7. Hukuk Dairesi 2009/1701 E. , 2010/503 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 101 ada 107, 188, 189, 116 ada 3, 119 ada 4 ve 120 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 12.024,50, 1.920,95, 1.379,73, 24,59, 2.879,90 ve 1.355,22 metrekar
**7. Hukuk Dairesi 2009/1701 E. , 2010/503 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 101 ada 107, 188, 189, 116 ada 3, 119 ada 4 ve 120 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 12.024,50, 1.920,95, 1.379,73, 24,59, 2.879,90 ve 1.355,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına; 101 ada 74, 83, 120 ve 290 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 5.310,39, 538,25, 1.353,45 ve 7.655,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., davacı ... (...) ile paydaşları ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ...’ün mirasçıları ... ve ölü olan babası ... adına paylı olarak tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün bir davada uygulanabilmesi için, kanıtlama yükümlülüğünün keşif giderlerini karşılamak üzere kendisine önel verilen gerçek yada tüzel kişiye ait olması, uyuşmazlığın çözümünün taşınmaz başında keşif yapılmasını zorunlu kılması, ilgilinin kendisine verilen kesin önel içerisinde geçerli bir mazereti olmaksızın, keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Mahkemece verilen ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde ayrıntılı olarak gösterilmemiştir. Hal böyle olunca kesin önelin yöntemine uygun olduğundan söz edilemez. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacı ...'ye iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.