7. Hukuk Dairesi 2012/7202 E. , 2013/5954 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 226 ada 19 ve 90 parsel sayılı sırasıyla 1323,79 m2 ve 51798,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 226 ada 19 parsel sayılı taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan
**7. Hukuk Dairesi 2012/7202 E. , 2013/5954 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 226 ada 19 ve 90 parsel sayılı sırasıyla 1323,79 m2 ve 51798,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 226 ada 19 parsel sayılı taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ve davacı ...'ın taşınmaz üzerinde hak iddia etmesi nedeni ile çalılık niteliğinde, 226 ada 90 parsel sayılı taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek kayalık niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Yargılama sırasında ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, katılan davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava ve temyize konu 226 ada 90 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10.04.2007 tarihli rapor ve haritada kırmızı renkle taralı olarak gösterilen bölümü yönünden yapılan temyiz incelemesinde; dava konusu taşınmazın belirtilen bölümü üzerinde tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunduğunu katılan davacı ...'un kanıtlayamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre katılan davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 226 ada 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile fazla alınan 39,15 TL harcın istek halinde katılan davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarına iadesine, 2-Dava ve temyize konu 226 ada 19 parsel sayılı taşınmaz için oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde katılan davacı ...'un tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi için yapılan 2006 tarihli keşifte görev yapan uzman ziraat bilirkişisi dava konusu 226 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğinde olduğunu, jeolog bilirkişi ise taşınmazın kadimden beri işlenen tarım arazisi niteliğinde olduğunu bildirmiş, yerel bilirkişi ve tanıklarda kişi zilyetliğini doğrulamıştır. Buna karşılık 2012 tarihli keşifte görev yapan uzman ziraat bilirkişisi ise taşınmazın son 10-15 yıldır tarla olarak kullanıldığını dile getirerek kadim olmayan ziraat arazisi olduğunu belirtmiştir. Ne varki, mahkemece teknik bilirkişilerin raporları arasında ortaya çıkan bu çelişki usulüne uygun olarak giderilmemiştir. Kaldı ki, mahkemenin hükmüne dayanak olarak aldığı hava fotoğraflarına ilişkin orman bilirkişi raporunda dahi 226 ada 19 parsel sayılı taşınmazın hava fotoğraflarındaki durumunun incelendiğine dair bir belirtim bulunamadığı gibi aynı bilirkişi raporunda 19 parsel sayılı taşınmazın toprak yapısı ve sürülü-ekili olması nedeni ile 90 parsel sayılı taşınmazdan ayrı bir yapı gösterdiğini belirtmiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne varki, dosya içeriğine göre yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve dinlenen tutanak bilirkişilerinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibarettir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve en az üç kişiden oluşturulacak uzman ziraatçi bilirkişi heyeti, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tesbitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri tesbitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi heyeti ile mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişi heyetinden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, somut olayın özelliğine göre taşınmazı dört yönden gösterir sınırları işaretlenmiş fotoğrafları çekilerek onaylanmalı, daha sonra davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre katılan davacı taraf ile mirasçılarının kimlik bilgileri de açıkça belirtilerek adlarına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, katılan davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 226 ada 19 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.