İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı firmaya ait hayvan sağlığı ürünleri satışını yaptığını, müvekkili ile davalı arasında 2017 yılından beri süregelen ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin, davalı firmadan alıp satışını yaptığı ürünlerden yıl sonunda satış tuta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1882 KARAR NO : 2025/1695 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/06/2022 NUMARASI : 2020/288 Esas - 2022/443 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 22/06/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı firmaya ait hayvan sağlığı ürünleri satışını yaptığını, müvekkili ile davalı arasında 2017 yılından beri süregelen ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin, davalı firmadan alıp satışını yaptığı ürünlerden yıl sonunda satış tutarına göre ciro primi adı altında ödeme veya bu tutara tekabül eden tutarda bedelsiz ilaç aldığını, davalı tarafından 01/09/2017-31/12/2017 tarihleri arası dönem için ciro primi olarak 63.422,21-TL, 2018 yılı için de 164.417.20-TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında 25/12/2018 tarihinde 2019 yılı için de hayvan sağlığı ürünleri alımı için sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 01/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasında davalı şirketten sözleşme uyarınca 10.000.000-TL tutarlı hayvan sağlığı ilacı alımı durumunda %4 ciro iskontolu ciro primi ürün almayı müvekkili şirketin kabul ettiğini, müvekkilinin sözleşmedeki taahhüdü uyarınca 2019 yılı içinde davalı firmadan taahhüt edilen ürünlerin büyük kısmını aldığını ve en son 02/12/2019 tarihinde davalı firmaya gönderilen 3.275,424-TL tutarında sipariş talebi eklendiğinde, müvekkili şirketin 2019 yılı taahhüdünün de üzerinde (10.395.320-TL) tutarında talepte bulunduğunu, ancak davalının, talep edilen 3.275.424-TL tutarlı siparişi veremeyeceğini, ürünlerin ruhsat hakkının ... Ecza Deposu'na devredildiğini, siparişlerin temini için bu firma ile görüşülebileceğini belirten 04.12.2019 tarihli maili gönderdiğini, müvekkili şirketin taahhüdünü yerine getirecek şekilde 10.395.320-TL tutarında ilaç talebinde bulunduğunu, 7.119.896-TL tutarlı kısmı yerine getiren davalının, kalan 3.275.424-TL tutarlı kısım için ise ruhsat devri yaptığını gerekçe göstererek yükümlülüklerini yerine getirmediğini, oysa davalının ruhsat devrini müvekkili şirkete bildirmediği gibi sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ... Ecza Deposu tarafından yerine getirileceğini müvekkili şirkete bildirmediğini, müvekkili şirketin 02/12/2019 tarihli sipariş formunda geçen ilaçları piyasadan daha pahalı temin etmek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 06.01.2020 tarihli yazı ile 2019 yılına ait %4 307.579,51-TL ciro priminin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının aynı tarihli cevabında sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen yılık 10.000.000-TL ciro hedefinin gerçekleşmediği belirtilerek %4 ciro primi ödemeyi kabul etmediğini, müvekkilince gönderilen ciro primi faturasının davalı tarafından 14.01.2020 tarihli ihtarname ile müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini, 2019 yılı %4 tutarlı ciro priminin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında imzalanan satış sözleşmeleri ile davacıya hayvan sağlığı ürünleri satışı yapıldığını, müvekkili şirketin 29/07/2019 tarihinde hayvan sağlığı ürünlerinin ... Aşı İlaç..Ltd. Şti.'ne devredildiğini, davacının hedef satış rakamının altında kalmasına rağmen kötü niyetli davrandığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile davacı arasnda 25/12/2018 tarihinde hayvan sağlığı ürünlerinin satışı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 7. maddesi ile 2019 arasında 10.000.000-TL ürün alım hedefine istinaden %4 oranında ciro iskontolu ürün alımı kararlaştırıldığını, bu tutarın, üzerine çıkılması gereken bir sınır tutar olarak belirlendiğini, bu hedefin elde edilememesi durumunda ciro priminin ödenmeyeceğini, ancak davacının 2019 yılında müvekkili ile olan çalışma süresi boyunca yaptığı satışların tutarının 7.119.896-TL olduğunu, sözleşmede belirtilen satış hedefinin gerçekleşmediğini, müvekkilinin hayvan sağlığı ürünlerine ilişkin marka ve ruhsat haklarını devretmesinde hukuken ve sözleşmesel bir engel bulunmadığını, davacının son siparişinden çok önce gerçekleşen müvekkilinin ürünlerinin hak devrini bilmesine rağmen, yılın bitimine günler kala verdiği siparişte samimi olmadığını, bu siparişin ciro primi almak için düşünülmüş kötü niyetli bir davranış olduğunu, geçmiş dönemlerde yılın son ayında bu kadar yüksek bir sipariş verilmediğini, davacının bu siparişle ilgili olarak ... veya başka firmalardan bu ürünleri temin etmediğini, yani davacının sipariş ihtiyacının samimi olmadığını, sözleşmede müvekkilinin bir satış taahhüdü bulunmadığını, müvekkilinin fiilen teslim edemeyeceği ürünlerle ilgili olarak davacıdan sipariş almasının ve bundan dolayı davacıya karşı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, davacının 29.07.2019 tarihinde gerçekleşen marka ve ruhsat devrinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, devrin davacıya defalarca bildirildiğini, davacının 09.05.2019 tarihli siparişinden sonra uzun bir süre bekleyerek, teslim edilemeyeceğini bilerek yıl sonuna doğru tüm satış hedefinin 1/3'ü kadar sipariş vermesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 2017 yılından itibaren devam eden bir ticari ilişki bulunduğu, tarafların son olarak 25/12/2018 tarihinde 2019 yılı için de hayvan sağlığı ürünleri alımı için sözleşme imzaladığı, sözleşmenin 7. maddesi gereğince, davacı şirketin 2019 yılında davalı şirketten sözleşme uyarınca 10.000.000-TL tutarlı hayvan sağlığı ürünü alımı durumunda %4 ciro iskontolu ciro primi ürün almayı kabul ettiği, davacı tarafça 02/12/2019 tarihine kadar davalı şirketten 7.119.896-TL tutarında ürün alımı yapıldığı, davacı tarafça 02/12/2019 tarihli sipariş formu ile davalıdan 3.275,424-TL tutarında sipariş edildiği, ancak davalı şirket tarafından, söz konusu ürünlerin ruhsatının devredildiği, artık üretiminin yapılmadığı gerekçesiyle siparişin yerine getirilmediği, davacı tarafça bunun üzerine o güne kadar alınan ilaç ve benzeri ürünlerin miktarı olan 7.119.896-TL üzerinden %4 oranında belirlenen ciro primi olarak 09/01/2020 tarihli 307.579,51-TL'lik faturanın düzenlendiği, faturanın davalıya tebliği edildiği, davalı tarafça faturanın davacıya iade edilmesi üzerine, davacı tarafça fatura bedelinin tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğu, taraflar arasındaki 25/12/2018 tarihli sözleşme gereğince, davacı tarafça verilen sipariş miktarı 10.000.000-TL'ye ulaştığında davacıya %4 oranında ciro primi verileceği, 02/12/2019 tarihine kadar davacı tarafça 7.119.896-TL ürün alımı yapıldığı, davacı tarafça 02/12/2019 tarihinde davalıdan 3.275,424-TL tutarında ürün talep edildiği, davalı tarafından, ürün ruhsatlarının devredildiği gerekçesiyle sipariş talebinin geri çevrildiği, taraflar arasında düzenlenen 25/12/2018 tarihli sözleşmenin ayakta olduğu, taraflarca feshedilmediği, dolayısıyla tarafların, söz konusu sözleşme gereğince üstlendikleri edimleri yerine getirme yükümlülüklerinin devam ettiği, davalının, siparişi talep edilen ürünlerin ruhsatını başka bir firmaya devretmesinin, sözleşme gereğince üstlendiği edimleri yerine getirmekten kurtarmayacağı, sözleşmenin 7. maddesinde belirlenen 10.000.000-TL'lik sipariş hedefinin aşılması karşısında, davacının %4 oranında ciro primi almayı hak ettiği, davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin haksız olduğu, alacak likit olduğundan icra inkâr tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davalının takibe itirazının takibin 307.579,51-TL asıl alacak bakımından kısmen iptaline,fazla talebin reddine,%20 oranda belirlenen 61.515,902-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacının ilaç ruhsatlarının devrini bilmesine rağmen sözleşmenin süresinin sonuna doğru ciro primini almaya yönelik sözde sipariş geçtiğini, sözleşme feshedilmemiş olsa da davacının dürüstlük kuralına aykırı biçimde kötü niyetle verdiği siparişinin geçerli olmadığını,davacının siparişe konu ettiği ürünleri başkasından temin etmediğini, cüzi miktarda ürün tedarik ettiğini, bu durumun siparişin samimi olmadığını gösterdiğini, tanık beyanları ile e-posta yazışmalarının, davacının ilaç ruhsat devirleri konusunda bilgilendirildiğini gösterdiğini, müvekkilinin yaptığı kapama ve devir işlemlerini şirketlere karşılıklı görüşme ile bildirdiğini, davacının 19.04.2019 tarihinde müvekkilinin hayvan sağlığı birimi müdürüne gönderdiği e-postada, müvekkilinin kanatlı ruhsatına talip olduğunu, bu mektubun da davacının ilaç ruhsatlarının satışından haberdar olduğunu gösterdiğini, davacının müvekkili ile olan son 5 yıllık ticari geçmişinde, hiç bir surette 02.12.2019 tarihinde olduğu gibi müvekkilinden 3.275.424-TL tutarlı yüklü bir sipariş vermediğini, müvekkilinin başta kur artışları ile yüksek kalan fiyatlar bakımından Türkiye piyasasında rekabet edememe endişesinden ötürü sektörden ruhsatların satışı yoluyla çekilmek zorunda kaldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, davacının ciro primi iskontosunu hak ettiğinin kabulü halinde de, sözleşmenin I/1. maddesi uyarınca açık hesap ve protestolu evrakların tamamının kapatılması, açık hesapla ilgili sözleşmesel taahhütlerin gerçekleştirilmesi, sözleşme dönemine ait alışları sözleşmede belirtilen limitlere yıl sonunda ulaşılması gibi diğer koşulların gerçekleşmesi gerektiğini, ciro primi tutarına KDV eklenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşmeye dayalı ciro primi alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasında, 2019 yılında davalı tarafından davacıya hayvan sağlığı ürünleri satışına ilişkin 25.12.2018 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin I.1 maddesinde, sözleşme süresi 12 ay olup saptanan ciro TL değerine ulaşıldığında, müşterinin sözleşmede belirlenen oranda ciro iskontosu almaya kazanacağının, ciro priminin müşteriye nisan, ağustos ve aralık aylarının sonunda açık hesap ve protestolu evrakların tamamının kapatılması koşulu ile ödeneceğinin, şartlar yerine getirilmediğinde müşteriye ciro primi ödemesi yapılmayacağının ve müşterinin ilgili dönem ciro priminden vazgeçmiş sayılacağının, sözleşme dönemi alışları limitlere yıl sonunda ulaşmayan müşteriye ciro iskontosu verilmeyeceğinin, cironun faturalarda belirtilen net rakam olduğunun, sözleşmenin II.7 maddesinde de müşterinin 01.01.2019-31.12.2019 arasında 10.000.000-TL tutarlı ve %4 ciro iskontolu ürün almayı kabul ettiğinin düzenlendiği, davalı ile dava dışı ... şirketi arasında düzenlenen 29.07.2019 tarihli veteriner tıbbi ürün devir sözleşmesi ile davalının elinde bulunan ve sözleşme ekindeki veteriner tıbbi ürünlerinin markalarını ve pazarlama iznini ... şirketine devrettiği, davacı tarafça son siparişin verildiği 02/12/2019 tarihine kadar davalı şirketten 7.119.896-TL tutarında ürün alımı yapıldığı, davacı tarafça düzenlenen 02/12/2019 tarihli sipariş formu ile davalıdan 3.275,424-TL tutarında ürün sipariş edildiği, ancak davalı şirket tarafından, söz konusu ürünlerin ruhsatının devredildiği, bu nedenle ürünlerin ruhsatın devredildiği ... şirketinden temin edilebileceği bildirilerek siparişin yerine getirilmeyeceğinin 04.12.2019 tarihinde davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından davalıya gönderilen 06.01.2020 tarihli yazı ile 2019 yılına ait %4 307.579,51-TL ciro priminin ödenmesinin talep edildiği, davalı tarafça verilen aynı tarihli cevapta sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen yıllık 10.000.000-TL ciro hedefinin gerçekleşmediği belirterek %4 ciro primi ödemesinin kabul edilmediği, bunun üzerine davacı tarafça 09.01.2020 tarihli 307.579,51-TL tutarlı ciro primi açıklamalı fatura düzenlenerek davalıya gönderildiği, faturaya davalı tarafça süresinde itiraz edildiği, bunun üzerine davacı tarafça davalı aleyhine söz konusu fatura alacağının tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davalının ödeme emrine itirazı üzerine de işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinde, davacının ciro primine hak kazanması, sözleşme dönemi içerisinde davalıdan net 10.000.000-TL tutarında ürün alması ve ilgili dönemlerde açık hesap ile protestolu evrakların tamamının kapatılması koşuluna bağlanmıştır. Sözleşmede, davalının satmayı taahhüt ettiği ürünlere ilişkin ruhsat/marka devrini engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak sözleşmenin devamı sırasında davalı şirket veteriner tıbbi ürünlerinin markalarını ve pazarlama iznini dava dışı ... şirketine devrederek, sözleşmenin ifasını imkansız hale getirmiştir. Bu durumda davalı, ruhsat ve pazarlama izni devri nedeniyle ağır kusurlu olarak kabul edilemez ise de, kendi edimini yerine getirmeyerek davacının sözleşmede belirlenen satış tutarını tamamlayarak ciro primine hak kazanmasına engel olmuştur.Gerçekleşen satış tutarına bakıldığında davacının alımlarını büyük oranda yerine getirdiği ;eğer davalının ruhsat devri olmasaydı kalan miktarı da alabileceği anlaşılmaktadır. Davacının ciro pirimine hak kazanmasına ruhsat devri ile davalı engel olduğundan davacının söz konusu devir işlemine kadar olan dönemde gerçekleştirdiği mal alış tutarı üzerinden ciro primine hak kazandığının kabulü gerekir. Davacı tarafından verilen siparişin 10 milyon TL'nin tamamlanması için verildiği ve devirden haberdar olduğunun kabulü gerekir.Ancak bu siparişin verilmesinin yukarıda yapılan tesbitler nedeniyle sözleşmenin ifasını imkansız hale getiren davalı olduğundan siparişin haklılığı veya haksızlığını tartışmaya gerek bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporları ile davacının en son mal alışının 09.05.2019 tarihinde gerçekleştiği, sözleşme hükmü doğrultusunda davacının net mal alış tutarının 7.119.896-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu tutarın %4 oranındaki ciro primi ise 284.795,84-TL olarak hesaplanmaktadır. Bu tutara KDV eklenmesiyle davacının talep edebileceği ciro priminin 307.579,51-TL olduğu belirlenmiştir. Davalı vekilince ciro primine KDV eklenmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüşse de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler, matraha dahil unsurlar arasında sayılmıştır. Bu nedenle mahkemece, belirlenen ciro primi miktarına KDV eklenerek tespit edilen alacağa hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava ve takip konusu alacak sözleşmeye dayalı hesaplanabilir (likit) nitelikte olduğundan, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 21.010,76-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.252,75-TL harcın mahsubu ile kalan 15.758,01-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025