İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tek yetkilisi ve yöneticisi olan ...’nın vefatından hemen sonra davalının, müvekkil şirkete ait tic…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1529 KARAR NO : 2025/1677 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 03/09/2025 NUMARASI : 2025/799 Esas (Derdest) DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tek yetkilisi ve yöneticisi olan ...’nın vefatından hemen sonra davalının, müvekkil şirkete ait ticari sırları, müşteri portföyünü ve gizli bilgileri kullanarak rakip şirketler kurduğu ve halen aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini, bu eylemlerine devam etmesi halinde; müvekkil şirketin müşteri ilişkileri, ticari itibarı ve pazar payı onarılamaz biçimde zarar görecek, Müvekkile ait ticari sırların kullanımı nedeniyle davalı haksız kazanç sağlamaya devam edecek, Telafisi güç ve imkânsız zararlar ortaya çıkacağını, davalının kurmuş olduğu “...Havacılık Dış Ticaret A.Ş.” ve “... ... Havacılık Turizm Dış Ticaret A.Ş.” vasıtasıyla müvekkil şirkete karşı yürüttüğü faaliyetlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, müvekkil şirkete ait ticari sırların, müşteri portföyünün ve gizli bilgilerin davalı tarafından kullanılmasının ve üçüncü kişilerle paylaşılmasının tedbiren yasaklanmasını, davalı şirketlerin müvekkil şirkete ait müşteri portföyüne erişiminin ve haksız rekabet oluşturan tüm ticari girişimlerinin ihtiyaten men’ine, bu süreçte müvekkil şirketin ticari sırlarının korunması amacıyla davalının kurmuş olduğu şirketler vasıtası ile devlet hava meydanları nezdinde yapmış olduğu ruhsat başvurularının tedbiren durdurulmasını ve davalının kurmuş olduğu “...Havacılık Dış Ticaret A.Ş.” ve “... ... Havacılık Turizm Dış Ticaret A.Ş.” unvanlı şirketlerin ticari defter ve belgelerin incelenmesine ve bu şirketler vasıtası ile başvuru yapılan ruhsatların tespiti ile tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"...6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte olmamalı ve de tarafların çıkar dengesi ve ihtiyati tedbirin amacının gözetilmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonunda; HMK'nin 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin sadece "uyuşmazlık konusu şey hakkında" verilebileceğinden doğrudan davanın esasına çözecek mahiyette ve nitelikte bir tedbir kararı verilemeyeceğinden ve HMK 389/1. Maddede aranan şartların sağlandığının yaklaşık ölçüde ispatının gerçekleşmediği değerlendirildiğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tek yetkilisi ve yöneticisi olan ...’nın vefatından hemen sonra davalının, müvekkil şirkete ait ticari sırları, müşteri portföyünü ve gizli bilgileri kullanarak rakip şirketler kurduğunu ve bu şirketlerin aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini, davalının eylemleri neticesinde müvekkil şirketin müşteri ilişkilerinin, ticari itibarının ve pazar payının yapılan usulsüz başvurular neticesinde onarılamaz biçimde zarar gördüğünü, davalının, müvekkile ait ticari sırların kullanımı nedeniyle haksız kazanç sağladığını ve bu durumun müvekkil şirket nezdinde telafisi güç ve imkânsız zararlara neden olduğunu, TTK 61. Maddesi değerlendirildiğinde; maddenin esas itibariyle ihtiyati tedbir türleri üzerinde durduğunu, kanun koyucunun bu maddede, hangi tür tedbir talebinde bulunulabileceğini belirlediğini, ihtiyati tedbirin şartları bakımından da HMK hükümlerine atıfta bulunulduğunu, ara kararda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, iddiaların aksine izah edilen sebepler neticesinde somut davada kanunun ihtiyati tedbir kararının verilmesi hususunda aramış olduğu tüm şartların gerçekleştirildiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında özel düzenleme bulunmasına rağmen Türk Ticaret Kanuna atıfta bulunmaksızın genel hükümler kapsamında ve somut olaya ilişkin herhangi bir izahta bulunmaksızın genel geçer maktu ifadelerle tedbir talebinin reddine kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, davalının kurmuş olduğu şirketler adına Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü nezdinde Havalimanı Yer Hizmetleri çalışma ruhsatlarına yapmış olduğu başvuruların tedbiren durdurulmasına, davalının kurmuş olduğu “...Havacılık Dış Ticaret A.Ş.” ve “... ... Havacılık Turizm Dış Ticaret A.Ş.” vasıtasıyla müvekkil şirkete karşı yürüttüğü faaliyetlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, davalının kurmuş olduğu şirketler vasıtası ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlü ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü nezdinde yapmış olduğu ruhsat başvurularının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, haksız rekabetin tespiti,meni ve istemiyle açılan davada, haksız rekabetin durdurulması yönünde ihtiyati tebdir kararı verilmesi istemine ilişkindir.TTK’nun 61/1 maddesi “Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.”6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "Ayn yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağının yönünden ihtiyati haciz, uyuşmazlık konusu hakkında da HMK 389 maddesi uyarınca İhtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Kural olarak hüküm sonucu ele edecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez ise de talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi durumunda TTK 61. maddesinde düzenlenen tedbirlere hükmedilebilecektir.Somut olayda davacı yönünden davalının kurucusu olduğu iddia edilen dava dışı şirketlerin davaya konu işlemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği yapılacak tahkikat neticesinde , taraf delilleri toplandıktan sonra belirlenecektir. Buna göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi .17/11/2025