İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd. Şti.'nden olan %50 hissesini, Büyükçekmece 6. Noterliği'nin ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile 09.05.2018 tarihinde ...'…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1141 KARAR NO : 2025/2042 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI : 2020/630 Esas - 2022/398 Karar DAVA: İtirazın İptali (Şirket Hisse Bedelinden Kalan Alacak ve Tescilin Geç Yapılmasından Kaynaklı Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd. Şti.'nden olan %50 hissesini, Büyükçekmece 6. Noterliği'nin ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile 09.05.2018 tarihinde ...'a devretmiş olduğunu, müvekkili ve ...'ın iki şahit huzurunda yapmış oldukları 18.04.2018 tarihli tutanak ile de şirket payı devir şatlarını ve ödeme planını düzenlemiş olduklarını, iş bu tutanak ile ...'ın şirket payının devrine karşılık 30.000,00 TL ödemeyi (4 taksit halinde: 15.05.2018 tarihinde 7.500-TL, 30.06.2018 tarihinde 7.500-TL, 16.07.2018 tarihinde 7.500-TL ve 15.08.2018 tarihinde 7.500-TL ) ve müvekkilinin 22.183,08 TL Bağ-Kur prim borcunu ödemeyi ... ve ... 'in şahitliğinde kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, ...'ın 30.000,00 TL tutarındaki şirket payı bedelinin yalnızca 20.000,00 TL'sini ödemiş olduğunu, 10.000,00 TL'sini ödememiş olduğunu, yine ...'ın 18.04.2018 tarihli tutanakta belirtilen ve ödemeyi kabul ettiği 22.185,08TL Bağ-Kur prim borcunu ödememiş olduğunu, ...'ın, 09.05.2018 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde "devir sözleşmesini şirkete ibraz ederek Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını belirtmişse de pay devrine ilişkin kayıt ve tescil işlemini 1 yıl sonra 31.01.2019 tarihinde tescil ettirmiş olduğunu, 06.02.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan olduğunu, ...'ın, 09.05.2018 tarihinden itibaren şirketi faal olarak kullanmış olsa da tescil işlemini 1 yıl sonra gerçekleştirmiş ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vermiş olduğunu, ...'ın, müvekkiline ait şirket payını tüm aktif ve pasifiyle devraldığını belirtmişse de edimlerini gereği gibi yerine getirmemiş olduğunu, müvekkili adına icra takibi başlatılmasına (Çerkezköy İcra Dairesi ...) ve başka bir dosya ile de maaşına haciz konulmasına (İstanbul 36.İcra Müdürlüğü... E.) ve toplamda 7.555,00-TL maaşından kesinti yapılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, ...'ın müvekkiline olan 22.185,08-TL Bağ-Kur Pirim borcu,10.000,00-TL Hisse Devrine ilişkin ödenmeyen tutar, 7.555,00-TL Haksız yere maaşın yapılan kesinti tutarı ve işlemiş faizler ile birlikte toplamda 44.546,24-TL'ye ilişkin Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak borçlu tarafından bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu, davalı-borçlunun ekonomik açıdan sıkıntı içerisinde olduğunu, her an kaçma ve şirket malvarlığını kaçırma ihtimalleri bulunduğunu, böyle bir durum karşısında müvekkilinin alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, beyanla; davalı-borçlunun menkul, gayrimenkul malları ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İhtiyati Tedbir ( Haciz ) konulmasına, davalı-borçlu tarafından Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 44.546,24-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren en yüksek reeskont avans faizi işletilmesine, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...HMK'nın "İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü" başlıklı 204/1 maddesinde düzenleme şeklindeki noter senetlerinin, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağının düzenlendiği, somut olayda taraflar arasındaki hisse devrine esas Büyükçekmece 6. Noterliği'nin 09/05/2018 tarihli ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davacının ... Ltd. Şti.'ndeki 1200 payını davalıya 30.000,00 TL karşılığında tüm aktif ve pasifi ile devrettiği, devir bedelinin nakden ve tamamen alınıp verildiği, bunun dışında devir sebebiyle iddia olunduğu üzere davacının 22.183,08 TL Bağ-Kur prim borcunun davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmadığı, söz konusu sözleşmenin Noterde düzenlenmesi sebebiyle resmi belge mahiyetinde olduğu, bu belgenin geçersiz olduğuna yönelik davacı tarafın bir iddiasının bulunmadığı, aksinin aynı güçte yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre devir bedeli olan 30.000,00 TL'nin nakden ve tamamen alınıp verildiğin ve bunun dışında devir sebebiyle iddia olunduğu üzere davacının 22.183,08 TL Bağ-Kur prim borcunun davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmadığı dikkate alındığında hisse devrine esas noterlik sözleşmesinin resmi senet mahiyetinde olması ve aksinin aynı güçte yazılı delillerle kanıtlanamaması sebebiyle davacının icra takibine konu ettiği davalı tarafından ödenmediği belirtilen 22.185,08-TL Bağ-Kur prim borcu ve 10.000,00-TL devir bedeli bakımından talepte bulunmasının mümkün olmadığı, icra dosyası kapsamında bulunan 18/04/2018 tarihli "Tutanak" başlıklı adi yazılı belgenin taraflar arasındaki hisse devrine esas noterlik sözleşmesinin aksini ispat edecek mahiyet ve güçte bir belge olmadığı, bu nedenle değer verilemeyeceği, davacı vekili, davalının pay devrine ilişkin kayıt ve tescil işlemini 1 yıl sonra yapmış olmasının müvekkilinin mağduriyetine ve müvekkili adına icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek icra takibi ile haksız yere müvekkilinin maaşından yapılan kesinti tutarı olan 7.555,00 TL'nin tahsilini de talep etmiş olsa da 6102 sayılı TTK' nun 598. maddesinin 1 ve 2. fıkrasının "(1)Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur.(2) Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması halinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir." hükmünü ihtiva ettiği, bu hüküm gereğince ayrılan ortağın da devir işleminin tescili yani adının silinmesi için ticaret siciline başvurma hakkı bulunduğu anlaşılmakla bu yönden de davacının davasında haklı olmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli karar incelendiğinde mahkemenin 6102 sayılı TTK' nun 598. maddesine dayanarak hüküm kurulduğunun görüleceğini, Yargıtay kararları, içtihatlar ve mevzuat hükümlerini inceleyen güncel hukuki makalelere bakıldığında esas sermaye paylarının devrinde ticaret siciline tescilin kurucu değil açıklayıcı bir unsur olduğunun görüleceğini, davacının sırf uyuşmazlık konusu olan devri tescil ettirmediğinden ötürü ilişiği kalmayan şirketin yaklaşık 9 aylık borcundan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının söz konusu devri tescil ettirmek amacıyla İstanbul Ticaret Odasına başvuru için gittiğinde kendisine "payı devralan ile beraber gelmesini, devralanın imza sirküsünün de gerekli olduğunun" söylendiğini ve işbu sebepten davacının devri tescil ettiremediğini, ilgili kanun maddesinin davacıya"adının silinmesi için ticaret siciline başvurma" hakkını vermesine rağmen öncelikli olarak başvurması gerekenin şirket müdürü ve payları devralan tarafın olduğunu, dosyaya delil olarak sunulan ... ile davacı arasında yapılmış olan mesajlaşmaların ...'ın davacıya olan borcunu ikrar niteliğinde olduğunu, borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; şirket hisse devir bedelinden ödenmeyen kısım ile hisse devrinin geç tescil ettirilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tahsil içinin başlatılan icra takibine vaki itirazı iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafça davalı hakkında Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile " 18/04/2018 tarihli, 15/05/2018, 23/12/2018 tarihli asıl alacak" sebebine dayalı olarak 22.185,08 TL asıl alacak ve 3.358,76 TL işlemiş faizi, 10.000 TL asıl alacak ve 1.447,40 TL işlemiş faizi, 7.555,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 44.546,24 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğu ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresinde cevap verilmemiş, delil de bildirilmemiş olmakla 6100 sayılı HMK 128 maddesi gereği davacının dayandığı vakaları inkar etmiş sayılır.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Dava dışı ... ... Limited Şirketinin davacıya ait %50 hissesinin davalıya satışına dair 18/04/2018 tarihinde düzenlenmiş adi yazılı "tutanak" başlıklı belge ile birlikte ayrıca Büyükçekmece 6. Noterliğinin 9 Mayıs 2018 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesinin düzenlendiği görülmektedir. Taraflarca her 2 sözleşmedeki imzalar inkar edilmemiştir. Adi yazılı tutanak başlıklı belgede DEVİR ŞARTLARI: hisse devir tutarı 30.000 TL, bağ-kur prim borcu 22.185,08 TL (17/04/2018 tarihli). Ödeme planı; 1-Bağ kur borcu 31/12/2018 tarihine kadar ... tarafından kapatılacak borcu yoktur yazısı ...'e teslim edilene kadar doğacak faiz ve gecikme bedelleri ... tarafından ödenecektir 2.Hisse bedeli olarak 30.000 TL aşağıdaki belirtilen şekilde ödenecektir" kaydının bulunduğu ve 30.000 TL lik tutarın 4 taksit halinde vadelere bağlandığı görülmektedir. 6098 sayılı TBK" Madde 195- Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur." düzenlemesini içermektedir. Tutanak başlıklı belgede bağ-kur prim borcunun ödenmesinin davalı tarafça üstlenilmesi TBK 195. Maddesinde düzenlenen borcun üstlenilmesi anlamındadır. Davalı tarafça bu yükümlülüğün yerine getirildiği ispatlanmış değildir. Yine noterde düzenlenen hisse devrine ilişkin sözleşmede de bu konuda herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda bu alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli değildir. Borçlunun temerrüdü başlıklı" Madde 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. " düzenlemesini içermektedir. Bahsi geçen belgede bu borcun ödeneceği gün 31/12/2018 tarihine kadar ödeneceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Bu durumda bu tarihin geçirilmesi ile 01/01/2019 tarihi itibarıyla temerrüt oluşmuş olup temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Dairemizce bu tarih ile icra takibinin başlatıldığı 23/12/2019 tarihi arasında 1.952,90 TL faiz hesaplanmıştır. (01/01/2019-23/12/2019 tarihleri arasında 357 gün için 22.185,08 x %9 x357/36.500)İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, taraflarca kararlaştırılmış bir miktar paranın dava dışı bağkura ödenmesine yönelik alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmakla kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Hisse devir bedelinden kaldığı iddia edilen 10.000 TL bakiye alacak yönünden ise noterde düzenlenen resmi belge ile tahsil edildiğine dair ikrar bulunduğu, aksinin aynı kuvvetle bir belge ile ispatlanmadığı anlaşılmakla bu talep yönünden davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik yoktur. Davacının; hisse devir işlemini davalının geç tescil ettirmesinden kaynaklı 7.555,00 TL zararı bulunduğunu iddia etmektedir. Davacı hisse devrine dair işlemleri kendisi de talep edebileceği gibi zararın oluştuğunu iddia ettiği icra takibi incelendiğinde; alacaklının ...Bankası, borçluların ... Ltd. Şti, ... ve davacı ... olduğu, borcun kaynağının kredi sözleşmesi olduğu, bu borcun davalı tarafça üstlenildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davacı bu borcun şirkete ait olup kendisinin kefil sıfatıyla ödediği o yüzden zarar gördüğü kabul edilmesi halinde varsa zararının şirketten talep edebileceği anlaşılmakla bu talep yönünden davanın reddine dair verilen kararda da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece bağ-kur prim alacağı yönünden kurulan hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 22.185,08 TL asıl alacak ve 1.952,90 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine, 4-Hüküm altına alınan meblağın %20 si tutarında 4.827,59,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Alınması gerekli 1.515,46- TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan toplam 538,17 TL harcın mahsubu ile eksik 977,29- TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına 6-Davacı tarafından yatırılan 538,17 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan başvuru harcı 54,40 TL, posta ve tebligat gideri 290,80 TL olmak üzere toplam 345,20 TL yargılama masrafının kabul ve red oranına göre 182,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-AAÜT gereğince hesap edilen 24.137,98 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin kabul ve red oranına göre 735,76 TL'sinin davalıdan, 624,24 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 69,60 TL olmak üzere toplam 290,30 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025