İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalının talebi üzerine müvekkili tarafından davalıya deniz yoluyla taşıma işlerinin organizasyonu hizmeti verildiğini, fiili taşımanın ... ... ... SA tarafından gerçekleştirildiğini, ... ve ... sayılı konşimento tahtında yapılan taşımaya ilişkin müvekkilinin 3.000-USD t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1344 KARAR NO : 2025/1646 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/06/2024 NUMARASI : 2022/439 Esas 2024/271 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 25/10/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalının talebi üzerine müvekkili tarafından davalıya deniz yoluyla taşıma işlerinin organizasyonu hizmeti verildiğini, fiili taşımanın ... ... ... SA tarafından gerçekleştirildiğini, ... ve ... sayılı konşimento tahtında yapılan taşımaya ilişkin müvekkilinin 3.000-USD tutarında navlun alacağı bulunduğunu belirterek 3.000-USD'nin 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında her şey dahil 14.100-USD fiyat üzerinden anlaşma sağlandığını, ancak emtiaların anlaşma gereği 55 günlük taahhüt süresinde alıcıya ulaştırılmadığını, emtianın alıcının eline 120 gün sonra geçtiğini, akabinde davacı şirket tarafından müvekkiline demuraj oluştuğu belirtilerek fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin iade faturası düzenleyerek bu faturayı kabul etmediğini, davacının talep ettiği alacağa müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacı ile davalı arasında navlun sözleşmesi olması sebebiyle davacının akdi taşıyan, davalının ise taşıtan olduğu, davalının TTKnın 1200 maddesi gereğince navlun faturasını taşıyana ödemesi gerektiği, konteyner demuraj ücretinin de navlun teferruatı olup taşıtanın sorumlu olduğu, ancak TTK'nın 1205 ve 1207/1. maddeleri gereğince yükü teslim alan alıcının navlun ve teferruatlarından sorumlu olduğu, davalı taşıtanın oluşan ardiye, kara navlun farkı ve demuraj ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; navlun sözleşmesinin tarafı olması sebebiyle navlun borçlusunun taşıtan olduğunu, TTK'nın 1203. maddesinin düzenleniş şekline göre gönderilenin eşyayı teslim alma hakkının, navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer bir denizde taşıma senedi ile belirli borçların ödenmesi şartına tabi tutulabileceğini, somut olayda gönderilenin eşyayı ödemesi gereken borçları ödemek koşuluyla teslim alabileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmadığını, gönderilenenin eşyayı teslim almasının somut uyuşmazlığın çözümü ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, navlun borçlusunun taşıtan olduğunu, bilirkişi raporu ile de bu durumun tespit edildiğini, DAP teslim şekli nedeniyle satıcının belirlenen varma yerine kadar tüm masrafları üstlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı akdi taşıyanın fiili taşıyana ödediği fark ücretin davalı taşıtandan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı ... ...A.Ş. tarafından ABD'de yerleşik dava dışı ... ... isimli firmaya DAP/ABD teslim şartı ile sattığı kağıt emtiasının İstanbul'dan Vancouver/Kanada limanına kadar deniz yolu ile oradan ABD'deki adrese ise karayolu ile taşınması işinin davacı tarafından akdi taşıyan sıfatıyla üstlenildiği, davacının davalıya kapıdan kapıdan taşınması için her şey dahil 14.100-USD teklif verdiği ve taraflarca taşıma hususunda anlaşmaya varıldığı, deniz taşımasının fiilen ... firması tarafından yapıldığı, kara taşıması için başka bir firmanın görevlendirildiği, emtiaların alıcıya teslim edildiği, davacının taşımada akdi taşıyan, davalının taşıtan, dava dışı ... 'nin fiili taşıyan, dava dışı ... firmasının davacının tahliye acentesi olarak yer aldığı hususları ihtilaf dışıdır.Davacının tahliye acentesi ... adına; fiili denizyolu taşıyıcısı ... tarafından 11 günlük 2.070-USD demuraj faturası, ... ... Limited Partnership tarafından 08.04.2022 tarihli 924-CAD tutarlı ardiye ücreti konulu fatura düzenlendiği, dava dışı .... tarafından bu tutarlara karayolu nakliye farkından kaynaklı 1.750-USD ilavesiyle davacı adına toplamda 3.535-USD tutarlı faturanın düzenlendiği, davacının fatura bedelini davacının yurtdışı acentesi olan davadışı .... firmasına ödediği, davacının davadışı .... firmasına ödediği bu tutarı, indirim yaparak deniz yolu navlun fark ücreti adı altında 05/05/2022 tarihli 3.000-USD tutarlı fatura ile davalıya yansıttığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık akdi taşıyıcı davacının katlandığı demuraj ve ek taşıma ücretlerinin davacı taşıtanın ödemesi gerekip gerekmediği hususunda kaynaklanmaktadır.Davalının üstlendiği taşıma deniz ve kara yolu ile taşımayı birlikte içerdiğinden multimodal taşıma niteliğindedir. Deniz yolu + kara yolu şeklinde gerçekleşen karma taşıma faaliyetinde, davacının alacağının bir kısmı deniz taşıması ile bir kısmı ise kara taşıması ile ilgili olduğundan alacak taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Konteyner demurajı temelde navlun sözleşmesinde konteyneri tedarik-iade borcuna dayanmaktadır. Taşıyan navlun sözleşmesinde konteyneri tedarik etmeyi üstlenirken, buna karşılık olarak taşıtan ya da gönderilen de süresinde geri getirmeyi taahhüt etmektedir. Davacının davalıdan konteyner demuraj ücreti talep edebilmesi için taşımadaki navlun sözleşmesi ilişkisi ve tarafların taşıma ilişkisindeki konumları tespit edilmelidir. Konteyner demuraj ücreti de navlun teferruatı olup taşıtan sorumludur. TTK nun 1205/1. maddesinde "Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203. maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir." düzenlemesi, TTK nun 1207/1 maddesinde "Gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece malların alıcıya teslim edilmesi nedeniyle bahsi geçen TTK'nın 1203 ve 1205 maddeleri gereğince dava dışı alıcı firmadan talepte bulunabileceğine, davalının sorumlu olmadığına karar verilmiş ise de TTK'nın 1237. maddesinde taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı düzenlenmiştir. ... Lojistik tarafından düzenlenen sözleşme şartlarında eşyanın gümrükten zamanında çekilmemesi sebebiyle ortaya çıkabilecek demuraj vb. masrafların satıcıdan (taşıtandan) talep edileceği belirtilmiştir. Bunun dışında, davacı deniz ve kara taşımasını birlikte üstlendiğinden varış limanında emtiayı gemiden davacının teslim alması gerektiği, deniz taşıyıcısının bu aşamadaki muhatabının davacı, somut olayda da teslim yeri acentesi ... olduğu açıktır. Dolayısıyla deniz taşıması akabinde ABD'de yerleşik alıcı firmaya doğrudan yapılan bir teslim söz konusu olmadığı halde sorumluluğun alıcıya geçtiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede, fiili taşıyan tarafından kendi tarifesine uygun olarak tahakkuk ettirilen demuraj tutarı ile ardiye ücretlerinin kadri marufunda olduğu tespit edilmiş olup, fiili taşıyana demuraj ve ardiye masraflarını ödeyen davacı akdi taşıyanın, bu tutarları kendi akidi konumundaki davalıdan talep edebileceğinin kabulü gerekir. Yine davacının 01/12/2021 tarihli navlun teklifinde Vancouver bölgesinde yaşan sel felaketi nedeniyle bölgedeki otoyolların ve demiryollarının büyük bölümünün kapandığı ya da kısıtlı hizmet verdiği, bu nedenle demurajlar olduğu belirtilerek gecikme olabileceğinin bilgisi verildiği, nakliye sırasında da ABD limanlarında yoğunluğun Vancouver limanındaki yoğunluğu artırdığı, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yakıt fiyatlarının artması nedeniyle sıkıntı yaşandığı hususunda ve limandaki yoğunluk ve ara nakliyeyi gerçekleştirecek araç bulmadaki zorluklarla ilgili davalının bilgilendirildiği, davalının davacıya herhangi bir talimat vermediği görülmektedir. Somut olayın koşullarında davacının olağanüstü durumdan davalıyı haberdar etmesine rağmen davalının sessiz kalarak oluşabilecek fiyat artışlarını kabullendiğinin kabulü gerekir.Dava konusu ek ücretlere davacının sebebiyet vermediği, taşıma sırasında kendi elinde olmayan nedenlerle kendisine tahakkuk eden tutarlara katlandığı açıktır. Bilirkişi tarafından 1.750-USD karayolu taşıma farkının taşımanın yapıldığı günün koşullarına göre kadri marufunda olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının kendisinden kaynaklanmayan beklenmedik hallerden ötürü katlanmak zorunda kaldığı tutarları, taraflar arasındaki sözleşme şartları çerçevesinde davalıdan talep edebileceğinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek , 3.000-USD alacağın, dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2024 Tarih 2022/439 Esas 2024/271 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; 3.000-USD alacağın, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıl vadeli Dolar cinsi mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 3.819,89-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 954,98-TL'nin mahsubu ile kalan 2.864,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 1.035,68-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 8.000-TL bilirkişi ücreti ve 107-TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.107-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 290-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025