2. Ceza Dairesi 2021/16591 E. , 2021/21270 K. "" Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/02/2020 tarihli ve 2019/11577 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/06/2020 tarihli ve 2020/1089 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 1…
**2. Ceza Dairesi 2021/16591 E. , 2021/21270 K.** **"İçtihat Metni"** Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/02/2020 tarihli ve 2019/11577 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/06/2020 tarihli ve 2020/1089 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/06/2021 gün ve 10652/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021 gün ve 2021/82955 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, şüphelinin olay günü müşteki ile müşterek malik oldukları arazinin müştekiye ait olan kısmında yer alan fındık ve karayemiş ağaçlarının dallarını kesme eylemi hakkında, söz konusu ağaçların hayatını devam ettirebileceğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosyada mevcut 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ile müştekiye ait taşınmaz üzerinde yer alan 5 adet fındık ocağı içinden fındık dallarının ve karayemiş ağacının dallarının kesildiğinin tespit olunduğu, suça konu bu eylemin şüpheli ... tarafından işlendiğine ilişkin tanık beyanının dosyada yer aldığı, bu itibarla şüphelinin üzerine atılı dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme suçunu işlediği hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: