T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/45 KARAR NO: 2026/1 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 ESAS NO: 2025/783 D.İş KARAR NO : 2025/784 D.İş DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 06/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/01/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Yapılan inceleme sonunda ihtiyati haciz talep eden vekili sunduğu dile…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/45 KARAR NO: 2026/1 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 ESAS NO: 2025/783 D.İş KARAR NO : 2025/784 D.İş DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 06/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/01/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Yapılan inceleme sonunda ihtiyati haciz talep eden vekili sunduğu dilekçesiyle : " ...Müvekkil ..., borçlu ... tarafından keşide edilen aşağıdaki çeklerin yetkili hamilidir: Çek 1: ... A.Ş. ...Şubesi, 31.01.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı, 2.000.000,00-TL bedelli çek. Çek 2: ... A.Ş. ... Şubesi, 31.03.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı, 2.500.000,00-TL bedelli çek. Söz konusu çeklerin asılları müvekkilin elinde olup, alacağın varlığı kambiyo senetlerine dayalı olarak sabittir. 2. İHTİYATİ HACİZ ŞARTLARININ OLUŞUMU (İİK m. 257/2): Her ne kadar yukarıda belirtilen çeklerin keşide tarihleri (vadeleri) henüz gelmemiş olsa da, somut olayda İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen şartlar gerçekleşmiştir....B) Findeks Raporu ve Ödeme Güçlüğü (Aciz Hali): Ekte sunulan ve borçluya ait Findeks Çek Raporu incelendiğinde; "Arkası yazılan ve ödenmemiş" çeklerinin bulunduğu ve risk endeksinin RİSKLİ olduğu görülmektedir. Borçlu son 10 yıl içerisinde toplamda 9 adet çek yazmışken halihazırda 15 adet açıkta çekinin bulunduğu, müvekkil haricindeki çeklerin de yazıldığı, adına kayıtlı tek tapunun üzerinde müvekkilden başka alacaklıların haczi bulunduğu, taşınmazın bankaya ipotekli olduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; borçlunun ticari itibarını kaybettiği, ödeme güçlüğü içine düştüğü ve alacaklılardan mal kaçırma eğiliminde olduğu açıktır....Somut olayda; borçlunun aynı alacaklıya (müvekkile) olan bir önceki çek borcunu ödememesi, bu çekin karşılıksız çıkması ve hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş olması, Findeks sorgu sonucunda RİSKLİ olarak görünmesi, son 10 yıl içerisinde 9 adet çek keşide etmiş iken kısa sürede 15 adet çek keşide ederek piyasaya çek sürmüş olması, müvekkil haricindeki alacaklıların da çeklerinin yazılması, kendisine ait tek tapunun üzerinde yüklü miktarda banka ipoteği bulunması, adına kayıtlı araçta da banka rehini bulunması; borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hareket ettiğini, ödeme niyet ve kabiliyetinin kalmadığını ve vadesi gelmemiş çeklerin de ödenmeyeceğini açıkça göstermektedir. Bu durum, İİK m. 257/2 anlamında alacaklının haklarını ihlal eden ve alacağı tehlikeye düşüren bir haldir. Alacağımız rehinle temin edilmemiştir. Borçlunun mal kaçırma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle, ileride telafisi güç zararların doğmasını engellemek adına, tercihen teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise sembolik bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur....Talebimizin KABULÜNE, Alacağımızın İİK m. 257/2 uyarınca tehlikede olması ve borçlunun ödemeden kaçma girişimleri (önceki çekin karşılıksız çıkması) nedeniyle, borçlu ...'nun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, borca yetecek miktarı (4.500.000,00-TL) üzerine tercihen teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise sembolik bir teminat karşılığında İHTİYATEN HACZİNE, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine..." karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme , 09/12/2025 tarihli gerekçeli kararıyla: "....Somut talep, talep dilekçesi ve ekleri ile yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, talebin çeke dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olduğu görülmektedir. Talebe konu çeklerin ödeme günleri 31/01/2026 ve 31/03/2026 tarihlidir. Vadesi gelmemiş bu çekte ihtiyati haciz isteyen lehdar, karşı taraf ise keşideci konumundadır. Öncelikle ihtiyati haciz bir takip işlemi olmadığından 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3-(8) maddesinde karşılığını bulan; "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanunun'un 707. maddesi uyarınca, kısmen veya tamamen ödenmemiş olması halinde, bu çekle ilgili olarak hukuki takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukuki takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır." şeklindeki yasal düzenleme uygulanmaz. Bu durumda, ihtiyati haciz talebi yönünden İİK'nun 257/2. madde ve fıkrasındaki yasal koşulların oluşup oluşmadığına göre bir değerlendirme yapmak gerekmektedir (benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2015 tarihli ve 2014/19218 - 2015/957 sayılı ve aynı dairenin 28/09/2015 tarihli 2015/9528 - 9562 sayılı ilamları). Dosya kapsamına göre talebe dayanak yapılan çekin keşide tarihinin henüz gelmemiş yani ileri tarihli olması, çekin arkasında işbu çekin muhatap bankasına ibraz edildiğine ve karşılığının bulunmadığına dair herhangi bir ibraz şerhinin olmaması dikkate alınarak çeklerle ilgili hukuki takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulmasının şart olması, talep eden tarafça sunulan findeks raporunda son 10 yılda borçlunun 9 çeki ibraz edildiği sadece 2 tanesi ödenmediği hususu da dikkate alınarak; İİK'nun 257/2. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşiğini ispat etmeye elverişli, mahkememize yaklaşık ölçüde kanaat verici delil sunmadığından talep dilekçesi ve eklerinin kapsamı itibarı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan masrafların talep eden üzerinde bırakılmasına, 4-Karardan bir suretin talep eden vekiline tebliğine,..." karar vermiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili işbu kararı süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Alacaklı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.12.2025 tarihli, 2025/783 D.İş Esas ve 2025/784 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu kaldırılması gerektiğini, Müvekkili, borçlu ... tarafından keşide edilmiş, ...Şubesi'ne ait 31/01/2026 ödeme tarihli 2.000.000,00-TL bedelli ve 31/03/2026 ödeme tarihli 2.500.000,00-TL bedelli, toplam 4.500.000,00-TL tutarındaki iki adet çekin meşru hamili olduğunu , Çeklerin vadeleri henüz gelmemiş olmakla birlikte, borçlunun mali durumunun bozulması, diğer borçlarını ödememesi ve mal kaçırma hazırlığı içinde olduğuna dair kuvvetli delillerin varlığı sebebiyle İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ,yerel Mahkeme, kararında talebimizin vadesi gelmemiş alacağa ilişkin olduğunu doğru bir şekilde tespit ettiğini ve bu durumda İİK m. 257/2'deki koşulların aranması gerektiğini belirttiğini Ancak mahkemeye, sundukları somut ve kuvvetli delilleri hatalı değerlendirerek, "İİK'nun 257/2. maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiğini ispat etmeye elverişli, mahkememize yaklaşık ölçüde kanaat verici delil sunmadığından" bahisle taleplerinin reddedildiğini İşbu ret kararının , hem kanunun ruhuna hem de yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu ihtiyati hacizde aranan ispat ölçüsünün "yaklaşık ispat" olduğunu yerel mahkemenin bu ölçüyü aşan bir değerlendirme yaptığını iik m. 258/1, "alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur" hükmünü amir olduğunu kanun koyucunun burada "kesin ispat" yerine "kanaat getirecek delil" ifadesini kullanarak "yaklaşık ispat" ölçüsünü yeterli gördüğünü somut olayda yerel mahkemeye, sundukları delilleri bir bütün olarak değerlendirmek yerine, adeta kesin ispat arar bir yaklaşımla talebimizi reddederek hukuki bir yanılgıya düştüğünü iik m. 257/2'de aranan şartların gerçekleştiğine dair kanaat oluşturacak kuvvetli deliller dosyaya sunulduğunu borçlunun vadesi gelen başka çeklerini ödememesi, bu nedenle hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine başlanılmış olması: taleplerine konu çekleri keşide eden borçlu ..., yine müvekkiline olan ve vadesi gelen bir başka çek borcunu ödemediğini başka bir çekinde daha karşılıksız çıktığı ve ihtiyati haciz alınarak icra takibine konu edildiğini borçluya ait tapu kaydının takyidat raporunda belli olduğunu, Karşılıksız çıkan bu çek nedeniyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/765 D.İş Esas ve 2025/762 D.İş Karar sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 02.12.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini Bu karar dahi tek başına, borçlunun taahhütlerinden kurtulma maksadıyla hareket ettiğini, vadesi gelen borçlarını ödeme gücünden ve niyetinden yoksun olduğunu gösterdiğini ,Yerel Mahkeme'nin ret kararı, Bölge Adliye Mahkemelerinin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına da aykırı olduğunu, yukarıda anılan Antalya BAM kararına ek olarak, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/2084 E., 2023/1796 K. sayılı kararında, borçluların mal kaçırmasından endişe edilmesi ve alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispatın bulunması halinde ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinin bir takip işlemi olmayacağını alacaklarını güvence altına almayı amaçlayan bir tedbir olduğunu, Yerel Mahkeme'nin kararında da belirtildiği üzere, Çek Kanunu'ndaki "hukuki takip yapılamaz" hükmü ihtiyati haciz talebine engel teşkil ettiğini , alacaklarının rehinle temin edilmediğini, Borçlunun mevcut mali durumu ve önceki eylemleri, vadesi geldiğinde bu çek bedellerini de ödemeyeceğini açıkça gösterdiğini, alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi için ihtiyati haciz kararı verilmesi zorunlu olduğunu arz ve izah edilen nedenler ve re'sen gözetilecek hususlar doğrultusunda; İstinaf başvurumuzun kabulüne, kayseri 1. asliye ticaret mahkemesi’nin 09.12.2025 tarihli, 2025/783 d.iş esas ve 2025/784 d.iş karar sayılı hukuka aykırı kararının hmk m. 353/1-b-2 uyarınca kaldırılmasına, yeniden yapılacak değerlendirme neticesinde, ilk derece mahkemesindeki talebimizin kabulü ile; toplam 4.500.000,00-TL alacağımızın temini amacıyla, borçlu ...'nun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine tercihen teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise %15 oranında teminat ile ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir . HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Talep dayanak ileri tarihli çeklerden dolayı İİK 257/2 md uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında esastan inceleme yapılmıştır. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli kararda yazılı açıklamalar ile mevcut dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; ihtiyati haciz talep eden tarafça dayanak olarak sunulan çeklerin üzerinde yazılı keşide yani vade tarihlerinin (keşide-vade tarihleri 31/01/2026 ve 31/03/2026 tarihlidirler) henüz gelmediği ,bu çeklerin henüz bankaya ibraz edilmedikleri dolayısıyla karşılıksız oduklarının muhatap banka şerhi ile sabit olmadığı görülmüştür. 5941 sayılı Çek kanunun madde 3/8 bendine göre: "(8) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanununun 707 nci maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır." 5941 sayılı Çek kanunun Geçici madde 3/5 bendine göre: "(5) 31/12/2028 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir." İİK 257. maddesine göre: "Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." Şeklinde hüküm altına alındığından dayanak olarak sunulan ve henüz keşide-vade tarihi gelmemiş olan işbu çeklerden dolayı İİK 257/1 Maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulü için, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden ve ayrıca İİK 257/2 maddesi gereğince de aranan koşulların somut talep yönünden gerçekleştiğine,var olduğuna dair olmak üzere mevcut dosya kapsamı itibariyle gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunmadığı ,sunulan beyan/iddia ve findeks raporunun sözkonusu ihtiyati haciz talebinin kabulü için yaklaşık ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli kararı ile söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalar , yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, istinaf edilen kararda usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/783 D.İş Esas- 2025/784 D.İş Karar sayılı, 09/12/2025 tarihli kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden alacaklı tarafından peşin yatırılmış 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden alacaklı ...'den alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , 5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 06/01/2026