TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/728 KARAR NO : 2025/852 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti.'nin 13.09.1999 tarih ve .…
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/728 Esas - 2025/852 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/728 KARAR NO : 2025/852 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti.'nin 13.09.1999 tarih ve ... sicil numarası ile ...’nde tescil edildiğini, şirket, 01/05/2011 tarihinde tasfiye kararı alındığını ve 04/06/2012 tarihinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığı gerekçesiyle ticaret sicilinden terkin edildiğini, ancak şirketin malvarlığına ilişkin olarak halen çözümlenmemiş bir uyuşmazlık bulunduğunu, özellikle şirket adına kayıtlı taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil davası açılması gerektiğini ve .... E. Sayılı dava açıldığını, şirketin ticaret sicilinden silinmiş olması nedeniyle, bu davaların açılabilmesi ve hakların korunabilmesi için öncelikle şirketin yeniden ihyasının zorunlu olduğunu belirlenerek davacı şirketin ticaret sicilinden terkin edilen kaydının karar tarihi itibariyle ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket kendi isteği ile girmiş olduğu tasfiye sürecinin ardından tasfiye kapanışa dair genel kurul kararının 07.06.2012 tarihinde tescil edilmesi ile terkin olduğunu, Şirketin tüzel kişiliği de bu tarih itibari ile sona erdiğini, davacı şirketin terkin durumda olması karşısında bir tüzel kişiliği ve aktif dava ehliyeti bulunmadığını, bu kapsamda tüzel kişiliği olmayan ve aktif dava açma ehliyeti bulunmayan şirketin açmış olduğu huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davaya konu şirket, 10.05.2011 tarihli genel kurulunda kendi isteğiyle tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiye memurluğuna ... seçildiğini, bu karar 20.05.2011 tarihli ve 7819 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazeteleri yayımlandığını, 03.06.2011 tarihinde 3. son ilanın yapılmasından yaklaşık 1 sene sonrasında şirket, tasfiyesinin sonlanmasına karar verdiğini, bu kararın tescili 07.06.2012 tarihinde yapıldığını, söz konusu terkin 12.06.2012 tarihli ve 8088 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, dava konusu şirket hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ihya söz konusu olmayıp; 6102 sayılı TTK’nin 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK’nin 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Ticaret sicil kayıtları -.... Esas sayılı dosya örneği DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirket ihya davası, tamamlanmamış tasfiyelerin tamamlanmasını sağlayan bir müessese olup, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilmesi ile sona ermektedir. Tüzel kişiliği sona ermiş şirketin hak ehliyetinin ve bu kapsamda davada taraf ehliyetinin varlığından söz edilemeyecek olup, tüzel kişiliği sona eren şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından, münfesih tüzel kişiliğin, gerek yargıda gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilebileceğinden bahsetmek olanaklı değildir. Dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren münfesih şirketin davanın tarafı olma ehliyeti de bulunmamaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olup, taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece bu hususun resen de göz önünde bulundurması zorunludur. Dosya kapsamına göre; Davacı şirketin, 10.05.2011 tarihli genel kurulunda kendi isteğiyle tasfiyeye girme kararı aldığı şirket tasfiye memurluğuna dava dışı ...'ün seçildiği, kararın 20.05.2011 tarihli ve 7819 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği 03.06.2011 tarihinde 3. son ilanın yapılmasından sonra tasfiyesinin sonlanmasına karar verildiği kararın tescili 07.06.2012 tarihinde yapıldığı terkin işleminin 12.06.2012 tarihli ve 8088 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. .... Esas sayılı dava dosyasında; davacının dosyamız davacısı şirket olduğu, dava tarihinin 04.07.2025 olduğu, davacı şirket adına davayı açan Avukat ...'a dava dışı ...tarafından verilen 16.06.2025 tarihli vekaletnameye dayalı olarak davanın açıldığı, davanın tapu iptal tescil davası olduğu, anılan mahkemece verilen 03.09.2025 tarihli yetki belgesi ile davacı vekiline şirketin ihyası hususunda yetki verildiği anlaşılmakta ise de , az yukarıda ifade edildiği üzere davacı şirketin ticaret sicilinden terkin işleminin 12.06.2012 tarihli ve 8088 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmek suretiyle tamamlandığı, buna göre dava tarihinde davacı şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114/1-d, 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE , 2-Harçlar Kanunu 22 maddesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7.maddesi uyarınca uyarınca 22.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ....Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 27/11/2025 Başkan .... ¸[e-imzalıdır] Üye .... ¸[e-imzalıdır] Üye .... ¸[e-imzalıdır] Katip .... ¸[e-imzalıdır]