TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/09/2025 NUMARASI :2025/826 Esas (Ara Karar) DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yolun…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1750 Esas 2026/156 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1750 KARAR NO : 2026/156 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/09/2025 NUMARASI :2025/826 Esas (Ara Karar) DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmasına rağmen müvekkili çağrılmaksızın 18/07/2025 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, pay defterinin müvekkiline gösterilmediğini, müvekkilinin ortaklık sıfatı yok sayılarak işlem tesis edildiğini, genel kurulun hem kanuna hem dürüstlük kuralına aykırı şekilde gerçekleştiğini ve baştan sakat olduğunu iddia ederek davalı şirketin 01/12/2024 tarihli 2024/01 numaralı yönetim kurulu kararı ile alınan ve Ankara 25. Noterliğinin 16/06/2025 tarih 06085 yevmiye numarası ile akdedilen hisse payı devir sözleşmesinin geçerliğinin tespitine, ilgili kararın tescil ve ilanına, 18/07/2025 tarihli genel kurul kararlarının iptaline, bu genel kurul kararlarına dayanılarak yapılan 21/07/2025 tarihli ticaret sicili tescilinin iptali ve/veya düzeltilmesine, davalı şirket tarafından genel kurul tarihinden bu yana elde edilen kar ve müvekkilinin mahrum kaldığı kazançların müvekkiline ödenmesine, yargılama sonuna kadar kötü niyetli hisse devirlerinin önlenmesi açısından ve müvekkilinin çıkarlarının korunabilmesi adına şirket hisselerine, mal varlıklarına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, genel kurul kararlarının icrasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25/09/2025 tarihli dilekçesinde özetle; şirket hisseleri ve malvarlığı ile banka hesapları üzerinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde şirket yönetimi için kayyım atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 08/09/2025 tarihli ara karar ile; dava konusu edilen şirket hisselerinin devirlerinin önlenmesi, genel kurul kararlarının icrasının tedbiren durdurulması ve şirkete ait mal varlıkları ile banka hesaplarına tedbir konulmasını yönelik talebi yargılamayı gerektirdiğinden ve bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece 30/09/2025 tarihli ara karar ile; dava konusunun yönetim kurulu kararının tescil ve ilanı, genel kurul kararının iptali ile mahrum kalınan kazanç payının tahsili istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbire konu şirket hisseleri, şirketin malvarlığı ve banka hesaplarının dava konusu olmadığı; ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak, muaccel alacağın varlığı ve miktarı ile davalının malları gizleme ve kaçırmaya yönelik eylem ve hileli işlemlere dair dosya kapsamında yaklaşık ispat bulunmadığı, davacı tarafından davanın esası yönünden haklılığı yaklaşık olarak ispat edilemediği; davacının şirkete kayyım atanmasına yönelik terditli talebinin ise, kayyım tayinini gerektirir şirket organ eksikliği bulunmadığı, davacı tarafın kötü yönetim ve diğer iddialarının ihtiyati tedbir kararı için yeterli olmadığı, kayyım atanmasına yönelik yaklaşık ispata ilişkin somut delili bulunmadığı ve talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve şirkete kayyım atanmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 08/09/2025 tarihli karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir verilmemesi halinde müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili 30/09/2025 tarihli karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, tedbir talebinin reddinin müvekkili açısından hak kaybına neden olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; genel kurul kararlarının iptali istemli davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine doğrudan bu hususta tebligat yapılması gerekirken bu hususta yönetim kurulu üyelerine herhangi bir tebligat yapılmamıştır. Bu durum ise TTK'nun 449. maddesine aykırıdır. Hal böyle olunca mahkemece genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine doğrudan bu hususta tebligat yapılması gerekirken şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmadan dava konusu genel kurul kararının ifasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, TTK'nun 449. maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyelerine belirlenecek makul sürede veya duruşmada tedbir istemi hakkında beyanda bulunmaları, tebliğe rağmen beyanda bulunmamaları halinde beyan vermekten kaçındıkları ve tedbir istemi hakkında karar verileceği ihtarını içerir muhtıra tebligat edilerek şirket yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alındıktan sonra genel kurul kararının ifasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 08/09/2025 tarihli ara karara ve 30/09/2025 tarihli ara karara karşı sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin genel kurul kararının ifasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 08/09/2025 tarihli ara karara ve 30/09/2025 tarihli ara karara karşı sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/09/2025 tarih ve 2025/826 Esas (Ara Karar) Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin genel kurul kararının ifasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi konusunda 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılarak yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL'nin talep halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı iadesine, 5-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/(1)-f ve 353/(1)-a.6 maddeleri gereğince kesin olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 23/02/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -