2. Ceza Dairesi 2015/4553 E. , 2017/8956 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-) Suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk ...'nın 18 yaşını doldurduktan sonra talimat yoluyla alınan 15.02.2010 tarihli ve 23.03.2012 tarihli ifadelerinde "müdafii talebi olmadığını" bildirmesi ve 18 yaşını doldurmuş olan suça sürüklenen ço
**2. Ceza Dairesi 2015/4553 E. , 2017/8956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-) Suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk ...'nın 18 yaşını doldurduktan sonra talimat yoluyla alınan 15.02.2010 tarihli ve 23.03.2012 tarihli ifadelerinde "müdafii talebi olmadığını" bildirmesi ve 18 yaşını doldurmuş olan suça sürüklenen çocuğa müdafi atanmasının zorunlu olmadığının anlaşılması karşısında; mahkumiyet hükmünün 25.04.2013 tarihinde usulüne uygun olarak suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuğun hükmü temyiz etmediği ve daha önce mahkemenin talebi üzerine baro tarafından atanan ve esas mahkemedeki duruşmalara katılan Av. ...'un suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmekle; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, savunmasının alındığı 13.11.2009 tarihli oturum ile 07.04.2010 tarihli oturumun kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça sürüklenen çocuk hakkında kısa kararda ve gerekçeli hüküm fıkrasında atılı suçtan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 143/1 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken “1 yıl 2 ay” yerine sehven “1 yıl 2 ay 20” şeklinde yazılmışsa da, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılması neticesinde 11 ay 20 gün cezanın doğru olarak belirlenmesi karşısında yapılan maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suça sürüklenen çocuğun nüfus kayıt örneğine göre, doğum tarihinin 11.06.1992 olduğu, bu nedenle, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma sırasında 11.06.2010 tarihinde onsekiz yaşını doldurduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 182, 184 ve 186. maddeleri uyarınca verilmiş ayrı bir “kapalılık kararı” da bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan 05.02.2013 tarihli, 14.02.2013 tarihli, 21.02.2013 tarihli oturumlar ile kısa kararın açıklandığı 01.03.2013 tarihli oturumun 5271 sayılı CMK’nın 182. maddesi uyarınca “herkese açık” bir şekilde yapılması ve hükmün de “açık yapılan duruşma sırasında” tefhim edilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece belirtilen duruşmaların kapalı yapılması, 01.03.2013 tarihli hükmün de kapalı duruşmada tefhim edilmesi suretiyle “açıklık kuralının” ihlâl edilmesi, 2- Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı Kanun'un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Katılanın uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, karşılanması gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, 06.10.2006 tarihli kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanağa göre, okuldan gerçekleştirilen hırsızlık suçunu araştıran kolluk görevlileri şüphe üzerine suça sürüklenen çocuk ...'nın evine gittiğinde suça sürüklenen çocuk ...'ın olayı anlatarak suçunu kabul ettiği ve suç eşyaları olan cep telefonu ile bilgisayar kamerasını kendiliğinden getirip polise teslim ederek katılana iadesini sağladığının, hırsızlık suçu yönünden zararın soruşturma aşamasında giderildiğinin ve suça sürüklenen çocuk ...'in de tazmine karşı çıkmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.