T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1665 - 2025/1892 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1665 KARAR NO : 2025/1892 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/111 E. - 2023/228 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1665 - 2025/1892 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1665 KARAR NO : 2025/1892 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/111 E. - 2023/228 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2023 tarih ve 2022/111 E. - 2023/228 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ana markası ve yenilikçi anlayışı ile sektörünün en hızlı büyüyen öncü firmalardan birisi olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili adına 2019/37450 sayılı başvuru ile işbu davaya konu marka başvurularından önceki tarihli olup, daha önce tescil edildiğini ve kullanıldığını, bu ibarenin müvekkili adına 33.sınıfta yer alan "Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." emtiaları bakımından tescilli olduğunu, "..." ibaresi müvekkilinin ana markası olduğundan "..." ibaresinin 2019/37450 sayılı markanın esaslı unsuru olduğunu, davalı Şirketin 2020/85392 sayılı "... ... ..." ve 2020/85389 sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurularını yaptığını, müvekkilince bu başvurulara yapılan itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu marka başvurularında da "..." ibaresinin ayırt edici unsur olarak kullanıldığını, müvekkilinin "... ..." ibareli 2021/030522 sayılı bir markası daha bulunmakta olup, söz konusu markanın tescili davaya konu marka başvuru tarihlerinden sonra olsa da, markanın kullanımı ve bu kullanımın sağladığı öncelik hakkının, davaya konu marka başvurularından önceki tarihli olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi bulunduğunu, davalı şirkete ait 2020/85389 ve 2020/85392 sayılı marka başvuruları ile müvekkiline ait önceki tarihli 2019/37450 sayılı marka arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde iltibas tehlikesi doğuracak derecede benzerlik olduğunu, markalarda müşterek bulunan "..." ibaresinin 33.sınıfta yer alan emtialar bakımından ayırt edici niteliği haiz bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-863 ve 2022-M-154 sayılı YİDK kararlarının iptaline, davalı şirkete ait 2020/85389 ve 2020/85392 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, iptali istenen Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıya ait marka ile diğer davalıya ait markalarda müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün, davaya konu mallar bakımından ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olmadığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, ... emtiasının "distile" edilerek yani damıtılarak/demlenerek yapılan bir ürün olduğunu, bu halde ... ibaresinin tek başına ayırt edici olmadığını, somut olayda tüketicinin ... ibaresiyle zaten müvekkilinin ürünü ile direkt bir bağ kuracağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020/85389 ve 2020/85392 sayılı markaların kapsamlarında yer alan "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar" emtiası ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet 2019/37450 sayılı marka kapsamında yer alan "Rakılar" emtiasının aynı/aynı tür bulunduğu, taraf markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin, davacı ve davalı şirketin çatı markaları olduğu, taraf markalarında müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün, davaya konu emtia bakımından tanımlayıcı ya da zayıf karakterli bir ibare olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, mahkemenin 2022/84 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan 12/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, "... ..." ibareli marka başvurusunun, reddedildiği "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar" malları bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, yine bu mallar bakımından doğrudan tanımlayıcı olduğu yönünde görüş bildirildiği, işbu davanın konusunu oluşturan markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün, davaya konu mallar bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, daha önce davacıya ait "... ..." markasını gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan, davaya konu emtiaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "Şekil+... ... ..." ve "... ... ..." ibareli markaları gördüğünde ya da işittiğinde, bu markalarda yer alan "..." sözcüğüne markasal etki izafe etmeyeceği, tarafların çatı markalarının işbu dava özelinde esaslı unsur olduğu, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, SMK'nın m.6/3 hükmü iddiasına dayalı hükümsüzlük sebebinin yerinde görülmediği, davaya konu markalar ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme kararında "..." ibaresinin, davaya konu mallar bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de bu değerlendirmenin eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, "..." ibaresinin, 33. sınıfta yer alan mallar bakımından ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu, buna bağlı olarak davaya konu markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin olduğunu, mahkeme dosyasına celp edilen Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/371 E. sayılı dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edemeyecek nitelikte bir rapor olup, farklı figüratif unsura sahip, farklı başvurularla tescil edilmiş ve farklı YİDK kararlarına ilişkin olan işbu dosya bakımından bağlayıcı nitelikte bulunmadığını, ayrıca huzurdaki davanın, sadece YİDK kararının iptali talebine ilişkin olmayıp markanın hükümsüzlüğünün de talep edildiğini, emsal gösterilen dosyada bu yönden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davalı tarafın, tescil başvurusu yaptığı ya da ticaret alanında kullandığı markasını seçerken, bu seçimin üçüncü bir kişinin haklarına tecavüz edip etmediği konusunda basiretli davranmak zorunda olduğunu, dava konusu markaların, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterdiğini, YİDK kararlarının iptali talebi yanında davalı markalarının hükümsüzlüğü talep edilmesine karşın mahkemece gerektiği şekilde bir hükümsüzlük incelemesi yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Dava, YİDK kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de bu ibarenin alkollü içecekler açısından belli bir üretim işlemini ifade ettiği ve bu nedenle markasal ayırt ediciliği olmadığı gibi başvuru kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, dava konusu markalar ile davacının itiraza mesnet markada yer alan diğer unsurların ise taraf markalarını yeterince farklılaştırdığı, çekişmeli mal ve hizmetlerin tüketicilerinin dava konusu markaları gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, buna göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.