11. Hukuk Dairesi 2011/11764 E. , 2012/18737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2010/235-2011/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/11764 E. , 2012/18737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2010/235-2011/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının "Bir-Kar Soğuk Madde Tel Çekme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" adlı şirketin ortakları olup davalının yetkili müdür olarak seçildiğini, davalının şirketi iyi idare edemediğini, çevrede ve sektörde şahsına ait iş yeri imaj oluşturduğu, şirketten şahsi çıkar sağladığını, nerede ise şirketin içini boşalttığını, uzun yıllardır kar dağıtımı yapmadığını, şirketin kuruluş ve ana sözleşmedeki amaçlarının ortadan kalktığını, şirket ortakları müvekkillerinin istemesine rağmen davalının şirketin hesap ve defterlerini incelenmek üzere kendilerine vermediğini, şirket ortağı olan ...in vefatı ile intikal kayıtlarının yapılması gerektiği halde davalının görevini yapmadığını, uzun yıllardır ortaklar kurulunu toplanmadığını ileri sürerek davalının şirket müdürlüğünden azli ve tüm yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirketin 1997 yılında kendi mal varlığı ve imkanları ile kurulduğunu, bir aile şirketi şeklinde yürütüldüğünü, müvekkilinin ücret almaksızın tüm mesaisini şirkete hasrettiğini ve kendi emeği ile elde edilen geliri tüm ortaklara ödediğini, ancak akrabalık bağı nedeniyle herhangi bir makbuz imzalamayan şirket ortaklarının gerçek dışı iddialarda bulunduklarını, oysa 1997 yılından bu yana şirketin kendisine ücret borcu bulunduğunu, davacılardan ...'in iki yıl önce 4.350,00 TL hac için şirketten para aldığını, tüm davacıların hergün şirket merkezinde olup gereksinimlerinin şirket kasasından karşılandığını, her yıl başı ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, şirketin kâr veya zarar edip etmediğinin tüm ortaklarca bilinebileceğini, müvekkilinden başka kimsenin çalışmadığını, davanın şirket aleyhine ikame edilmesi gerektiğini, bugüne değin davacıların müdür atanması konusunda herhangi bir taleplerinin olmadığını, bu nedenle dava koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'in şirket ana sözleşmesi ile ilk 15 yıllık dönem için müdür olarak seçildiği, ortaklardan Mehmet Yeşil'in vefatı üzerine hisselerinin eşi Mevlüde ile çocukları Bekir ve Bingül'e intikal ettiği, şirket sicil dosyası kapsamından şirketin kurulduğundan beri sadece bir kez ortaklar kurulu toplantısının yapıldığı, TTK'nun 538. maddesi hükmü uyarınca, şirketin her yıl 1 kez ve iş yılının sona ermesini takip eden 3 yıl içinde ortaklar kurulunu toplantıya çağırması gerektiği, davalının bu kurala uymadığı, ortaklardan Mevlüte Yeşil'in vefat etmesine rağmen dosyadaki veraset ilamına göre yasal mirasçılarına pay devir ve intikal işlemlerini yapmadığı, davalının şirket müdüründe bulunması gereken şirkete ait defter ve kayıtların incelemeye ibraz etmediği, davalı tarafından davacılar ... ve Haşim Yeşim tarafından defterlerin çalındığı iddiası ile C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturmanın devam ettiği belirtilmişse de, adı geçen davacıların şirket defterlerinin kendilerinde olmadığını bildirdikleri, davalının da şirket müdürü olarak TTK'nun 68/4 maddesine uygun şekilde defterlerin zayii olduğu konusunda yetkili mahkemeden bir talepte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'in dava tarihinden önce şirket ortaklığından çıkarıldığı anlaşıldığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulü ile davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının ticari defterlerin çalınmasıyla ilgili şikayetinin sonucu araştırılmamış ise de mahkemenin diğer gerekçelerinin azil için yeterli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.