T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1230 Esas KARAR NO:2026/211 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/709 Esas - 2023/43 Karar TARİH:24/01/2023 DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1230 Esas KARAR NO:2026/211 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/709 Esas - 2023/43 Karar TARİH:24/01/2023 DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya farklı ebatlarda ...adlı ürününün 142.500,00 USD bedelle satılıp teslim edildiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, ancak bakiye 2.500,00 USD'yi ödemeyip, davacıyı oyaladığını, bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının itirazının iptali ve takibin devamına, davalının %20’den az olmamak kaydıyla inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ...adlı farklı boyutlarda mal alım satım işlemi gerçekleştirildiğini, ancak davacının bu malzemeleri Çin'den alıp davalı davalıya Türk menşei gibi göstererek sattığını, davalının bu malların Türk malı olacağı güvencesi ile ticari ilişki kurduğunu, davacı tarafından, davalı firmaya ihracat kayıtlı fatura kesilirken fatura üzerinde bilgisayar ile yazılması gereken ihraç kayıtlıdır notunun manuel olarak kurşun kalemle yazıldığını, gümrük denetiminde ihracat kayıt notu yetkililer tarafından dikkate alınmadığından KDV kesintisinin davalı üzerinden yapıldığını, davacı tarafından faturada gösterilen adetteki ... hepsinin davalıya teslim edilmediğini, davacının hem ayıp hem eksik ifada bulunduğunu, malların teslimi faturanın kabulünden sonra gerçekleştirildiğinden, sırf faturaya itiraz edilmemesinin davalının borçlu olduğu anlamına gelmediğini, davalının, davacının teslim etmediği kısmın karşılığını ödemediğini, savunarak, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/01/2023 tarih ve 2021/709 Esas - 2023/43 Karar sayılı kararında; "Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin/verildiğinin kabulü gerekir. (Emsal: Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı ilamı)Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, cari hesap alacağına dayanak davalı adına 2020 yılında toplam 2 adet fatura keşide ettiği Ancak tüm faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, tarafların ticari defter kayıtları alacak-borç tutarı bakımından mutabıktır.Yine tüm davacı faturaları davalı tarafça BS formlarıyla vergi dairesine beyan edilmiştir. Bu suretle faturaların ve içeriği malların davalıya teslimi kanıtlanmıştır. Davacı faturalarının davalı tarafça benimsenerek kendi ticari defterlerine kaydedilmiş olması karşısında, öncesinde ayıp ihbarında bulunmayan ve ayıplı ifayı mahkememizde ispat edemeyen davalı vekilinin itirazlar nedenleri de yerinde görülmemiş, davacı tarafın davalıya sattığı ve teslim ettiği ürünlerin ücretini ödemediği, bu sebeple davalının icra takibine ilişkin olarak yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.500 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, 2-2.500 USD alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu faturanın davalı defterinde kayıtlı olmasının fatura konusu ürünün teslim edildiğini ispata yeterli olmadığını, davacının ayıplı mal teslim ettiğini, Türk menşeli değil Çin menşeli ürün teslim ettiğini, ayrıca eksik ürün teslim ettiğini, eksik ürün tutarının faturanın takibe konu edilen 2.500,00-USDlik kısmı olduğunu, davacının dava konusu faturayı ihracat kayıtlı olarak düzenlememesi nedeniyle davalının KDV ödemek zorunda kaldığını, buna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, ileri sürerek, yukarıda izah edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle; tehiri icra taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan alınmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilen bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu İstanbul Anadolu 2 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine, 08/10/2020 tarihli ... numaralı 142.500,00-USD bedelli faturaya dayalı olarak; bu faturadan bakiye 2.500,00-USD'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takibe yasal sürede itiraz edildiği, duran takibe karşı hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece taraf delillerinin toplandığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dava ve takip dayanağı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi defterlerine göre davacıya takip tutarı kadar borçlu göründüğü, buna göre fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği yönünde davacı lehine fiili karine oluştuğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının karinenin aksini ispat eder delil sunmadığı gibi, dava dilekçesinde ileri sürülen ayıp iddiası ile ilgili davacıya ihbarda bulunulduğuna dair delil de sunulmadığı, davalının ihracat kayıtlı olarak düzenlenmediğini savunarak dosyaya sunduğu faturanın, dava ve takip konusu fatura olmadığı, mahkemece gerekçesi açıklanarak davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.624,50-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 406,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.218,37-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.