11. Hukuk Dairesi 2013/10758 E. , 2013/16172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.10.2011 gün ve 2011/37-2011/33 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.02.2013 gün ve 2012/2280-2013/1938 sayılı kararı aleyhinde davalı TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d
**11. Hukuk Dairesi 2013/10758 E. , 2013/16172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.10.2011 gün ve 2011/37-2011/33 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.02.2013 gün ve 2012/2280-2013/1938 sayılı kararı aleyhinde davalı TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile TMSF bünyesine alınan Egebank A.Ş. arasında 02/09/1999 tarihli yazılım lisans kuruluş eğitim ve danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması aşamasında bu proje ile bağlantılı olarak aynı bankadan kredi kullanıldığını, kredinin teminatı olarak M. Tefvik Doğrular'a ait taşınmazlar üzerine 500.000 TL'lik teminat ipoteği konulduğunu, bankanın TMSF'ye devrinden sonra bankaca sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilmesi üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/560 esas sayılı dosyası ile 02/09/1999 tarihli sözleşmeden doğan alacakların tahsili için dava açıldığını, bu davada ayrıca kredi borcunun alacaktan takas ve mahsup edilerek borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkinin istenildiğini, TMSF'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine zor durumda kalan müvekkillerinin taşınmazı üzerindeki teminat ipoteği ile birlikte satmak zorunda kaldığını, takas hakkının doğduğu an itibariyle ipotek borcunun bitmesine karşın yargılamanın uzaması sebebiyle ipoteğin silinemediğini, 500.000 TL'lık miktarın taşınmaz maliki tarafından müvekkillerine ödeneceği yerde TMSF'ye ödenmek zorunda kalındığını, taşınmaz malikinin ödemeyi yapmakla bir kaybı ve fakirleşmesinin olmadığını, esasen taşınmazın yükümlülükle birlikte satın aldığını, ödenen miktarın davalı TMSF uhdesinde kaldığını ve sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini belirterek 500.000 TL'nın 06/12/2005 ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu ipotek bedelinin kredi alacağına mahsup edildiğini, ödeme tarihi itibariyle kredi alacağının mevcut olduğunu, ödenen miktarın kredi alacağından daha düşük olması nedeniyle fazla ödemenin olmadığını, İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2000/560 sayılı dosyasında davacıların müvekkili kurumdan alacaklı olduklarına dair kararın henüz kesinleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece taşınmazlar üzerinde davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesinin teminatı olarak taşınmaz maliki M. Tevfik Doğrular tarafından birinci derecede teminat ipoteği verildiği, ipoteğin limit ipoteği niteliğinde olduğu, ipotek borcunun son malik tarafından 06/12/2005 tarihli makbuzla davalı TMSF'ye ödenerek ipotek borcunun sona erdiği, davacıların alacağından düşülen kredi borcu nedeniyle taşınmazın serbest kaldığı, bu kapsamda taşınmazın malikinin aktifinde artış olduğu, bu artışın da satış ile TMSF'ye intikal ettiği, ipotek bedelinin TMSF'ye ödenmesinin sebepsiz zenginleşmesine yol açtığı, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 500.000 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.02.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TMSF vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TMSF vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı TMSF harç ve cezadan muaf olduğundan, harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.