11. Hukuk Dairesi 2011/9866 E. , 2012/11749 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2010/670-2011/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9866 E. , 2012/11749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2010/670-2011/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılarca müvekkili aleyhine dava dışı limited şirketin hisselerinin devrini öngören protokole dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, TTK'nun 520/4. maddesi uyarınca limited şirket hisse devir sözleşmesinin hüküm ifade edebilmesi için yazılı olmasının ve imzaların noterlikçe tasdik olunmasının gerektiğini, aksi halde böyle bir sözleşmenin ilgililer hakkında dahi hüküm ifade etmeyeceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte davalıların yok hükmündeki bu protokolün dahi gereklerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötüniyet tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalılar vekili, icra takibine dayanak protokol ile dava dışı limited şirketin hisse devrine yönelik olarak tarafların sorumluluklarının belirlendiğini, bu protokolün hisse devir sözleşmesi olmadığını, davacının söz konusu protokolün kendisine yüklediği taahhütleri yerine getirmekten kaçınmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 520/4.maddesi uyarınca limited şirketlerde pay devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmediği, bu maddede düzenlenen koşulların geçerlilik koşulu olup her iki koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde hisse devrinin yapılabileceği, bu şartları taşımayan söz konusu protokol hükümlerinin geçersiz bulunduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı alacak talep edilemeyeceği, diğer yandan dosyaya sunulan tarihsiz protokolden sonra yapıldığı tarafların kabulünde olan limited şirket hisse devir sözleşmeleri ile anılan protokole konu dava dışı limited şirket hisselerin dava dışı ...'e devredildiği ve devir bedellerinin tahsil edildiği, davalıların hisselerinin dava dışı ...'e devir edilmeleri ve bedellerinin alınması nedeniyle dahi davalıların protokole dayalı davacıdan bir alacak talep edemeyecekleri, davalılarca icra takibinin kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Ankara 32 İcra Müdürlüğünün 2009/17321 sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 8.948,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.