11. Hukuk Dairesi 2010/11865 E. , 2012/2216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticarat Mahkemesi’nce verilen 21.07.2010 tarih ve 2009/561-2010/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgele
**11. Hukuk Dairesi 2010/11865 E. , 2012/2216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticarat Mahkemesi’nce verilen 21.07.2010 tarih ve 2009/561-2010/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı limited şirketteki hissesini 12.03.1997 tarihinde ...'ya devrettiğini, ancak dava tarihine kadar hisse devrinin Ankara Ticaret Sicil Memurluğunda tescilinin yapılmadığını ileri sürerek, şirket ortaklığından devir yolu ile ayrıldığının tespiti ile devir alan adına sicilde tescil ve ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı, TK. 35. maddesine göre tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 12.3.1997 tarihli noter senediyle davalı şirketteki hissesini ...'ya devrettiği, ancak TTK'nun 520. maddesine uygun olarak ortaklar kurulu kararı ile devrin onaylandığının ve pay defterine tescilin gerçekleştiğinin usulünce kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava, limited şirketteki payın devredildiğinin tespitine ilişkin olarak açılmıştır. Davacı, devir işlemlerinin usulüne uygun yerine getirilmesine rağmen şirketin sicil kaydında halen ortak olarak göründüğünü ileri sürerek iş bu davayı açmış, davalı tarafa TK’nun 35. maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Şirkete ayrıca gönderilen davetiyeye rağmen şirketin defter ve belgelerinin ibrazı sağlanamadığı gibi, davacı da devre ilişkin belgeleri temin edip mahkemeye sunamamıştır. Her ne kadar davacının kural olarak davasını ispat etmesi gerekirse de, payın TTK’nun 520. maddesi uyarınca usulünce devredilip devredilmediğinin tespiti için şirket kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Pay devri noterde yapılmış ise de tarafların bilahare bu devirden dönmesi mümkün bulunduğundan böyle bir davada payı devralanın da davada bulunması gerekir. Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davacıya hisselerini devrettiğini iddia ettiği ...’ya husumet yöneltmesi için mehil verilmek ve böyle bir dava açıldığında bu dava ile birleştirilmek, bilahare de şirket kayıtlarının nerede olduğu tespit edilip kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bir karar verilmek gerekirken, davacı tarafça ibraz edilmesi mümkün olmayan defter ve belgelerin ibraz edilmediği ve davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.