in yeminli beyanlarının alınarak, yakınanın kendilerine dilekçede bahsettiği şekilde bir anlatımı olup, olmadığının varsa ne şekilde olduğu, yakınanın otelden ilişkiyi kesme tarihi ile oto kiralama işleminin hangi tarihleri kapsadığı, kiralamanın kim adına yapıldığı, sorularak delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilip, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Avukat ...'nın duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 27.03.2013 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'un katıldığı oturumda, sanık ... ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.