11. Hukuk Dairesi 2014/5312 E. , 2014/8892 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2012 gün ve 2010/522-2012/222 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/12/2013 gün ve 2013/2158-2013/22044 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı-diğer birleşen davada davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, do…
**11. Hukuk Dairesi 2014/5312 E. , 2014/8892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2012 gün ve 2010/522-2012/222 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/12/2013 gün ve 2013/2158-2013/22044 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı-diğer birleşen davada davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak atanan müvekkilinin % 49, dava dışı ...'ın % 50 ve ...'nın % 1hisse ile ortağı oldukları dava dışı ...İnş. Otom. ve Hayv. Gıda Tarım Elkt. San. Tic. Ltd. Şti'nin 01.10.2010 tarihli toplantısında, diğer iki ortağın oy çokluğu ve müvekkilinin muhalefeti ile dışarıdan dava dışı ... isimli kişinin müvekkili ile münferiden imzaya yetkili ikinci müdür olarak atandığını, 05.10.2010 tarihinde ... ile şirket ortağı dava dışı ...'nın ...’nda müvekkilinin imzasını taklit ederek bu kararın tescilini sağladıklarını, davalı idarece imzanın müvekkiline ait olup olmadığının denetlenmediğini, yapılan işlemin Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 24, 31. ve 71. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, yapılan tescil işleminin yok hükmünde olması nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı ... vekili, dışarıdan müdür olarak atanan davalının bu görevini usulsüz bir şeklide yerine getirdiğini, müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle müdür olarak atandığı kararı ticaret siciline tescil ettirdiğini, şirket parasını zimmete geçirdiğini, bankalardan elektronik şifre talep ederek şirket hesaplarını idare etmeye çalıştığını, başka bir şirkette ortak olduğu halde rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek, davalı tarafın şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, atılı iddiaların doğru olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin görevini yapmasını engellemeye çalıştığını belirterek davanınreddini savunmuştur. Birleşen davada davacı ... vekili, davalı tarafın sözleşme ile atanmış müdür olmanın verdiği hak ve yetkileri suistimal ederek diğer ortakların haklarına halel getirdiğini, davalının denetlenebilmesi için dava dışı ...'in de müdür olarak atandığını, ancak anılan müdürün görevini davalı ve oğlunun engellemeleri nedeniyle yerine getiremediğini, davalının kendi menfaatleri doğrultusunda şirketin içini boşalttığını, işyeri açma ve çalışma ruhsatını almayarak işyerinin beş kez kapatılmasına neden olduğunu, şirketin ve şirket ortaklarının ticari itibarını zedelediğini, idarede iktidarsızlık gösterdiğini, şirkete ait vergi borçları ve SSK primlerini takip etmediğini, şirketi muvazaalı olarak borçlandırdığını, davalı hakkında... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen... 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2010/551 Esas sayılı davalarının reddine ve birleşen... 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/609 Esas sayılı davasının kabulüne ilişkin karar, asıl ve birleşen birleşen... 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/551 Esas sayılı davasında davacı, birleşen... 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/551 Esas sayılı davasında davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı-diğer birleşen davada davalı ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı-diğer birleşen davada davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı-diğer birleşen davada davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.