11. Hukuk Dairesi 2012/3649 E. , 2013/3267 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2010 tarih ve 2009/1154-2010/1375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2012/3649 E. , 2013/3267 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2010 tarih ve 2009/1154-2010/1375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin halen fiili olarak ortada bulunmayan fakat resmiyette faal görünen Eksper Labaratuvar ve Endrüstriyel Ürünler San. Tic. Ltd. Şti'nin ortaklarından biri olup, bu şirketin mevcut vergi borçlarını ödemeyememesi üzerine alacaklı vergi dairesinin ortaklardan müvekkili olan davacıyı bularak ondan şirketin bir kısım vergi borçlarını taksitler halinde tahsil etmeye başladığını, davacı müvekkilinin şirket adına ödediği bu vergi borçlarının kendi payı dışında kalan kısmını diğer ortaklardan üçünden ısrarla istemesine karşın alamadığını, bunun üzerine ortaklardan birisi olan davalı hakkında vergi borcunun onun payına düşen kısmı için ... .... İcra Müdürlüğü‘nün 2009/9990 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak takibin itiraz üzerine durduğunu, itirazın haksız bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinden talep edilen vergi borcunun dava dışı şirkete ait bulunduğunu, öncelikle şirket aleyhine cebri tahsil ve takip yoluna gidilmiş olması gerektiğini ve rücu şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortağı olduğu şirketin vergi borcu için şirket adına ödeme yaptığı, ancak şirket aleyhine ödeme emri gönderildiğine ve takibin semeresiz kaldığına ilişkin delil ve belge mevcut bulunmadığı ve iflas kararına esas bilirkişi raporunda iflasına karar verilen şirketin iflas tarihinde mal varlığının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı tarafından ödenen dava dışı şirkete ait vergi borcunun, davalının hissesi oranında rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, dava dışı şirket aleyhine ödeme emri gönderildiğine ve takibin semeresiz kaldığına ilişkin delil ve belge mevcut bulunmadığı, dava dışı şirketin iflas kararına esas bilirkişi raporunda şirketin iflas tarihinde mal varlığının mevcut olduğunun belirlendiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6183 Sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Somut olayda da, davacının dava dışı şirketin vergi borcunu bu kapsamda ödediği ve davalıya hissesi oranında rücu ettiği, ayrıca dava dışı şirketin borca batık bulunduğunun diğer dosyada alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava dışı şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından davalının sermaye hissesi oranında sorumlu bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.