(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1869 E. , 2013/15412 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından …
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1869 E. , 2013/15412 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir. ... İlçesinde faaliyet gösteren ... adlı Eczanenin sahibi ve mesul müdürü olan sanığın, hak sahibi olan 21 hasta adına tanzim edilmiş reçeteyi süresinde fatura etmediği, bu nedenle Bağ- Kur sistemine ait bilgisayara girişi yapılamayacak söz konusu reçetelere işlerlik kazandırmak gayesiyle tahrifat yaparak ilgili kuruma fatura edip 1.050,60 TL haksız menfaat temin ettiği, yine sanığın 14 adet hastaya ait reçeteler ekinde bulunan sahte ilaç küpürlerini katılan kuruma fatura edip 13.659,93 TL tutarında haksız menfaat elde ederek kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kurumsal kimliği belirsiz kişilerden faturasız ilaç alımına ilişkin hatalı davranışta bulunduğu tespit edilmiş ise de, kutu içindeki ilacın orijinal üretim olma ihtimali ile kutu üzerindeki küpürün orijinal olup olmadığının tecrübeli bir eczacının dahi anlayamayacağı, bunun ancak üreten ilgili firma ve reçete kontrol birimlerinde bulunan cihazlarla tespit edilebileceği, yine eczacıların depolardan aldıkları ilaçların küpürlerinin orijinal olmadığını, piyasa rayiçleri, spot alım fiyatları, dağıtım zinciri fatura ve irsaliye gibi ayrıntılardan anlamayacakları, spot alımlarda da fatura olduğundan bu yolla ilaç alınmasının olağan olduğu böylece sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Dosyada Yargılamaya konu iki iki ayrı olay bulunmaktadır. Bunlar: 1-... İlçesinde faaliyet gösteren ... Eczanesi'nin sahibi olan sanığın, belirli süre içinde fatura etmediği ve Bağ-Kur'a göndermediği için işlerliğini yitiren ve bu nedenle Bağ-Kur sistemine girişinin yapılması mümkün olmayan 21 hasta adına düzenlenmiş reçetelere yeniden işlerlik kazandırmak amacıyla, üzerlerinde tahrifat yaparak ilgili kuruma fatura etmek suretiyle 1.050,60 TL almak, 2- Sahte ilaç küpürleri temin ederek, 14 hastaya ait reçetelere eklemek suretiyle katılan kuruma fatura edip, karşılığında 13.659,93 TL almak, Suretiyle kurum aleyhine haksız menfaat elde etmektir. Bu iddialar nedeniyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/15 esas ve 2009/174 sayılı kararı, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatına ilişkindir. Sanık hakkında verilen beraat hükmü, temyiz incelemesi yapan 15. Ceza Dairesi tarafından oy çokluğu ile onanmış isede; bu karar şu nedenlerle usul ve yasaya uygun değildir. 1- Daire kararında, yargılama konusu olaylardan 2 numara altında gösterilmiş bulunan olaya ait karar ile ilgili onama gerekçesine yer verilmesine rağmen , 1 numarada gösterilen sahtecilik ve dolandırıcılık eylemi ile ilgili onama gerekçesine yer verilmemiştir. Bu nedenle reçete üzerinde tahrifat yapmanın sahtecilik suçunu neden oluşturmadığı ve bu sahte reçete ile kamu kurumundan menfaat temin etmenin dolandırıcılık suçunu niçin oluşturmadığı anlaşılamamaktadır. Üzerinde tahrifat yapıldığı kuşku götürmeyen reçetelerin işleme sokularak, Sosyal Güvenlik Kuruluşundan haksız kazanç elde edilmesi hadisesi, yoruma muhtaç olmayan yalın ve tipik bir sahtecilik ve dolandırıcılık eylemidir. 2- Yukarıda yargılama konusu olay olarak 2 numara altında gösterilen sahte küpür kullanma olayına gelince; Gerek mahkeme kararında gerekse sayın çoğunluğun onama gerekçesinde, sanığın kullanmış olduğu küpürlerin sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı belirtilmektedir. Sahte ilaçları faturasız olarak tanımadığı kişilerden alması, kimden aldığını kanıtlayamaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sadece "hatalı davranma" adıyla geçiştirilemeyeceği, kural dışına çıkmak suretiyle kapıdan pazarlamacılardan faturasız ilaç alan sanığın, aldığı küpürlerin sahte olma ihtimalini düşünmemiş olabileceği, sanığın eğitim durumu nazara alındığında mümkün görülmemektedir. Bu nedenle eyleminin sonucuna katlanması gerekmektedir. Sonuç olarak; sanığın, sahtecilik ve dolandırıcılık suçları teftiş ve bilirkişi rapoları ile sübuta erdiğinden beraat kararının bozulması yerine onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına bu gerekçelerle muhalifim.