İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.12.2016 tarihinde müvekkilinin Ağrı'da faaliyette bulunan ... Medikal - ... ... adına 4 adet hava perdesi gönderdiğini, kargonun, davalı şirketin Ağrı şubesine u…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/394 KARAR NO : 2025/1195 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2021 NUMARASI : 2017/1021 Esas - 2021/133 Karar DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.12.2016 tarihinde müvekkilinin Ağrı'da faaliyette bulunan ... Medikal - ... ... adına 4 adet hava perdesi gönderdiğini, kargonun, davalı şirketin Ağrı şubesine ulaştığında kullanılamaz halde olduğuna dair tutanak düzenlendiğini, alıcının emtiayı teslim almadığını, 09.10.2017 tarihine kadar davalının tazminat ödemediği gibi, emtianın akıbetini de bildirmediğini, bu tarihte ise emtianın Erzurum Bölge Müdürlüğünden talep edildiğini, durumun değerlendirilerek tazmin süreci işletileceğinin bildirildiğini, zarar miktarı 8.440,68 TL’nin halen tazmin edilmediğini, zarar karşılığı 8.440,00 TL'nin 26.12.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınan emtianın alıcı tarafından ihtirazi kayıtsız teslim alındığını, ancak bilahare müvekkilinin Ağrı şubesine getirerek, hasarlı olduğu iddiası ile şubeye terk ettiğini, kargoyu almayarak tazmin talep ettiğini, taşınan malların Ankara Merkez depoda muhafaza altına alındığını, kargonun tam eksiksiz ve sağlam olarak alıcısına teslimi ile taşımasının tamamlandığını, TTK m.989 gereği hasar bildiriminin zamanında yapılmaksızın yükün alıcısına teslim edildiğini, taşımada gecikme veya zayi karinesi uygulamasını gerektiren bir sorun da bulunmadığını, zarar da bulunmadığı ve yükün aynen muhafaza edildiğini, zarar varsa bile yetersiz ambalaj kaynaklı olabileceğini, taşınan emtianın niteliği ve kıymeti konusunda bir bildirim bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, TTK m.882 gereği sınırlı sorumluluk hesabına göre tazminat değerlendirmesi gerektiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının taşınmazı için teslim ettiği kargo içeriğinde 4 adet hava yastığının olduğunu Ağrı Şubesine ulaştığında yağ dökülmesi nedeni ile kullanılamaz halde olduğundan bahisle zararın tazmini talep etmiş olup, zararın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğinin tespiti için keşif kararı verilmiş ise de davalıya geri teslim edilen ürünlerin davalının iddia ettiği depoda olmadığı, ürünlerin yerine ilişkin beyanda bulunmadığı, bu hali ile ürünlerin zayi olduğunun kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda dosya taşıma bilirkişisine tevdi edilmiş 23.09.2020 tarihli raporda davalı yanca taşıma sürecinde ürünün ne durumda olduğunun ortaya konulmadığı, zayi hükümleri uyarınca davacının tam tazmin talebinde bulunabileceği, talebin sınırlı sorumluluk tavanından kaldığına ilişkin tespitleri de dikkate alınarak açılan davanın kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mezkur taşımada davalı şirketin görevini tam ve eksik yerine getirdiğini, davacı tarafın ise bu taşımaya ilişkin hiçbir ihtirazi kayıt öne sürmediğini, davaya konu kargonun hasarsız olarak alıcısına teslim edildiğini, kargonun hasardan ari şekilde teslim alındığını, bu durumun teslim teyit nüshası ile açıkça ortada olduğunu, bîr zarar var ise zarardan davacının sorumlu olduğunu, taşımada gecikme ve hatta ziya karinesinin uygulanmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, bir an için ortada bir zarar olduğu düşünülse dahi bu durumun ancak gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan kaynaklandığını, kargo göndericisi olan davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, taşınan kargonun içeriği ve değerinin gönderen tarafından beyan edilmediğini ve hatta davalı şirkete bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığını, taşıma senedinde emtianın içerik ve değerine ilişkin bir bilginin yer almadığını, dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında yapılan taşıma nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taşımaya konu emtianın hasarlanmasında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, kargo içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı noktasındadır.Taşımanın yurt içi taşıma olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması, taşıma nedeni ile meydana gelen zıya, hasar ve gecikme sonucu oluşan zararın tazmininden söz edilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 889. maddesine göre; Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir. Söz konusu maddesinde yer alan ihbar mükellefiyeti dava hakkını düşürmeyip, hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğine ilişkin bir karineye işaret etmektedir. Gönderilen mal teslim alınırken ihtirazi kayıt konulması halinde malın taşıma sırasında hasara uğradığı, ihtirazi kayıtsız teslim alınması halinde ise maldaki hasarın taşıma sırasında oluşmadığı yönünde bir karine oluşur. Ancak bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 875. maddesi hükmüne göre, taşıyıcı davacı emtianın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde meydana gelen ziya ve hasardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. TTK'nın 876.maddesinde belirtildiği üzere, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiğini ispatlamasıyla mümkündür. TTK'ın 878.maddesinde zıya, hasar veya teslimdeki gecikmenin maddede sayılan hallerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Davalı şirketin, 09/10/2017 tarihli ... Kargo tazmin talep düzeltme konulu mail yazışmasında, Ağrı şubesi ile görüşmeler yapıldığı ve 4 adet hava perdesinin üzerine yağ dökülmesi sonucunda alıcının kargoları geri bıraktığı, kargoların Erzurum bölgeden isteyip hasar tespit durumuna göre tanzim yapılacağı, hasar tespitinin yapılıp yapılmadığı sorulduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, taşımaya konu hava perdesi emtiasının hasarlı olduğu söz konusu yazışmadan anlaşılmakta olup, taraf beyanlarından emtianın, davacı tarafından teslim alınmadığı da sabittir. Hava perdelerinin davacı tarafından teslim alınmadığı, davalının deposunda olduğu davalının da kabulünde olup ancak hangi depoda olduğuna ilişkin bilgileri olmadığını beyan etmiştir. Bu nedenle, artık hava perdelerinin davalının sorumluluğu altındayken hasara uğradığı değil, tam zıyaa uğradığı kabul edilmelidir. Davalı taşıyıcı, TTK'nın 875. maddesine göre kendisine sağlam teslim edilen hava perdelerini, taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içindeki tam zıyaından sorumludur. Kural olarak eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da kargo taşımasının niteliği gereği, davalı taşıyanın da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Ürünlerin gerektiği gibi ambalajlanmaması halinde taşıyıcının ürünün taşımasını yapmaktan çekinmesi de mümkündür. Taşımaya konu hava perdelerinin davacı tarafından davalıya hasarlı bir şekilde teslim edildiğine dair her hangi bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı da hava perdelerini hasarlı aldığı yönünde, her hangi bir delil sunmamıştır. Buna göre davalı taşıyıcının, emtiayı hasarsız yani sağlam bir şekilde davacı gönderenden teslim aldığının kabulü gerekir. Davalı ambalajın yetersiz olduğunu savunmakta ise de, kargoyu teslim alırken bu yolda bir tesbit yapmamıştır. Somut olayda davalı, emtianın hiç veya gerektiği gibi paketlenmediği veya ambalajının uygun olmadığı yönündeki savunmasını dosya kapsamındaki deliller ile ispatlayamamıştır. Bu durumda davalı taşıyıcı, taşıma sırasında emtiada meydana gelen hasardan sorumludur. Davalı tarafından dosyaya sunulan kargo ön izleme tutanağında 4 koli içeriği malzeme olarak gösterilmiştir. Davacının kargoya verdiği yük hava perdesi olup, bu nedenle davalının kargo içeriğinin yanlış bildirildiği savunmasına da itibar edilmemiştir.Davalı, gönderiyi alıcısına teslim etmediği gözetildiğinde davalı taşıyıcının TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu da kanıtlayamamasına göre kargonun kaybı nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu açıktır. Alıcısına malı teslim etmeyen davalı taşıyıcının, kargonun hangi depolarında olduğunu bilmediklerini beyan etmiş olması karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlü olup, ilk derece mahkemesince itirazın iptali istemi yönünden emtianın gerçek değeri olan 8.440,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 144,14 TL harcın, alınması gerekli olan 576,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 432,41 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025