11. Hukuk Dairesi 2009/11674 E. , 2011/4935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2007/383-2009/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2009/11674 E. , 2011/4935 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2007/383-2009/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin gümrüksüz satış mağazası açma izin belgelerinin bulunduğunu, bu bağlamda hava alanları ve gümrük kapılarında “Free Shop” mağazası işlettiklerini parfüm, kozmetik gibi ürünler sattıklarını, davalının ilanlarında “Artık yurt dışından,Free Shop’lardan ürün taşımayın, çok özel fiyatlar burada” şeklinde ifadeler kullandığını,yine “Free Shop” ibaresinin gümrüksüz satış mağazaları için kullanıldığını,davalının ise aynı ibareyi mağazalarında kullandığını,bu durumda tüketicilerde davalının da gümrüksüz satış mağazası işlettiği izlenimi oluştuğunu,bu durumun haksız rekabet teşkil etiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini, ilan ve reklamların kaldırılmasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, “Free Shop” ibaresinin gümrüksüz satış mağazaları için kullanılacağına dair hüküm bulunmadığını,aynı ibareyi davalının tescilli marka olarak kullandığını,ilanların haksiz rekabet teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ilanlarının karşılaştırmalı reklam olarak değerlendirileceği, ancak reklamın geçerli olması için karşılaştırma konularının doğrulanabilir gerçeklere dayanması gerektiği,ilanlarda davacı şirketleri kötüleyici ifadeler kullanıldığı, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davalının ilanlarda kullandığı ibarelerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilan ve reklam ve teşhirlerdeki “Free Shop” ibaresinin kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve men’i istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davalının ‘Free Shop’ ibaresini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise aynı ibareyi tescilli markaya dayalı olarak kullandıklarını savunarak, 556 sayılı KHK hükümlerine dayanmıştır. Tarafların iddia ve savunması dikkate alındığında, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nin hükümlerinin de uygulanması gerekmektedir. Bahse konu KHK'nin 5194 sayılı Yasa ile değişik 71. maddesinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, anılan mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği düzenlenmiştir. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Mahkemelerin görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Bu durum karşısında, ihtisas mahkemesi sıfatıyla davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu benimsenip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.