T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2050 KARAR NO : 2026/576 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2050 KARAR NO : 2026/576 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/25 E., 2021/423 K. DAVA : Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.03.2026 YAZIM TARİHİ : 13.03.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan kararlar doğrultusunda Nisan 2019 dahil kooperatif aidat borcu olan 20.394,99 TL ile faiz borcu olan 9.221,04 TL'nin ihtarlara rağmen ödenmediğini, akabinde davalı aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8884 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibe konu icra dosyasında belirtilen aidat alacağının, müvekkili kooperatifin ortağı ...'nin kooperatif ortaklığından doğan aidat borcu olduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olup iptali gerektiğini iddia ederek, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak yapılmış bulunan itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin 16.02.2005 tarihinde davacı kooperatifle görüştüğünü ve davacı tarafından, davacı kooperatifle ... İnşaat...Ltd. Şti. İle aralarındaki inşaat yapım ve taahhüt sözleşmesinin müvekkiline gösterilerek kooperatife üye yapılmak istendiğini, bunun sonucunda müvekkili ile davacının aralarında yaptıkları ortaklık senedi uyarınca 58.000 TL bedel karşılığı kooperatife 242 numaralı üye olduğunu, tüm üyelerin işlemlerden dolayı ciddi zararlara uğradığını, normal şartlarda 2007 yılında kat mülkiyetine geçilmesi gerekirken davacının iş ve eylemleri sayesinde 2015 yılında geçildiğini, müvekkilinin kooperatife olan tüm borçlarını ödediğini savunarak, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı Kooperatif vekili, koopereatif ortağı olan davalının Nisan 2019 yılı dahil 20.394,99 TL olan aidat alacağı ile faizini ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili; kooperatifin üyesi olup kendisinin tüm borçları ödediğini, kooperatifle mahsuplaşarak 13.7.2015 tarihinde istifasını verdiğini, 30.5.2015 tarihinde istifasının kabul edildiğini,ancak bilahare ferdileşme yapılarak tapusuna sahip oldukları konutların iadesinin istendiğini,kooperatife üye olmadığından aidat ödeme yükümlülüğünün olmadığını , Ankara 6. Asliye Ticaret mahkemesinde Genel Kurulu Kararının iptali için diğer bir kısm ortak tarafından dava açıldığını, sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/ 8884 sayılı dosyasının geldiği, 2019 Nisan ayı dahil kooperatif aidat borcu ve faizi olarak 29.616,03 TL için takip yapıldığı,davalının borca ve takibe itiraz ettiği görülmüştür. İcra dosyası,Kooperatif Ana sözleşmesi, kooperatif defter ve kayıtları, Genel kurul kararları incelenmiş, uzman bilirkişiden rapor alınmış,davacı hernekadar kooperatif tasfiyeye girmeden önce istifa etmiş olup istifası geçerli ise de; kooperatifin henüz amacına ulaşmadığı ve bir kısım ortaklara henüz konut tahsisi yapılmadığından KK 81. maddesi uyarınca konutu aldıktan sonra istifa edenlerin konutu iade etmeleri halinde istifanın geçerli olacağı gözetildiğinde kooperatif tarafından konut iadesi istenmesine rağmen davalının konutu iade etmediği, hal böyle olunca davacının aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, ancak defterler üzerinde yapılan incelemede davacının davalıya 1.1.2019 günü "Önceki Dönem Düzeltme Kaydı" adı altında 24.315,68 TL aidat borcu tahakkuk ettirdiğive yapılan ödemelere rağmen borçlu duruma düşürüldüğü, bunun kaynağının verilen kesin mehile rağmen açıklanamadığı, takip tarihi itibarı ile davalının davacıya borcu değil 3.920,00 TL fazla ödemesi olduğu anlaşıldığından davalının fazla ödemesinin olduğu tespit edildiğinden açılan davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının 29.4.2015 tarihli dilekçesi ile kooperatife başvurduğunu, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/890 esas sayılı dosyası kapsamında daire ve şerefiye bedeli olarak toplam 18.060 TL ödeme yaptığını, bunun üzerine kooperatif yönetim kurulunun 06.05.2015 tarih ve 108 sayılı kararıyla bu bedelin ödendiği kabul edilerek bu kalem yönünden borcunun bulunmadığının kararlaştırıldığını, davalı tarafından yapılan bu ödemenin sehven muavin defterlerde aidat borçları hanesine kaydedildiğini, hata fark edilince “önceki dönem düzeltme kaydı” ile gerekli düzeltmenin yapılarak davalı adına aidat borçlarının yeniden tahakkuk ettirildiğini, kooperatif aidatlarının ve diğer borç kalemlerinin genel kurul kararlarına dayandığını, bu nedenle yapılan düzeltmenin kooperatif kayıtlarına ve alınan kararlara uygun olduğunu, ancak bilirkişi raporunda daire ve şerefiye bedeli ödemesinin aidat borcu gibi değerlendirilmesi nedeniyle hatalı sonuca varıldığını, mahkemece davalının yaptığı ödemelerin hangi borç kalemine ilişkin olduğu araştırılmadan hüküm kurulduğunu, oysa genel kurul kararları, kooperatif ana sözleşmesi ve ödeme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davalının kooperatife borçlu olduğunun açık olduğunu, ayrıca ticari defterlerin HMK 222. madde kapsamında kesin delil niteliğinde olmadığını ve müvekkili aleyhine değerlendirilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat alacağı ve için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...