11. Hukuk Dairesi 2015/1304 E. , 2015/7288 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2010/1499-2013/979 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg…
**11. Hukuk Dairesi 2015/1304 E. , 2015/7288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2010/1499-2013/979 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki ortaklık hisselerini devrederek hem ortaklıktan hem de müdürlükten ayrıldığını, davalı şirketin 29/06/2010 tarihinde müvekkili aleyhine teslim edilmeyen kasa tutarı adı altında alacaklı olduğundan bahisle takip başlattığını, müvekkilinin davalı şirkete böyle bir borcu olmadığını, icra dosyasına 1.815,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitini ve 1.815,00 TL'nin istirdadını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkil şirkette müdür olarak çalıştığını, davacının yapılan işleri az gösterdiğini, şirketin banka hesaplarında para olmayıp mizan ve bilançoda paranın kasa hesabında gözüktüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortak ve tek imza ile geniş yetkiler verilen müdür olduğu ve şirket defter kayıtlarının yasanın aradığı şekilde tutulmasından da sorumlu olduğu ve şirket kayıtları itibariyle davacının şirket müdürlüğünden ayrıldığı tarih olan 18/05/2010 tarihi itibariyle kasada 60.267,16 TL nakit bulunması gerektiği, takipte talep edilen tutarın 64.967,02 TL olduğu, davalının 4.699,86 TL borçlu olmadığı, davacı taraf ortak olarak şirket adına kendi şahsi hesabından şirketin diğer ortaklarına veya da ortaklarının çocuklarına ödemeler yaptığını beyan etmiş ise de söz konusu ödemelerin şirket faaliyetleri dışında yapıldığından şirketi bağlamadığı, davacı davalı şirketten 7.796,66 TL alacaklı ise de, söz konusu miktarın infaz sırasında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle bu miktar yönünden mahsup işlemlerinin yapılmadığı, takip durdurulmadığından ve davalı yapılan takipte haksız ve kötü niyetli olmadığından tarafların kötü niyet tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra müd. 2010/5177 esas sayılı dosyasında davacının 4.699,86 TL borcu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik taleplerin reddine, davacının davalı şirketten cari hesap alacağı uyarınca 7.996,67 TL alacağının ise icra dosyasında infaz sırasında mahsubu gerektiğinden bu yönde talebinin infaz sırasında değerlendirilmesine, tarafların kötü niyet tazminatı ve davacının istirdata yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.