11. Hukuk Dairesi 2014/4817 E. , 2014/11894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2012/45-2013/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 madd
**11. Hukuk Dairesi 2014/4817 E. , 2014/11894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2012/45-2013/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, iç giyim sektöründe faaliyet gösteren müvekkili adına 2006/38325 sayılı "g+şekil" ibareli markanın 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin sektördeki konumundan haberdar olup müvekkilinin markasından haksız kazanç sağlamak maksadıyla 2010/15076 sayı ile "g+şekil" markasını aynı sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin ihdas ettiği ve münhasıran hak sahibi olduğu markayı tanınmış hale getirdiğini, davalının müvekkili markasına benzetmek saikiyle hareket edip kötüniyetle yaptırdığı tescilinin iltibasa ve haksız kazanca sebep olacağını ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/15076 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin "g+şekil" markalı ürünlerinin 2008 yılında öndegelen online satış sitelerinin portfolyasına dahil olduğunu, 2009 .... güzellik yarışmasında adaylarca giyildiğini, 2010 yılında dünyanın en büyük perakende satış zincirlerinin siparişlerini verdiğini, ünlü moda dergilerinde yayınlandığını, tüm bunların müvekkilinin tanınmışlığını, kötü niyetli olmadığını ve gerçek hak sahibi olduğunu ispatladığını, müvekkilinin korunması gereken üstün hakkının bulunduğunu, markaların font, yazılış, görsel düzenlemelerinin birbirlerine benzemediğini, müvekkili markasının özgün nitelik taşıdığını, tek bir harfin kimsenin inhisarına verilemeyeceğini, aynı harften müteşekkil aynı sınıfta tescilli başka markaların da bulunduğunu, müvekkilinin değil gerçeğe aykırı iddialarda bulunan davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tarafın aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, birbirlerinden haberdar olmamalarının mümkün bulunmadığı, taraf markaları yazım, telaffuz, söylem ve bütünsel açıdan karşılaştırıldığında çağrıştırma nedeniyle karıştırılabilecekleri, davalının tek bir harfin veya işaretin münhasıran tek bir kişi adına tescil edilemeyeceği savunması varsa da markalar karşılaştırıldığında dava konusu markanın hiç bir özgün çalışmaya yer verilmeksizin davacı tarafından kullanılan işaretin aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğu, sadece ufak değişiklikler ihtiva ettiği, ancak bu değişikliklerin davalı markasına ayırt edicilik kazandırmadığı, davacı tarafın öncelik hakkına sahip olduğu ve gerçek hak sahibi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına .... nezdinde tescilli 2010/15076 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/06/2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.