12. Hukuk Dairesi 2024/5488 E. , 2024/7557 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sa…
**12. Hukuk Dairesi 2024/5488 E. , 2024/7557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İzmir 16. İcra Dairesinin 2022/5435 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı lehtar tarafından davacı keşideci borçlu şirket aleyhine dört adet bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 ödeme emrinin borçluya 17.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 5 günlük süre içerisinde 22.06.2022 tarihinde borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. İtiraz neticesinde ilk derece mahkemesince “... Davalı taraf her ne kadar senetteki imzanın yetkiliye ait olmadığı ileri sürülmüşse de, imzanın eski yetkiliye ait olduğu ve düzenleme tarihi itibariyle yetkili olduğu kabul edildiğinden bu yönden bir incelemeye lüzum duyulmamıştır. Senetlerin muvazaalı olarak verildiği iddiası sınırlı inceleme yetkisine sahip İcra Mahkemesinde değerlendirilemeyeceğinden davanın reddine...” şeklinde hüküm kurularak karar verilmiştir. Borçlu vekili icra mahkemesinin bu kararına karşı süresi içerisinde istinaf yoluna başvurarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili istinaf dairesince “... her ne kadar davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda, yetkili temsilcinin imzaladığı senetlerde yetkisini aşarak muvazaalı işlem yaptığını, şirketle mevcut sözleşmeye aykırı davrandığını, ticari defterlerin incelenmesinde bu durumun anlaşılacağını ileri sürmüşse de, belirtilen hususlar yargılamayı gerektirmekte olup, dar yetkili icra mahkemesince inceleme ve değerlendirme konusu yapılamaz...” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Borçlu vekilince bu kez istinaf mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep ederek, dosyanın süresinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Borçlu şirket yetkilisi takibe konu bonolar üzerindeki şirkete atfen atılı bulunan imzaların tanzim tarihinde yetkili bulunan Gökhan Gönültaş tarafından atıldığını, ancak o dönemdeki şirket yetkilisinin görevi kötüye kullandığını, şirket yetkilisinin bonodan şahsen sorumlu olup, borçlu şirketi bağlamayacağını ileri sürerek borca itiraz etmiştir. İİK'nın 170/a maddesinin ikinci fıkrası "İcra mahkemesinin müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısı ile usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir." hükmünü öngörmektedir.