11. Hukuk Dairesi 2009/5198 E. , 2010/11735 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticrat Mahkemesi’nce verilen 23.02.2009 tarih ve 2006/657-2009/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5198 E. , 2010/11735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticrat Mahkemesi’nce verilen 23.02.2009 tarih ve 2006/657-2009/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinin karayolu ile eşya taşımacılığından doğan hukuki ve mali sorumluluğunun CMR. Sigorta Poliçesi kapsamında koruma altına alındığını, sigorta primlerinin cari hesap usulünde ödendiğini,müvekkilinin Türkiye’den Almanya’ya kiraz emtiası taşıdığını,araçların bakımının ve teknik kontrolünün yapıldığını, ancak emtialarda hasar oluştuğundan bahisle alıcı tarafından Hamburg Asliye Mahkemesi'de her iki hasar nedeniyle aleyhe açılan dava sonucu alıcıya 65.295,45 Euro ödenmek zorunda kalındığını, o davanın davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta sözleşmesinin prim ödenmediğinden dolayı tek taraflı feshedildiğinin bildirildiğini, oysa feshin usulsüz olduğunu ileri sürerek, anılan bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, CMR Sigorta Poliçesi kapsamında düzenlenen yedi aylık prim faturasının davacı yanca ödenmemesi nedeni ile müvekkilince poliçenin 25.10.2004 tarihinde feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının prim faturasının davacıya ulaşmasını müteakip 14 gün içinde prim ödemesi yapılması gerekmekte olup, davalı yanca prim faturalarının davacıya gönderildiğine dair bir kaydın sunulmadığı, faturanın gönderildiğinin kanıtlanamadığı, davacının ödemede temerrüdünden söz edilemeyeceği, ortada hasar tarihi itibari ile geçerli ve ayakta bir sözleşmenin bulunduğu,davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.663,36 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.