(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/7722 E. , 2007/812 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden müvekkiline davalı bankaca POS cihazı…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/7722 E. , 2007/812 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden müvekkiline davalı bankaca POS cihazı tahsis edildiğini, ilgili POS cihazı ile 17.12.2004 tarihinde hamili ... olan kredi kartı ile 5.000.000.000.TL'lık ve hamili ... olan kredi kartı ile 7.000.000.000.TL'lık iki işlem yapıldığını, müvekkilinin işlemleri yaparken ibraz edilen kimlik bilgileri ile kart üzerindeki bilgileri karşılaştırdığını, aykırılık tespit edilemediğini ve POS makinesi de işlemlere onay verdiğinden alışverişlerin gerçekleştiğini, kart hamillerinden ...'nun 10.12.2004 tarihinde başka bir kredi kartı ile 8.000.000.000.TL'lık alışveriş yaptığını, müvekkilinin hesabına gerçekleştirilen kredi kartı işlemlerine ilişkin 12.000.000.000.TL yatırıldığı halde para çekilmek istendiğinde 17.12.2004 tarihinde POS cihazı ile yapılan alışverişte kullanılan kartların sahte olduğundan toplam 19.219.840.075.TL bulunan hesaba bloke konulduğunun bildirilip,POS cihazının geri alındığını, alacaklarının tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacının işyerinde 17.12.2004 tarihinde iki ayrı kredi kartı ile yapılan satış işlemlerinde kullanılan kartların sahte olduğunu, bunun üzerine üye işyeri sözleşmesi uyarınca satış tutarı üzerine bloke konulduğunu, yapılan işlemin sözleşmeye uygun olduğunu, davacının sözleşmenin kendisine getirdiği yükümlülüklere uymadığını, davacının işlem sırasında kimlik kontrolünün yanısıra slip üzerindeki imza ile kartın arka panelindeki imzaları da karşılaştırması gerekirken bunu yapmadığını, kart için provizyon onayının verilmiş olmasının olayda gerçek kartın kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.