T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1734 - 2025/2004 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1734 KARAR NO : 2025/2004 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 NUMARASI : 2021/158 E. - 2022/395 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1734 - 2025/2004 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1734 KARAR NO : 2025/2004 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 NUMARASI : 2021/158 E. - 2022/395 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2022 tarih ve 2021/158 E. - 2022/395 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/27469 sayısı ve “...” ibaresi ile gerçekleştirdiği marka başvurusuna davalı tarafından 2014 79439, 2018 67924, 2019 38596, 2019/38602 sayılı ve "... ...", "... ...", "...", "... rose 100 adet premium quality ıslak mendil wet towel ..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek yapılan itirazın reddolunduğunu, ancak daha sonra yapılan itirazda, itiraza mesnet olarak gösterilen 2018 67924 sayılı ve "... ..." ibareli markanın benzer olduğu ve aynı/aynı tür malları kapsadıkları tespit edilmiş olduğundan markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu kanaatine varıldığını, davalı şirketin “...” ibaresi içerir markalar üzerinde hakimiyet kurmasının kabul edilebilir olmadığını, davalı şirketin markası içerisindeki bir kelime üzerinde münferiden hâkimiyet kuramayacağını, kaldı ki markaların benzer dahi olmadıklarını ileri sürerek 2021-M-2349 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin “..." markasını 03, 05 ve 16. Sınıflarda tescil ettirmiş olduğunu, dava konusu markanın da 03. Sınıfta tescil edilmek istenildiğini, YİDK tarafından taraf markalarının benzer olduklarının kabul edildiğini, markalardaki “...” ibaresi ve sınıfsal benzerliğin tüketici kitlesini yanılgıya düşürebilecek nitelikte olduğunu, dava konusu markada da “...” ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından daha evvel bazı markalara yapılan itirazlar sonucunda da müvekkili itirazlarının kabul edilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları 03. Sınıf alt grupta yer alan tüm emtiayı kapsamakta olup, markaların birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde oldukları, benzer tüketici gruplarına hitap ettikleri, birbirleri yerine tercih edilebilir oldukları, satış, sunum ve dağıtım kanallarının ortak oldukları, SMK'nın 6/1. maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan birinin belirtili emtia yönünden gerçekleştiği, ...+şekil şeklindeki başvurunun dekoratif bir fonun merkezine konumlandırılmış ve iç içe geçmiş iki altıgen şekil ve bu şeklin tam orta kısmında “...+” ibaresi büyük ve üstte, “...” ibaresi daha küçük ve altta yazılacak şekilde oluşturulmuş bir şekil ve sözcük markası olduğu, “...” ibaresinin altın sarısı renk ile “...” ibaresinin siyah renk ile yazıldığı, “...” kelimesinin İngilizcede “altın, altından, altın sarısı” esas anlamlarına gelmekte iken “üstün, türünün en iyisi” anlamlarına da gelen bir ibare olduğu, “...+” ibaresinin ise “artı, daha iyi” gibi anlamlarda ticaret hayatında yaygın kullanımı bulunan bir ibare olduğu, “...” ibaresinin ise dilimize de yerleşmiş “profeyonel” sözcüğünün orijinal yazımı olduğu, bu haliyle markanın asli unsurunun “...” kelimesi olacağı, davalının ret gerekçesi markasının "... ...+şekil" olup anılan markada da “...” ibaresinin bir kelebek figürü ile birlikte markanın asli unsurunu oluşturduğu, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu emtia bakımından tasviri veyahut doğrudan zayıf bir anlamının bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin gerekçeli kararında maddi hata yapıldığının düşünüldüğünü, aksi halde çelişkili benzerlik ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesi içeren davanın reddine ilişkin iş bu yerel mahkeme kararının bu sebeple de kaldırılması gerektiğini, markalar arasında benzerlik incelemesindeki temel ilkenin, markanın parçalarına ayrılmadan, asli ve ayırt edici unsurları gözetilerek, her iki markanın, ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre yapılması gerektiği olduğunu, bu nedenle “tüm faktörler” bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gereğini, iş bu ile ilke gereği salt markaların içerisinde "..." ibaresinin ortak olarak bulunması sebebiyle markaların benzer kabul edilmesinin mümkün olmadığını, markaların farklı bulunduğunu ve karıştırılma ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı adına tescilli "... ..." ibareli marka ile davacının dava konusu 2020/27469 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira markalardaki esas unsurların "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin marka kapsamında bulunan mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, davalının tescilli markalarının bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, diğer yandan taraf markalarının 03. Sınıf alt grupta yer alan tüm emtiayı kapsadığı, ayrıca mahkeme gerekçesinin son paragrafında "markalar arasında benzerlik bulunmadığı" şeklindeki ifadenin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.