4. Ceza Dairesi 2021/39274 E. , 2024/13581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Tehdit, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER: Katılan ve vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temy
**4. Ceza Dairesi 2021/39274 E. , 2024/13581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Tehdit, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER: Katılan ve vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Tebliğnamede, katılanın şikayet beyanında, tanık S. S.'nin olay yerine gelmesinden önce de sanığın kendisine tehdit ve hakaret ettiğini beyan etmesine karşın iddianamede olayın yalnızca tanık S. S.'nin olay yerine gelmesinden sonrasına ait olan kısmı ile ilgili olarak kamu davası açıldığı, ancak şikayete konu eylemler arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeni ile şikayete konu eylemlerden iddianameye konu edilmeyen kısmı ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar da verilmediğinin anlaşılması karşısında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, kamu davası açıldığı takdirde dosyaların birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ve vekilinin temyiz istemleri, kararın gerekçesiz olduğuna, taraflar arasında husumet bulunmadığına, tanık S. S.'nin aşamalarda iddianamede belirtilen sözlerin katılana söylendiğini belirttiğine, olay hakkında görgüye dayalı bilgileri bulunan tanıklar Z. K., G. E. K., ve E. K.'nin dinlenilmediğine yöneliktir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.04.2013 tarihli ve 2012/6-1307 Esas, 2013/151 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 170 ve 225. maddelerindeki düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile 5271 sayılı Kanun'un 225/1 maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Bu bilgiler ışığında, tanık S. S.'nin olay yerine gelmesinden önce meydana geldiği iddia edilen eylemlere ilişkin sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin bir karar verilmediği de göz önüne alınarak zamanaşımı süresi içerisinde dava açılabileceği belirlenmekle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. IV. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ve vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.