Hukuk Genel Kurulu 2017/718 E. , 2019/131 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince açılmamış sayılmaya dair verilen 17.04.2014 tarihli ve 2012/1183 E., 2014/361 K. sayılı karar, borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/18754 E., 2014/27067 K. sayılı kararı ile; “...Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak …
**Hukuk Genel Kurulu 2017/718 E. , 2019/131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince açılmamış sayılmaya dair verilen 17.04.2014 tarihli ve 2012/1183 E., 2014/361 K. sayılı karar, borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/18754 E., 2014/27067 K. sayılı kararı ile; “...Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurarak imzaya ve borca itiraz ettiği. yapılan yargılama sırasında borçlu vekilinin 09.05.2013 tarihli celseye gelmediği, mazeret de bildirmediği gerekçesi ile dosyanın HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın 15.05.2013 tarihinde yenilenmesinin ardından borçlu vekilinin bu defa da 17.04.2014 tarihli duruşmaya gelmediği ve ikinci kez takipsiz bırakılmış olması sebebi ile HMK'nun 150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Borçlu vekili, 17/07/2014 tarihli son duruşma için UYAP üzerinden 16.07.2014 tarihinde mazeret dilekçesi gönderdiği, mazeret dilekçesinde aynı gün başka duruşmalarının bulunduğunu belirterek diğer duruşmalara ilişkin ilgili mahkeme tutanaklarını eklediği ve yokluğunda karar verilmesi talebini içeren dilekçeyi gönderdiği, alacaklı vekilinin mazereti kabul etmediğini belirtmesi üzerine mahkemece, davacının daha önceki mazeretlerinin benimsendiği ancak yargılamanın geride bıraktığı zaman ve aşama dikkate alınarak samimi bulunmayan mazeretin reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili mazeretini belgelendirmiştir. Her celseye ilişkin mazeret dilekçesinin kendi içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Davacı vekilinin daha önce verdiği ve mahkemece kabul edilen mazeret dilekçelerinin olması, çakışmasında katkısı olduğu ispat edilemeyen, tensip ve duruşma tutanaklarına dayanan 16.4.2014 tarihli mesleki mazeret dilekçesini HMK'nun 29.maddesinde tanımlanan dürüstlük kuralına aykırı kılmaz. Bu durumda mahkemece, borçlu vekilinin mazeretinin kabulü ile yeni duruşma günü verilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, HMK'nun 150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici 3. madde" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK’un 2494 sayılı Kanun ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: